Cezaevinde Çevrim İçi Sınav Yasağı – AYM 2021/2869

Salgın döneminde üniversiteler sınavlarını internete taşıdığında, kapalı bir ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan bir açık öğretim öğrencisinin önünde beklenmedik bir soru belirdi: Kurum, “güvenlik” gerekçesiyle bütün mahpuslara internet bağlantılı bilgisayarı kapatabilir mi, yoksa her talebi kişinin kendi durumuna bakarak mı değerlendirmek zorundadır? Sınavlara yalnızca üç gün kala alınan bir eğitim kurulu kararı bu soruyu somut hâle getirdi ve uyuşmazlık sonunda Anayasa Mahkemesinin önüne geldi.
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 13.01.2026 tarihli ve 2021/2869 başvuru numaralı kararıyla, çevrim içi sınavlara katılma talebinin bireyselleştirme yapılmadan, genel güvenlik gerekçesiyle reddedilmesinin Anayasa’nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkını ihlal ettiğine oy çokluğuyla karar vermiştir. Karar 21.05.2026 tarihli ve 33260 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
🗓️ İki kurul kararı arasında değişen kural
Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hapis cezası nedeniyle Kayseri’deki bir T tipi kapalı ceza infaz kurumunda bulunmaktadır. Olayların geçtiği tarihte bir üniversitenin açık ve uzaktan eğitim fakültesinde, uzaktan öğretim modeliyle yürütülen bir bölümde öğrencidir. Uyuşmazlığı anlamak için kurum eğitim kurulunun kısa aralıkla aldığı iki kararı yan yana koymak gerekir:
| Tarih | Eğitim kurulunun yaklaşımı |
|---|---|
| 15.10.2020 | Kapalı kurumdaki mahpusların örgün değil yaygın eğitimden yararlanacağı; ancak şartları sağlayanların salgın süresince uzaktan yapılacak sınavlara, Adalet Bakanlığının uygun görmesi hâlinde, bilgisayar sınıflarında görevli nezaretinde katılabileceği; bunun için sınavların çevrim içi yapılacağına dair evrak, güncel öğrenci belgesi ve sınav sayfasının linklerinin kuruma bildirilmesi gerektiği |
| 23.11.2020 | Talepte bulunan mahpus sayısının on kişiden fazla olduğu, hepsinin terör örgütü üyeliği suçundan kurumda bulunduğu, domain şifresiyle açılan ekranların ağ kullanım alanının kurumca kısıtlanamadığı; bu nedenle terör örgütü mensubu mahpuslara internet bağlantılı bilgisayar kullandırılmayacağı, sınav evrakı fiziken gönderilirse kurum kontrolünde yüz yüze sınav yapılabileceği |
Başvurucunun sınavları 28 ve 29 Kasım 2020 tarihlerinde yapılacaktır. İkinci kurul kararı, sınavlara birkaç gün kala, ilk kararda tarif edilen yolu fiilen kapatmıştır.
⚖️ İnfaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesi aşaması
Başvurucu ilk kurul kararına da itiraz etmiş, Kayseri 1. İnfaz Hâkimliği bu itirazı 20.10.2020 tarihinde, gerekli belgelerin bildirilmesi hâlinde sınavlara katılım olanaklarının sağlanacağı gerekçesiyle reddetmiştir. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi de bu kararı 10.11.2020 tarihinde kesin olarak onaylamıştır.
Bireysel başvuruya konu süreç ise ikinci kurul kararına yapılan itirazla başlamıştır. Başvurucu, kararın yasal dayanaktan yoksun ve gerekçesiz olduğunu, sınava üç gün kala katılımının engellendiğini ileri sürmüştür. İnfaz Hâkimliği 26.11.2020 tarihli kararında; çevrim içi sınavlara katılmak isteyen hükümlü ve tutukluların tamamının terör örgütü mensubu olduğunu, ekranların ağ kullanım alanının kurumca kısıtlanamadığını ve bunun güvenlik zafiyetine yol açabileceğini belirterek itirazı reddetmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi 29.12.2020 tarihinde bu kararı da kesin olarak onaylamıştır.
Başvurucu, ret kararını 15.01.2021 tarihinde öğrenmiş ve 20.01.2021 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.
🔍 Anayasa Mahkemesinin ölçütü: bireyselleştirme
Başvurucu; eğitim hakkının, gerekçeli karar hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Mahkeme, olayların hukuki nitelendirmesiyle bağlı olmadığını hatırlatarak şikâyetlerin özünün çevrim içi sınava katılma talebinin reddi olduğunu kabul etmiş ve başvuruyu bütün olarak eğitim hakkı kapsamında incelemiştir. Eşitlik iddiası bakımından ise başvurucunun farklı muameleyi ve ayrımcılık nedenini ortaya koyamadığını belirterek ayrıca inceleme yapmamıştır.
Kararın gerekçesi, Mahkemenin önceki içtihadından üç temel tespite dayanır:
- Pozitif yükümlülüğün sınırı: Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, devlete ceza infaz kurumlarında eğitim imkânı sağlama yönünde doğrudan bir yükümlülük yüklemez.
- Kanunla tanınan imkân: Ancak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve ilgili düzenlemeler, mahpusların eğitsel faaliyetlerini öngörmüştür; devlet bu çerçevede kurum imkânları ölçüsünde eğitim sağlama yükümlülüğü altına girmiştir.
- Takdir yetkisi sınırsız değildir: Bu imkânın sınırlandırılmasında idarenin sınırsız bir takdir alanı yoktur; bununla birlikte ceza infaz kurumunda bulunmanın doğal ve kaçınılmaz sonuçları da gözetilir.
Belirleyici atıf, Mahkemenin 02.07.2025 tarihli ve 2021/3350 başvuru numaralı kararıdır. O kararda da uzaktan öğretim öğrencisi bir mahpusun çevrim içi sınav talebi, kurumlarda doğabilecek olası risklere ilişkin genel bir değerlendirmeyle reddedilmiş; Mahkeme, idare ve yargı makamlarının somut olayın koşullarını incelemediğini, başvurucunun öznel durumunu değerlendirmeden karar verildiğini tespit ederek ihlal sonucuna ulaşmıştır. Aynı kararda, örgün eğitim modelindeki çevrim içi sınavlara mahpusların katılımına ilişkin olarak 46/1 sayılı Genelge ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 07.10.2020 tarihli yazısında düzenlemeler bulunduğu da belirtilmiştir.
İncelenen başvuruda Mahkeme aynı tabloyu görmüştür: Eğitim kurulu genel güvenlik sebebine dayanarak yasak getirmiş, İnfaz Hâkimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi de hiçbir bireyselleştirme yapmadan kurulun gerekçesini benimsemiştir. Mahkemeye göre önceki karardaki değerlendirmeden ayrılmayı gerektiren bir husus yoktur; bu nedenle eğitim hakkı ihlal edilmiştir.
🗣️ Karşı oyun bakış açısı
İhlal kararı oy çokluğuyla verilmiştir; Bölüm Başkanı ve bir üye karşı oy kullanmıştır. Karşı oy gerekçesi, çoğunluk görüşünden farklı bir ağırlık dengesi kurar:
- Anayasa’nın 42. maddesi ve Sözleşme’ye ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesi, ceza infaz kurumlarında eğitim imkânı sağlanmasını güvence altına almaz; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de hükümlülük süresince üniversite eğitiminin engellenmesini eğitim hakkından yoksun bırakma saymamıştır.
- Kurumlarda internet kullanımı yalnızca eğitim ve iyileştirme faaliyetleri kapsamında ve idarenin takdir yetkisi içinde mümkündür; Anayasa ve Sözleşme internet imkânı konusunda devlete yükümlülük öngörmediğinden idarenin bu alandaki takdir yetkisi geniştir.
- İnfaz Hâkimliği, talepte bulunan mahpus sayısını, mahpusların durumunu ve ağ kullanımının kısıtlanamamasını gerekçe olarak göstermiştir; bu nedenle bariz takdir hatası veya açık keyfîlik bulunmamaktadır.
Karşı oy ile çoğunluk arasındaki fark, aynı gerekçenin nasıl okunduğunda düğümlenmektedir. Karşı oy, kurumdaki somut teknik kısıtı ve mahpus profilini yeterli bir gerekçe olarak görmüştür. Çoğunluk ise bu gerekçenin talepte bulunan herkese aynı şekilde uygulanan, kişiye özgü olmayan bir değerlendirme olduğunu esas almıştır.
💰 Neden yeniden yargılama değil tazminat?
Anayasa Mahkemesi ihlal tespit ettiği başvurularda çoğu zaman dosyanın yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verir. Bu kararda ise farklı bir yol izlenmiştir. Başvurucunun 21.04.2024 tarihinde ceza infaz kurumundan tahliye edildiği anlaşıldığından yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar görülmemiştir.
Bunun yerine, ihlalin sonuçlarının giderilmesi için başvurucuya net 30.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir. Maddi tazminat talebi, buna ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Karar örneği bilgi için Kayseri 1. İnfaz Hâkimliğine (E.2020/4390, K.2020/4393) ve Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.
🏫 Kararın infaz uygulamasına yansıması
Karar, mahpusların eğitim talepleri bakımından “her talebe evet” anlamına gelmemektedir. Mahkeme, devletin cezaevlerinde eğitim imkânı sağlama konusunda anayasal bir pozitif yükümlülüğü olmadığını ve kurumda bulunmanın doğal sonuçlarının gözetileceğini açıkça kabul etmiştir. Kararın asıl ağırlığı, ret gerekçesinin niteliğine ilişkindir.
Kararla birlikte okunduğunda öne çıkan çerçeve şöyle özetlenebilir:
- Güvenlik kaygısı meşru bir sınırlama nedeni olabilir; ancak talep sahibinin kendi durumu üzerinden değerlendirilmesi gerekir.
- Bütün bir mahpus grubunu aynı gerekçeyle dışarıda bırakan genel kurul kararları, yargısal denetimde de yalnızca tekrarlanırsa ihlal riski doğmaktadır.
- İnfaz hâkimliği ve itiraz merciinin, kurul gerekçesini aynen benimsemek yerine somut olayın koşullarını tartışması beklenmektedir.
- İhlal sonucu, aynı yönde verilmiş 2021/3350 sayılı kararın devamı niteliğindedir; bu da konunun Mahkeme içtihadında yerleştiğini göstermektedir.
Mahkemenin eğitim hakkına ilişkin farklı bir sınav uyuşmazlığına yaklaşımı, eşdeğer sınava çağrı ve eğitim hakkı yazısında ele alınmıştır. Ceza infaz kurumundaki mahpusların haklarına dair başka bir bireyselleştirme tartışması ise aileye yakın cezaevine nakil talebi yazısında incelenmiştir.
❓ Sık sorulan sorular
Anayasa Mahkemesi mahpuslara internet erişimi hakkı tanımış mıdır?
Hayır. Karar, mahpuslara genel bir internet erişimi hakkı tanımamaktadır. İhlal tespiti, çevrim içi sınav talebinin başvurucunun öznel durumu değerlendirilmeden, genel güvenlik gerekçesiyle reddedilmesine dayanmaktadır. Mahkeme, kurumda bulunmanın doğal sonuçlarının gözetileceğini de ayrıca vurgulamıştır.
Eşitlik ilkesine aykırılık iddiası neden ayrıca incelenmedi?
Başvurucu, başka kurumlardaki mahpusların bu tür kısıtlamaya tabi tutulmadığını ileri sürmüş; ancak iddia ettiği farklı muameleyi ortaya koyamamış ve hangi ayrımcı nedene dayanıldığını açıklamamıştır. Mahkeme bu nedenle şikâyeti bütün olarak eğitim hakkı kapsamında değerlendirmiştir.
Karar oy birliğiyle mi verildi?
Başvurunun kabul edilebilir olduğuna oy birliğiyle, eğitim hakkının ihlal edildiğine ise oy çokluğuyla karar verilmiştir. İki üye, infaz hâkimliğinin gerekçesinde bariz takdir hatası veya keyfîlik bulunmadığı görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
Tahliye edilmiş olmak başvurunun sonucunu nasıl etkiledi?
Tahliye, ihlal tespitini engellememiştir. Ancak yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar kalmadığından Mahkeme giderim olarak net 30.000 TL manevi tazminata hükmetmiş, belgelendirilmeyen maddi tazminat talebini reddetmiştir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serinin diğer yazıları Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Anayasa Mahkemesinin Kararlar Bilgi Bankasında ve Resmî Gazete’de yayımlanan bireysel başvuru kararından derlenmiştir. Değerlendirme, salgın döneminde çevrim içi sınavlara katılma talebi genel güvenlik gerekçesiyle reddedilen bir hükümlünün başvurusuna dayanır; kurumun türü, talebin içeriği, mahpusun durumu ve idarenin gerekçesi farklı olan olaylarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



