Emsal KararlarMarka ve Fikri Mülkiyet Hukuku

Karşılaştırmalı Reklamda Abartı – Yargıtay HGK 2026/70

Bir televizyon reklamında oyunculardan biri “Benimki niye olmuyor?” diye soruyor, diğeri de rakip markaları ima eden bir cevapla karşılık veriyor. Rakiplerin adı hiç anılmıyor; ancak piyasada yalnızca birkaç operatör bulunduğundan izleyici kimin kastedildiğini tahmin edebiliyor. Böyle bir diyalog, rakibi gereksiz yere kötüleyen ve haksız rekabet oluşturan bir karşılaştırmalı reklam mıdır, yoksa reklamın doğasında bulunan kabul edilebilir bir abartı mı? Telekomünikasyon sektöründe iki rakip arasında görülen bu dava, ilk derece mahkemesi, bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay arasında gidip geldikten sonra Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 11.02.2026 tarihli ve E.2024/567, K.2026/70 sayılı kararıyla, söz konusu diyaloğun haksız rekabet oluşturmadığını kabul eden Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bozma kararını benimsemiş ve bölge adliye mahkemesinin direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.

Kısa özet: Bir telekomünikasyon grubu, şirketlerini tek marka altında birleştirmesini “fiber” temalı bir reklam kampanyasıyla duyurmuştur. Rakip operatör, reklamın aldatıcı olduğunu ve rakipleri kötülediğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitini ve tazminat istemiştir. Bölge adliye mahkemesi, Reklam Kurulunun durdurma kararını da dayanak yaparak reklamdaki bir diyaloğun belirsiz üstünlük iddiası taşıdığını ve haksız rekabet oluşturduğunu kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu ise reklamın davacıyı hedef almadığını, genele yönelik iddialı bir mesajın objektif doğrulama gerektirmediğini ve hedef kitlede davacı hakkında olumsuz bir intiba yaratmadığını belirtmiştir.

📺 Reklam kampanyası ve davanın konusu

Davacı ve davalı, aynı sektörde faaliyet gösteren rakip şirketlerdir. Davalı grup; mobil, sabit ses, geniş bant ve TV alanlarında ayrı markalarla sunduğu hizmetleri (bunlardan biri TT Net markasıdır) tek bir marka altında birleştirmiş ve bu birleşmeyi görsel ve basılı mecralarda yayımlanan “fiber” temalı bir reklam kampanyasıyla duyurmuştur.

Davacı, reklamın birçok yönden hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür:

  • Tüm cihazlarda fiber hızından yararlanılacağı vurgulanarak tüketicinin yanıltıldığı,
  • Mobil cihazlardan da fiber internetten yararlanılabileceği izleniminin gerçeği yansıtmadığı,
  • Somut ve objektif veriye dayanmayan bir karşılaştırma yapılarak diğer operatörlerin kötülendiği,
  • Fiber hizmetin yalnızca davalı tarafından verildiği ve tüm ülkede sunulduğu algısının yaratıldığı.

Davacı, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50.000 TL maddi ve 150.000 TL manevi tazminat ve kararın ilanını talep etmiştir. Davalı ise reklamın, grup şirketlerinin marka entegrasyonunu yaratıcı ve eğlenceli bir üslupla anlattığını, “fiberlemek” kelimesinin türetilmiş bir kavram olduğunu, piyasadaki oyuncu sayısının ortalama tüketicice zaten bilindiğini ve reklam sloganlarının doğası gereği iddialı olduğunu savunmuştur.

🔄 Ret, kabul, bozma, direnme

Merci ve tarihSonuç
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 26.02.2018 (2016/177 E., 2018/135 K.)Dava reddedildi; reklamın yanıltıcı ve kötüleyici olmadığı kabul edildi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 08.09.2021 (2018/2459 E., 2021/1256 K.)Kısmen kabul: diyaloğun haksız rekabet olduğu tespit ve men edildi; 15.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminat ve ilan
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 10.04.2023 (2021/8214 E., 2023/2186 K.)Oy çokluğuyla bozma
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi (2023/2099 E., 2024/96 K.)Direnme
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 11.02.2026Direnme kararı oy çokluğuyla bozuldu

Bölge adliye mahkemesinin kararında belirleyici rol oynayan belge, dönemin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulunun 10.05.2016 tarihli kararıdır. Reklam Kurulu, diyaloğun belirsiz bir üstünlük yaratarak rakipleri kötülediğini ve firmanın hangi alanda üstün olduğunun ispat edilemediğini belirterek reklam hakkında durdurma cezası vermiştir. Bölge adliye mahkemesi bu tespitten hareketle, zararın miktarı belirlenemediğinden TBK 50 uyarınca hakkaniyete göre tazminata hükmetmiştir. Direnme kararında ayrıca, açıkça isim verilmese de sınırlı sayıdaki rakibe karşı üstünlük vurgusu yapıldığı ve bu ifadelerin rakiplerin yetenekleri hakkında olumsuz bir intiba yaratabileceği vurgulanmıştır.

📎 Karar metni: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; resmî metindeki maskelemeler korunmuş, doktrin atıfları sadeleştirilmiştir.

📘 Karşılaştırmalı reklamın yasal çerçevesi

Kurul, değerlendirmesine haksız rekabet hukukunun genel yapısını hatırlatarak başlamıştır. TTK 54/2’ye göre rakipler arasındaki veya tedarikçilerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ya da dürüstlük kuralına başka şekillerde aykırı davranışlar haksız rekabettir. TTK 55 ise başlıca haksız rekabet hâllerini örnek olarak sayar; somut bir davranış önce bu özel hâllere göre incelenir, bunlara uymuyorsa genel hükme başvurulur.

Somut uyuşmazlıkta iki bent öne çıkmıştır:

  • TTK 55/1-a-2: Kendisi, malları, iş ürünleri, faaliyetleri ve fiyatları hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak.
  • TTK 55/1-a-5: Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını; gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde başkalarıyla karşılaştırmak.

Öte yandan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 61/5. maddesi, aynı ihtiyaçları karşılayan ya da aynı amaca yönelik rakip mal veya hizmetlerin karşılaştırmalı reklamının yapılabileceğini açıkça kabul etmektedir. Aynı maddenin altıncı fıkrası ise reklam verenleri ticari reklamlarındaki iddiaların doğruluğunu ispatla yükümlü tutar. Kurul, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinin 8. maddesindeki koşulları da (rakibin ayırt edici unsurlarına yer verilmemesi, aldatıcı olmama, doğrulanabilir özelliklerin objektif karşılaştırılması, rakibin kötülenmemesi vb.) ayrıntılı biçimde aktarmıştır.

Kurulun bu bölümdeki temel tespiti şudur: Karşılaştırmalı reklam kural olarak hukuka aykırı değildir; çünkü ürünlerin karşılaştırılması tüketicinin bilgilenmesine de hizmet eder. Hukuka aykırı olan, objektif olarak gerçek dışı olan veya ölçüyü aşan abartılı karşılaştırmalardır. Bir açıklamanın yanıltıcı olup olmadığı, hitap ettiği kesimdeki orta yetenekteki olağan muhatabın algısına göre belirlenir. Hangi unsurun doğrulanması gerektiği ise somut olaya göre mahkemenin takdirindedir.

🏛️ Kurul çoğunluğu neden haksız rekabet görmedi?

Hukuk Genel Kurulu, reklam filminde birçok unsur tartışılmış olsa da önüne gelen uyuşmazlığın yalnızca iki oyuncu arasındaki “Benimki niye olmuyor?” diyaloğuyla sınırlı olduğunu belirlemiştir. Kurul çoğunluğunun gerekçesi şu noktalara dayanmaktadır:

  • Reklamda abartı olağandır: Reklam filmleri hedef kitlenin dikkatini çekmeyi ve ikna etmeyi amaçladığından belirli ölçüde abartı içerebilir.
  • Bilirkişi raporu: Dosyadaki bilirkişi raporuna göre reklamda aldatıcılık unsuru yoktur; mesaj, markaların birleşmesiyle oluşan yeni yapının gücünü yeni bir sloganla anlatmaktadır.
  • Davacı hedef alınmamıştır: Reklam genele yönelik bir karşılaştırmalı reklamdır; kendi hizmetinin üstünlüğünden söz etmek rakiplerin kötülenmesi olarak anlaşılmamalıdır.
  • Hoşgörü payı: Övgü içeren reklamlar hedef tüketici kitlesince belirli ölçüde hoşgörüyle karşılanır; somut reklamda rakip operatörlerin daha kalitesiz olduğu algısı yaratılmamıştır.
  • Doğrulama gerekmez: Diyalogla iletilen mesaj iddialı olsa da objektif bir doğrulamayı gerektirmez ve hedef kitlede davacı hakkında olumsuz bir intiba doğurma ihtimali yoktur.

Bu nedenlerle Kurul, diyaloğun davacıyı, mallarını, faaliyetlerini veya fiyatlarını gerçeğe aykırı, yanıltıcı ya da gereksiz yere kötüleyici bir etki taşımadığını ve TTK 54 vd. anlamında haksız rekabet koşullarının gerçekleşmediğini kabul etmiştir.

⚖️ Karşı görüş: az sayıda rakip bulunan pazar

Kurul görüşmelerinde dile getirilen karşı görüş, dosyanın en tartışmalı noktasını yansıtmaktadır. Bu görüşe göre Türkiye’de az sayıda GSM operatörü bulunduğundan, reklamda isim verilmese de hedef kitle karşılaştırılan rakipleri algılayabilir; bu nedenle reklam davacı aleyhine haksız rekabet oluşturur ve direnme kararı onanmalıdır. TTK 55/1-a-5’in gerekçesinde de karşılaştırılan rakibin ismen belirtilmesinin şart olmadığı ifade edilmektedir.

Kurul çoğunluğu bu görüşü benimsememiştir. Çoğunluğun yaklaşımında belirleyici olan, rakiplerin tanınabilir olup olmaması değil, reklamın onlar hakkında olumsuz ve doğrulanması gereken bir izlenim yaratıp yaratmadığıdır. Farklı bir mecrada, rakip ürün hakkında doğrudan olumsuz açıklama içeren bir dosya sosyal medyada ürün kötüleme yazısında ele alınmıştır; iki karar birlikte okunduğunda kötüleme ile iddialı övgü arasındaki çizginin somut ifadenin içeriğine göre çizildiği görülmektedir.

📌 Reklam veren ve rakipler için anlamı

Karar, idari denetim ile özel hukuk değerlendirmesinin birbirinden bağımsız olabildiğini göstermesi bakımından da dikkat çekicidir. Reklam Kurulu aynı diyalog nedeniyle durdurma cezası vermiş, bölge adliye mahkemesi de bu kararı gerekçesinin merkezine koymuştu. Hukuk Genel Kurulu ise idari kararın varlığını tek başına yeterli görmemiş, diyaloğun haksız rekabet unsurlarını taşıyıp taşımadığını kendi ölçütleriyle değerlendirmiştir.

Kararın sınırları da not edilmelidir. Kurul yalnızca tek bir diyalog hakkında karar vermiştir; reklamın “tüm cihazlarda fiber” ve “tek operatör” algısı gibi diğer unsurlarına yönelik iddialar bölge adliye mahkemesince kabul görmemiş, davacının temyiz itirazları da Özel Dairece yerinde görülmemişti. Bozma üzerine dosya, HMK 373/2 uyarınca bölge adliye mahkemesine gönderilmiştir; tazminat ve ilan taleplerinin akıbeti bu mahkemenin yeniden vereceği karara bağlıdır.

❓ Sıkça sorulanlar

Türk hukukunda karşılaştırmalı reklam yasak mı?

Hayır. 6502 sayılı Kanun’un 61/5. maddesi aynı ihtiyacı karşılayan rakip mal ve hizmetlerin karşılaştırmalı reklamına izin verir. Karşılaştırma gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibi gereksiz yere kötüleyici ya da onun tanınmışlığından gereksiz yere yararlanan nitelikteyse TTK 55/1-a-5 kapsamında haksız rekabet oluşturabilir.

Reklam Kurulunun durdurma cezası haksız rekabet davasını belirler mi?

Bu dosyada belirlememiştir. Bölge adliye mahkemesi Reklam Kurulunun 10.05.2016 tarihli kararına dayanmış; Hukuk Genel Kurulu ise diyaloğu TTK hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirmiş ve haksız rekabet bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Rakibin adı geçmiyorsa karşılaştırma yok mu sayılır?

Hayır. Madde gerekçesine göre karşılaştırmalı reklamda rakibin ismen belirtilmesi veya tanımlanması gerekmez. Kurul da reklamı “genele yönelik bir karşılaştırmalı reklam” olarak nitelemiş, ancak bu karşılaştırmanın kötüleyici veya yanıltıcı olmadığını kabul etmiştir.

Bölge adliye mahkemesinin hükmettiği tazminat ne oldu?

Direnme kararı bozulduğundan, bölge adliye mahkemesinin haksız rekabet tespiti, men, 15.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminat ile ilan hükmünü içeren kararı ortadan kalkmıştır. Dosya, Özel Daire bozma kararı doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere bölge adliye mahkemesine gönderilmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, marka ve haksız rekabete ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, bir telekomünikasyon reklamındaki tek bir diyaloğun haksız rekabet oluşturmadığının kabul edildiği dosyaya dayanır; reklamın içeriği, mecrası, hedef kitlesi ve kullanılan ifadeler farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu