Emsal Kararlarİcra Hukuku

Konkordato Bozulunca Konan Haciz – Yargıtay 6. HD 2026/2935

Konkordato mühleti, borçluya nefes aldıran en güçlü icra hukuku kalkanlarından biridir: Mühlet süresince borçlu aleyhine yeni takip yapılamaz, başlamış takipler durur. Ancak konkordato süreci yıllara yayılıp tasdik kararı kanun yolunda bozulduğunda, bu kalkanın tam olarak hangi gün kalktığı sorusu alacaklılar arasındaki sıralamayı doğrudan belirler. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, Temmuz 2026’da verdiği bir kararda bu soruyu bir sıra cetveli şikâyeti üzerinden cevaplamıştır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 01.07.2026 tarihli ve E.2026/2836, K.2026/2935 sayılı kararıyla, konkordato projesinin tasdikine ilişkin kararın Yargıtay’ca 23.12.2021 tarihinde bozulmasından sonra borçlular hakkında yeniden geçici veya kesin mühlet verilmediğini tespit etmiştir. Bu nedenle bozmadan sonra, 03.03.2022 tarihinde borçlunun taşınmaz hissesine konulan haczin geçerli olduğunu ve sıra cetvelinde bu hacze pay ayrılmasının usule uygun bulunduğunu kabul etmiştir. Haczi İİK m.294’e aykırı sayarak sıra cetvelini tamamen iptal eden ilk derece kararı bozulmuştur.

Kısa özet: Borçlular hakkında 01.10.2018’de geçici mühlet, ardından kesin mühlet verilmiş; konkordato projesi 09.12.2020’de onaylanmış, bu karar Yargıtay 6. Hukuk Dairesince 23.12.2021’de bozulmuştur. Bozmadan sonra yeniden mühlet verilmemiş, 25.05.2022’de konkordato talebi reddedilmiştir. Bir kamu alacaklısı 03.03.2022’de borçlulardan birinin taşınmaz hissesini haczetmiştir. İcra hukuk mahkemesi bu haczi İİK m.294’e aykırı bularak sıra cetvelinin iptaline karar vermiştir. Yargıtay ise takip yasağının geçici mühlet tarihi ile bozma tarihi arasında uygulanacağını, bozmadan sonra konan haczin satış tarihi itibarıyla geçerli olduğunu belirterek kararı bozmuştur. Diğer temyiz ise 95.000 TL kesinlik sınırı nedeniyle reddedilmiştir.

🏠 İpotekli taşınmazın satışı ve paylaşım kavgası

Karar metnine göre şikâyetçi alacaklı, kredi borçluları hakkında başlattığı takip sırasında borçlular konkordato talep edince takip işlemlerinin durdurulduğunu, konkordato taleplerinin reddi üzerine 31.05.2022 tarihinde borçluların taşınmaz hisselerini haczettiğini ileri sürmüştür.

Borçluların yarı yarıya paydaşı olduğu taşınmaz, bir bankanın ipoteğine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte 17.08.2023 tarihinde satılmıştır. İlk derece kararına göre satış bedeli 2.155.562,25 TL olup, ihalenin feshi davası sırasında ayrıca 1.153.278,47 TL nema geliri elde edilmiştir. Bankanın ipotek alacağına ilk sırada yer verilmesine kimse itiraz etmemiştir. İpotek alacağı ve neması ayrıldıktan sonra kalan 1.455.562,25 TL, her iki hisse için ayrı ayrı düzenlenen sıra cetvelleriyle paylaştırılmıştır.

İzmir 14. İcra Dairesinin dosyasında düzenlenen 12.05.2025 tarihli sıra cetveline karşı şikâyetçi alacaklının itirazları iki noktada toplanmıştır:

  • Bir alacaklının hacizi 16.08.2024 tarihinde, yani 17.08.2023 tarihli satıştan sonra konulmuş olduğundan bu alacaklıya pay ayrılamaz.
  • Borçlulardan biri hakkında 28.09.2018’den 22.05.2022’ye kadar geçici ve kesin mühlet bulunduğundan, hisseye 03.03.2022 tarihinde konulan haciz İİK m.294’e aykırıdır ve yok hükmündedir.

Şikâyet olunanlardan bir belediye ise borçlunun taşınmazına emlak vergisi borcu nedeniyle 08.12.2021 tarihinde haciz konulduğunu belirterek şikâyetin reddini istemiştir.

📅 Konkordato sürecinin takvimi

Uyuşmazlığın çözümü, Yargıtay’ın karar metninde tek tek sıraladığı tarihlere dayanmaktadır. Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1154 Esas sayılı dosyasındaki süreç şöyledir:

  1. 01.10.2018: Üç ay süreyle geçici mühlet,
  2. 01.01.2019: İki ay süreyle ek geçici mühlet,
  3. 27.02.2019: Bir yıl süreyle kesin mühlet,
  4. 09.12.2020: Konkordato projesinin onaylanması (tasdik),
  5. 23.12.2021: Müdahillerin temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesince ilk derece kararının bozulması,
  6. 03.03.2022: Borçlulardan birinin 1/2 hissesine haciz konulması,
  7. 25.05.2022: Bozma sonrası yargılamada konkordato talebinin reddi ve tedbirlerin kaldırılması,
  8. 20.12.2022: Ret kararının Yargıtay 6. Hukuk Dairesince onanması.

Görüldüğü gibi tartışmalı haciz, tasdik kararının bozulmasından sonra, ancak konkordato talebinin reddinden önce konulmuştur. İki farklı sonuca götüren soru da buradan doğmaktadır: Mühletin etkisi bozma kararıyla mı, yoksa talebin nihai olarak reddedildiği tarihte mi sona erer?

🔎 İcra hukuk mahkemesi neden cetveli iptal etti?

İzmir 10. İcra Hukuk Mahkemesi, borçlular hakkında 01.10.2018’de geçici mühlet ve devamında kesin mühlet verildiğini, konkordato talebinin ancak 25.05.2022’de reddedildiğini esas almıştır. Mahkemeye göre 03.03.2022 tarihli haciz, konkordato tedbirlerinin uygulandığı sırada konulmuş olduğundan İİK m.294 karşısında geçersizdir.

Mahkeme bu kabulle satış bedelinin önce ipotek alacağına, ardından her hisse bakımından sırasıyla belediyeye, başka bir icra dosyasına ve bir vergi dairesine ödenmesi gerektiğini belirterek şikâyeti kabul etmiş ve sıra cetvelini iptal etmiştir. Belediyenin alacağının satış tarihi itibarıyla hesaplanması ve emlak vergisi borcu niteliği nedeniyle öncelikle ödenmesi gerektiği de gerekçede yer almıştır.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, şikâyet olunanlardan birinin istinaf başvurusunu miktar itibarıyla, diğerininkini ise esastan reddetmiştir.

⚖️ Yargıtay’ın iki ayrı değerlendirmesi

6. Hukuk Dairesi, iki şikâyet olunanın temyizini ayrı ayrı ele almış ve farklı sonuçlara ulaşmıştır:

  • Birinci temyiz – kesinlik sınırı: Bu şikâyet olunana sıra cetvelinde iki hisse için 52.564,12 TL ve 29.963,54 TL pay ayrılmış, ilk derece mahkemesi ise her hisse için 20.991,99 TL pay ayrılması gerektiğini kabul etmiştir. Temyize konu miktar, 03.06.2025 şikâyet tarihi itibarıyla icra hukuk mahkemesi kararları için geçerli 95.000,00 TL istinaf kesinlik sınırının altında kaldığından, bölge adliye mahkemesinin usulden ret kararı yerinde bulunmuş ve temyiz dilekçesi HMK m.366/1 yollamasıyla m.346/1 uyarınca reddedilmiştir.
  • İkinci temyiz – mühletin bittiği an: Daire, İİK m.288/1 ve m.294/1 uyarınca geçici veya kesin mühlet içinde 6183 sayılı Kanun’a göre yapılanlar dahil hiçbir takip yapılamayacağını hatırlatmıştır. Ardından takip yasağının 01.10.2018 geçici mühlet tarihi ile 23.12.2021 bozma tarihi arasında geçerli olduğunu belirtmiştir.
  • Bozmadan sonra yeni mühlet yok: Bozma kararından sonra borçlular hakkında yeniden geçici veya kesin mühlet verilmemiştir. Bu nedenle 03.03.2022 tarihinde borçlunun 1/2 hissesine konulan haciz, 17.08.2023 satış tarihi itibarıyla geçerlidir.
  • Doğru sonuç: Mahkemenin, bilirkişi ek raporundaki açıklamayı dikkate alarak bir hisse yönünden sıra cetvelini iptal etmesi, diğer hisse yönünden ise şikâyet olunan sosyal güvenlik il müdürlüğünün haczi geçerli olduğundan ve bu hacze pay ayrılarak düzenlenen cetvel usule uygun bulunduğundan şikâyeti reddetmesi gerekirdi.

Daire, sıra cetvelinin tamamen iptal edilmesini hatalı bulmuş; istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararını ortadan kaldırarak ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.

📎 Karar metni: Kararın tam metni Yargıtay Karar Arama sisteminden alınmıştır; taraf adları kaynakta anonimdir.

📜 Mühletin takip yasağı ve kamu alacakları

İcra ve İflas Kanunu’nun 288. maddesinin ilk fıkrasına göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçlarını düzenleyen 294. maddenin ilk fıkrası ise şöyledir: Mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz; bir takip muamelesiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, İİK m.206’nın birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabileceğini öngörür. Somut dosyada tartışma bu istisna üzerinden değil, doğrudan mühletin sona erip ermediği üzerinden yürümüştür.

Kararın vurguladığı nokta, kamu alacaklarının da mühlet içinde takip yasağına tabi olmasıdır. Tartışmalı haciz bir kamu kurumuna aittir; haczin geçerli sayılmasının sebebi alacağın kamu alacağı olması değil, mühletin bozma kararıyla birlikte etkisini yitirmiş ve yeniden mühlet verilmemiş olmasıdır.

🧭 Kararın alacaklılar ve borçlular için anlamı

Karar, konkordato dosyası kanun yolunda uzun süre açık kaldığında haciz sıralamasının nasıl kurulacağına dair somut bir tarih ölçütü vermektedir:

  • Belirleyici tarih bozma kararıdır: Somut olayda takip yasağının süresi, konkordato talebinin nihai olarak reddedildiği 25.05.2022 tarihine değil, tasdik kararının bozulduğu 23.12.2021 tarihine kadar hesaplanmıştır.
  • Yeni mühlet kararı aranır: Daire, bozma sonrasında “yeniden geçici veya kesin mühlet verilmemiş olmasını” gerekçenin merkezine koymuştur. Bozma sonrası yargılamada yeniden mühlet verilmiş olsaydı değerlendirmenin farklı olabileceği bu vurgudan anlaşılmaktadır.
  • “Yok hükmünde” iddiası tutmadı: Şikâyetçinin mühlet süresini 22.05.2022’ye kadar uzatan hesabı kabul görmemiş, haczin geçerliliği satış tarihi itibarıyla değerlendirilmiştir.
  • Kısmi iptal mümkündür: Paylı taşınmazda her hisse için ayrı sıra cetveli düzenlendiğinden, Daire bir hisse yönünden iptal, diğer hisse yönünden ret sonucunu öngörmüştür.
  • Kesinlik sınırı: Sıra cetveli şikâyetlerinde temyize konu miktar, istinaf kesinlik sınırının altında kalırsa uyuşmazlığın esası Yargıtay’da incelenmeden temyiz dilekçesi reddedilebilmektedir.

Sıra cetveline ilişkin farklı bir uyuşmazlık için serideki muvazaalı alacak ve sıra cetveline itiraz kararı, satış sürecindeki haczin akıbeti için ise satış avansı eksikliğinde haczin düşmesine ilişkin HGK kararı incelenebilir.

🙋 Soru – cevap

Konkordato tasdik kararı bozulunca mühlet devam eder mi?

Bu kararda Yargıtay, takip yasağını geçici mühlet tarihinden tasdik kararının bozulduğu tarihe kadar uygulamıştır. Bozmadan sonra yeniden geçici veya kesin mühlet verilmediği için sonraki tarihte konulan haciz geçerli sayılmıştır.

Mühlet içinde kamu alacağı için haciz konulabilir mi?

İİK m.294/1, mühlet içinde 6183 sayılı Kanun’a göre yapılanlar dahil hiçbir takip yapılamayacağını öngörür; Daire de bu hükmü aynen hatırlatmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrası ise İİK m.206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takibe izin verir.

Satıştan sonra konulan hacze sıra cetvelinde pay ayrılır mı?

Şikâyetçi, 16.08.2024 tarihli haczin 17.08.2023 satış tarihinden sonra konulduğunu ileri sürmüştür. Ancak bu yöndeki temyiz, miktar kesinlik sınırının altında kaldığından Yargıtay’ca esastan incelenmemiş; temyiz dilekçesi reddedilmiştir.

Bozmadan sonra dosya ne olacak?

Dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. Yargıtay’ın gösterdiği yol, bir hisse yönünden sıra cetvelinin iptali, sosyal güvenlik il müdürlüğünün haczinin bulunduğu diğer hisse yönünden ise şikâyetin reddidir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim kanalları iletişim sayfasında, icra ve iflas alanındaki diğer içtihatlar Emsal Kararlar sayfasında yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan karar metninden derlenmiştir. Karar, sıra cetveline yönelik şikâyette ilk derece mahkemesi kararını bozan bir temyiz kararıdır; yeniden yapılacak yargılamanın sonucu henüz belli değildir. Konkordato mühletinin başlangıç ve bitiş tarihleri, tasdik veya ret kararlarının kanun yolu süreci, haczin konulduğu tarih ve alacağın niteliği her dosyada farklı sonuç doğurabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu