Emsal Kararlarİş Hukuku

7,5 Saatlik İşte Servis Beklemesi – Yargıtay 9. HD 2025/8221

Kaynak, boya, kimyasal veya yoğun gürültü içeren bazı işlerde mevzuat, işçinin sağlığını korumak için günlük çalışmayı yedi buçuk saatle sınırlar. Bu sınırın amacı, işçinin zararlı etkenlere maruz kaldığı süreyi kısaltmaktır. Peki işçi resmî olarak 7,5 saat çalışıyor, ama servis saatleri diğer işçilere göre ayarlandığı için her gün bir buçuk saat daha aynı gürültülü atölyede beklemek zorunda kalıyorsa ne olur? Kâğıt üzerindeki kısa çalışma süresi, fiilen uzun bir maruziyete dönüşmüş olmaz mı?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 22.10.2025 tarihli ve E.2025/5641, K.2025/8221 sayılı kararıyla bu soruya işçi lehine cevap vermiştir. Daire, servis düzenlemesinin işverenin yönetim hakkı içinde kaldığını kabul etmekle birlikte, bu hakkın dürüstlük kuralına aykırı kullanıldığını ve işverenin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na aykırı davrandığını tespit etmiştir. Ancak mahkemenin işverenin çalışma ve servis saatlerini yeniden düzenlemesine yönelik hükmü yerine, uygulamanın hukuka aykırılığının tespitiyle yetinilmesi gerektiğini belirterek ilk derece kararını düzelterek onamıştır.

Kısa özet: Günde azami 7,5 saat çalışılması gereken işler kapsamında kaynakçı olarak çalışan işçi, servislerin 8,5 saat çalışan işçilere göre düzenlenmesi nedeniyle sabah, öğle ve akşam toplam 1,5 saat fazladan işyerinde beklediğini ileri sürerek tespit davası açmıştır. Keşifte dinlenme alanının atölye içinde olduğu, ses yalıtımı bulunmadığı ve atölye gürültüsünün aynen hissedildiği belirlenmiştir. Yargıtay, işverenin gözetme borcuna ve 6331 sayılı Kanun’a aykırı davrandığını, servis düzenlemesine ilişkin yönetim hakkını dürüstlük kuralına aykırı kullandığını kabul etmiş; ancak hükmü, çalışma saatlerini yeniden düzenleyen bir hüküm yerine hukuka aykırılığın tespiti şeklinde düzeltmiştir.

🚌 Aynı serviste iki farklı çalışma çizelgesi

Davacı, bir tersane işyerinin fabrika bölümünde 01.09.2014 tarihinden itibaren kaynakçı olarak çalışmaktadır ve işyerinde yetkili sendikanın üyesidir. Görevi, Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik kapsamındadır.

Dava dilekçesinde anlatılan işyeri düzeni şöyledir:

GrupİşbaşıAra dinlenmesiPaydos
Günde 8,5 saat çalışanlar08.0012.00–13.00 (1 saat)17.30
Günde 7,5 saat çalışanlar (davacı)08.1511.45–13.15 (1,5 saat)17.15

Sorun, iki grubun aynı servisi kullanmasından doğmuştur. Servis 8,5 saat çalışanların saatine göre geldiği ve gittiği için davacı ve aynı kapsamdaki işçiler sabah 15 dakika, öğle arasında 1 saat ve akşam 15 dakika olmak üzere günde toplam 1,5 saat fazladan işyerinde kalmıştır. Davacıya göre 7,5 saat çalışma ve 30 dakika ara dinlenmesiyle işyerinde bulunma süresi 8 saati aşmamalıyken, fiilî süre 9,5 saate çıkmış; bu ek süre de atölyelerin içindeki çay ocaklarında, mesleki risklerin sürdüğü bir ortamda geçirilmiştir.

Davacı, uygulamanın yönetim hakkının kötüye kullanılması, dürüstlük kuralına, gözetme borcuna ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüş; işyerinde bulunma süresinin 8 saati aşmayacak şekilde belirlenmesinin ve işe başlama, bitiş, dinlenme ve servis saatlerinin buna göre düzenlenmesinin tespitini istemiştir. Davalı süresinde cevap dilekçesi vermemiştir.

⚖️ Önce “hukuki yarar yok” denilen dava

İlk derece mahkemesi başlangıçta talebin işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğunu kabul ederek davayı hukuki yarar yokluğundan reddetmiştir. Davacının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi 08.06.2022 tarihli kararıyla bu hükmü kaldırmış; toplu iş sözleşmesi ile Yönetmelik getirtilerek dava dilekçesinin bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bu ara aşama, davanın niteliği bakımından önemlidir. İşçinin bir alacak değil, işyerindeki bir uygulamanın hukuka aykırılığının belirlenmesini istemesi, kendiliğinden hukuki yarar yokluğu anlamına gelmemiştir. Dosya bu nedenle esasa girilerek yeniden incelenmiştir.

🔊 Keşif ve bilirkişi raporlarının ortaya koyduğu tablo

Kaldırma kararından sonra işyerinde keşif yapılmış, iki ayrı bilirkişi raporu alınmıştır:

  • 01.09.2023 tarihli heyet raporu: Davacının mesaiye başlamak için zaman geçirdiği yerlerde gürültüye maruz kaldığı belirtilmiştir.
  • 19.09.2024 tarihli rapor: Davacının günlük iş süresinin 7,5 saat olduğu, ara dinlenmesinin toplu iş sözleşmesindeki 2 saatlik sınırı aşmadığı, iş süresi ile ara dinlenmesi toplamının günlük 12 saati geçmediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte ara dinlenmesinin gürültü, toz gibi zararlı etkenlerden arındırılmış bir ortamda, amacına uygun biçimde kullandırılmadığı sonucuna varılmıştır.
  • Keşif bulguları: Dinlenme alanının atölyenin içinde bulunduğu, iç bölümdeki kapı ve pencerelerde ses yalıtımı olmadığı ve atölyedeki gürültünün dinlenme alanında aynen hissedildiği belirlenmiştir.

Tanıklar da servis saatlerine ve öğle arasının servis düzeni nedeniyle uzun tutulduğuna ilişkin beyanda bulunmuştur. İlk derece mahkemesi bu delillere dayanarak davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi de davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Davalı temyizde hukuki yarar bulunmadığını, ilgili atölyelerin aynı anda mola verdiği için gürültü olmadığını, işçilerin dinlenme zamanını istedikleri yerde geçirebileceğini ve atölyede kalmaları yönünde bir talimat bulunmadığını, ara dinlenmesinin 2 saati aşmadığını ileri sürmüştür.

🛡️ Gözetme borcu ve iş sağlığı güvenliği

Daire, değerlendirmesine işverenin asli borçlarından biri olan işçiyi gözetme borcuyla başlamıştır. Bu borç; işçinin kişiliğine saygı göstermeyi, onu gördüğü iş nedeniyle maruz kalabileceği zararlara karşı korumayı ve çıkarlarına zarar verecek davranışlardan kaçınmayı kapsar.

Kararda dayanak olarak şu hükümler aktarılmıştır:

  • TBK 417/1: İşveren, işçinin kişiliğini korumak, saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzen sağlamakla yükümlüdür.
  • TBK 417/2: İşveren, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlüdür.
  • 6331 sayılı Kanun m.1: Kanun’un amacı, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut şartların iyileştirilmesidir.
  • 6331 sayılı Kanun m.4/1-a: İşveren, mesleki risklerin önlenmesi dâhil her türlü tedbiri almak, organizasyonu yapmak ve tedbirleri değişen şartlara uygun hâle getirmek için çalışmalar yapmakla yükümlüdür.

Daire, yaşam, sağlık ve beden bütünlüğünün işçinin kişilik hakları içinde yer aldığını, kanun koyucunun bunlara ayrı önem vererek iş sağlığı ve güvenliğini TBK 417/2’de ayrıca düzenlediğini vurgulamıştır. Somut olayda gürültü, kimyasallar ve toz nedeniyle Yönetmelik kapsamında çalıştırılan işçilerin dinlenme alanlarının gürültüden uzak olmadığı keşifte saptandığından, işveren uygulamasının hem 6331 sayılı Kanun’a hem de gözetme borcuna aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

🧭 Servis saati yönetim hakkı mı?

Davalının temel savunması, servis düzeninin işverenin takdirinde olduğuydu. Daire bu tespiti reddetmemiştir: servis adedi, servis aracının niteliği ve servis saati gibi konuların düzenlenmesi işverenin yönetim hakkı kapsamındadır. Toplu iş sözleşmesi gereği servis sağlanması gerektiği ve işverenin bu borcu yerine getirdiği de uyuşmazlık dışıdır.

Ancak Daireye göre yönetim hakkının dürüstlük kuralına uygun kullanılması gerekir. Yönetmelik kapsamındaki işçilerin, servis saatleri başka bir gruba göre belirlendiği için iş sağlığı ve güvenliğine aykırı bir ortamda uzun denebilecek bir süre bekletilmesi, servis sağlanmasına ilişkin toplu iş sözleşmesi hükmünü “adeta etkisiz hâle” getirmektedir. Bu nedenle işverenin servis düzenlemesine ilişkin yönetim hakkını dürüstlük kuralına uygun kullanmadığı kabul edilmiştir.

Kararın bu bölümü, yönetim hakkının sınırına ilişkin dengeli bir ölçü ortaya koymaktadır: Servisin varlığı tek başına yeterli değildir; servisin işleyişi, çalışma süresini sağlık gerekçesiyle kısaltan düzenlemenin amacını boşa çıkarmamalıdır.

✏️ Hüküm neden yeniden yazıldı?

Daire, sonuç olarak işçinin haklılığını kabul etmiş, fakat ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrasını isabetli bulmamıştır. Hükümde, davacının işyerinde bulunduğu günlük toplam sürenin 8 saati aşmayacak şekilde olması gerektiğinin tespitine ve işe başlama, bitiş, dinlenme ve servis saatlerinin bu düzene göre düzenlenmesi gerektiğine karar verilmişti.

Daireye göre mahkeme, dosya kapsamına göre işyerinde davacıya yapılan uygulamanın hukuka aykırı olduğunun tespitine karar verebilirdi; bunun dikkate alınmadan çalışma ve servis düzenini belirleyen bir hüküm kurulması doğru olmamıştır. Hatanın giderilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden HMK 370/2 uyarınca şu yol izlenmiştir:

  • Davalının diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
  • Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararı ortadan kaldırılmıştır.
  • İlk derece mahkemesi kararındaki ilgili ibare tamamen çıkarılmış, yerine şu ifade yazılmıştır: “Davalı işverenin, … Yönetmelik kapsamında çalışan davacı bakımından servis bekleme süresi ile ara dinlenme süresinde 6331 sayılı Kanun hükümlerine aykırı davrandığının ve yönetim hakkının dürüstlük kuralına aykırı kullanıldığının tespitine”.
  • Karar bu şekilde düzeltilerek onanmış, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
📎 Karar metni: Kararın tam metni, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf ve bilirkişi adları çıkarılmıştır.

⏱️ Ara dinlenmesinin süresi ve niteliği

4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesine göre dört saatten fazla ve yedi buçuk saate kadar süren işlerde en az yarım saat ara dinlenmesi verilir; bu süreler sözleşmelerle işin niteliğine göre bölünerek kullandırılabilir ve ara dinlenmeleri çalışma süresinden sayılmaz. Dosyada bilirkişi, ara dinlenmesinin toplu iş sözleşmesinin öngördüğü 2 saatlik üst sınırı aşmadığını da saptamıştır.

Kararın dikkat çeken yönü, süreye ilişkin bu uygunluğun uyuşmazlığı tek başına çözmemesidir. Daire, ara dinlenmesinin nerede ve hangi koşullarda geçirildiğini de değerlendirmeye almıştır. Sağlık gerekçesiyle kısaltılmış bir çalışma düzeninde, dinlenme alanının atölye gürültüsünü aynen alması ve servis nedeniyle işyerinde kalınan sürenin uzaması, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğü bakımından ayrı bir sorun olarak görülmüştür.

Kararın sınırları da not edilmelidir. Dava bir işçilik alacağı davası değil, tespit davasıdır; bekleme süresinin fazla çalışma sayılıp sayılmayacağı ya da ücrete etkisi kararın konusu değildir. Ayrıca sonuç, keşifle saptanan somut gürültü bulgusuna ve Yönetmelik kapsamındaki işe dayanmaktadır.

İşverenin işyerindeki koruma yükümlülüğüne farklı bir açıdan bakan kararlar serideki mobbing iddiasında ispat ölçütü ve iş kazasında bünyesel faktör yazılarında incelenmiştir.

💬 Sorular ve cevaplar

Yargıtay işverene servis saatlerini değiştirme yükümlülüğü mü getirdi?

Hayır. Daire, mahkemenin çalışma ve servis saatlerinin nasıl düzenleneceğini belirleyen bir hüküm kurmasını doğru bulmamıştır. Hüküm, işverenin 6331 sayılı Kanun’a aykırı davrandığının ve yönetim hakkını dürüstlük kuralına aykırı kullandığının tespiti şeklinde düzeltilmiştir.

Ara dinlenmesi sınırı aşılmadığı hâlde neden aykırılık bulundu?

Bilirkişi süre bakımından toplu iş sözleşmesindeki sınırın aşılmadığını belirtmiştir; ancak dinlenmenin gürültü ve tozdan arındırılmış bir ortamda kullandırılmadığı, dinlenme alanının ses yalıtımı olmayan atölye içinde bulunduğu saptanmıştır. Daire, aykırılığı sürenin uzunluğuna değil, iş sağlığı ve güvenliği koşullarına ve servis düzeninin etkisine dayandırmıştır.

İşverenin servis sağlaması yeterli sayılmadı mı?

Servis sağlanması toplu iş sözleşmesinden doğan bir borçtu ve bu borcun yerine getirildiği uyuşmazlık dışıydı. Daireye göre sorun, servisin Yönetmelik kapsamındaki işçilerin çalışma saatleri gözetilmeden, diğer işçilerin saatine göre düzenlenmesidir; bu durum servis hükmünü fiilen etkisiz hâle getirmiştir.

Bekleme süresi için ayrıca ücret veya fazla çalışma alacağına hükmedildi mi?

Hayır. Dava yalnızca tespit istemine ilişkindir; dosyada ücret, fazla çalışma veya tazminat talebi bulunmamaktadır. Bu nedenle karar, bekleme süresinin parasal sonuçları hakkında bir değerlendirme içermemektedir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Karar Arama sisteminde yayımlanan düzelterek onama kararından derlenmiştir. Değerlendirme, Yönetmelik kapsamındaki bir iş, keşifle saptanan gürültü koşulları ve toplu iş sözleşmesinden doğan servis yükümlülüğü bulunan somut dosyaya dayanmaktadır; işin niteliği, işyeri koşulları ve sözleşme hükümleri farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu