Emsal Kararlarİş Hukuku

Emeklilik Sonrası Kıdem Tazminatı – Yargıtay 9. HD 2026/3975

Emekli olduktan sonra aynı işyerinde çalışmaya devam eden işçi sayısı hiç de az değil. Bu durumda akla gelen ilk soru şudur: emeklilik anında ödenmeyen kıdem tazminatı sonradan istenebilir mi ve hesap hangi süre üzerinden yapılır? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 29.04.2026 tarihli ve E.2026/1575, K.2026/3975 sayılı kararıyla, yaklaşık yirmi yedi yıllık kesintisiz çalışmanın tamamı üzerinden kıdem tazminatına hükmeden kararı onamıştır.

Dosyanın ikinci boyutu ise alt işveren tartışmasıdır: şube müdürlerinin “acente” olarak gösterildiği bir yapıda işveren sıfatının kime ait olduğu.

Kısa özet: İşçi, 01.04.1995 – 28.02.2022 tarihleri arasında önce kurye, sonra hem kurye hem şirket temsilcisi olarak çalıştığını; 2018 yılında emekli olduğunu ancak destek primi ödenerek fiilî çalışmasını sürdürdüğünü; davalı şirketin şube müdürlerini acente olarak gösterdiğini ileri sürerek işçilik alacaklarını istemiştir. Mahkeme, tüm hizmet süresi üzerinden kıdem tazminatına hükmetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, sigortalılık bildirimi yapılan kişi ve firmaların bağımsız tacir gibi hareket etmediğini, davalı şirketin yetki ve talimatları doğrultusunda faaliyet gösterdiğini kabul etmiş; iş sözleşmesinin “işyerinin kapanması” koduyla sona ermesinin haklı fesih oluşturmadığını belirtmiştir. Daire 29.04.2026 tarihinde kararı onamıştır.

⏱️ Emeklilik çıkışı ve kesintisiz çalışma

Karara göre işçinin çıkışı 30.09.2018 tarihinde emeklilik nedeniyle yapılmış, ardından ara vermeksizin 01.10.2018 tarihinden itibaren sosyal güvenlik destek primi kapsamında çalışması sürmüştür. Bölge adliye mahkemesi bu olguyu özellikle vurgulamıştır: iki dönem arasında fiilî bir kopukluk yoktur.

İlk derece mahkemesi, 01.04.1995 – 28.02.2022 tarihleri arasındaki çalışmanın tamamını esas alarak, emeklilik nedeniyle kıdem tazminatının ödenmediğini ve işçinin tüm hizmet süresi üzerinden kıdem tazminatına hak kazandığını kabul etmiştir. Şartları oluşmayan ihbar tazminatı talebi ise ilk derecede reddedilmiştir.

📝 İlk derece mahkemesinin gerekçesi neden düzeltildi?

Bölge adliye mahkemesi sonucu değil, gerekçeyi hatalı bulmuştur. Kararda, mahkeme gerekçesinin “emeklilik nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanıldığı” yönünde kurulmuş olmasının hatalı olduğu belirtilmiştir.

Bunun sebebi, iş sözleşmesinin emeklilikle değil, 28.02.2022 tarihinde ve farklı bir sebeple sona ermiş olmasıdır. Çıkış bildirimi “kod 17 – işyerinin kapanması” olarak yapılmıştır. Fesih sebebi değiştiğinde kıdem tazminatının dayanağı da değişir; bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kurmuş ve davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

🏢 Acente mi, alt işveren mi?

Davacı, davalı şirketin şube müdürlerini acente olarak gösterdiğini ancak geçerli bir acentelik ilişkisinin bulunmadığını ileri sürmüştü. Davalı ise husumet itirazında bulunarak işçinin acente nezdinde çalıştığını, sorumluluğun acentede olduğunu savunmuştur.

İlk derece mahkemesi, davacı tanıklarının kıyafetlerinin davalı şirketin amblemini taşıdığını ve emir ile talimatların davalı şirketten alındığını beyan etmesini dikkate alarak asıl işveren – alt işveren ilişkisinin bulunduğunu kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise daha ileri giderek, sigortalılık bildirimi yapılan şahıs ve firmaların bağımsız bir tacir gibi hareket etmediğini, davalı şirketin yetki ve talimatları doğrultusunda faaliyet gösterdiğini; bu nedenle davalı şirketin işçinin işvereni sayılarak alacaklardan sorumlu tutulmasının yerinde olduğunu belirtmiştir.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

🔚 “İşyerinin kapanması” kodu haklı fesih midir?

Kararda bu soru açık biçimde yanıtlanmıştır: işyerinin kapanması haklı fesih sebebi oluşturmaz. Bu nedenle bölge adliye mahkemesi hem kıdem hem de ihbar tazminatının hüküm altına alınmasını yerinde bulmuştur.

Ayrım önemlidir. Haklı fesih, işverene kıdem tazminatı ödemeksizin sözleşmeyi sona erdirme imkânı tanır ve İş Kanunu’nda sayılan sınırlı hâllere bağlıdır. İşyerinin kapanması bu hâllerden biri değildir; işveren tarafından yapılan bu tür bir fesihte işçinin kıdem ve ihbar tazminatı hakları doğar. Muvazaa ve alt işveren tartışmasının başka bir görünümü için serideki alt işveren muvazaası kararı incelenebilir.

📊 Diğer alacak kalemleri

Bölge adliye mahkemesi, tanık beyanlarıyla sınırlı olmak üzere fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanmasını isabetli bulmuştur. Kararda ayrıca iki düzeltme yapılmıştır:

  • İkramiye alacağı yönünden zamanaşımı değerlendirmesinin hatalı yapıldığı.
  • Yıllık ücretli izin alacağında en yüksek mevduat faizini geçmemek kaydıyla yasal faize hükmedilmesi gerekirken doğrudan yasal faize hükmedilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu.

İlk derece kararında işçinin bakiye 398 gün yıllık ücretli izin alacağından ödenen tutarın mahsup edilerek kalan miktara, ayrıca ödenmeyen ücret ve ikramiye alacağına hükmedildiği belirtilmiştir.

📌 Temyiz sebepleri ve onama

Davalı vekili temyiz dilekçesinde dört başlık ileri sürmüştür: husumet itirazı ve sorumluluğun acentede olduğu, alacaklardan indirim yapılması gerektiği, faiz türü ve başlangıç tarihine itiraz, bilirkişi raporuna karşı itirazların değerlendirilmediği.

Daire, temyizen incelenen kararın tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uygulanması gereken hukuk kurallarına, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğunu; ileri sürülen nedenlerin bozmayı gerektirmediğini belirterek HMK’nın 370/1. hükmü uyarınca onamaya karar vermiştir.

Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Emeklilik çıkışından sonra aynı işyerinde çalışmaya devam eden işçinin kıdemi nasıl hesaplandı?

Kararda, emeklilik nedeniyle çıkış yapıldıktan sonra ara vermeksizin destek primi kapsamında çalışmanın sürdüğü; bu nedenle kıdem tazminatının 1995’te başlayan tüm hizmet süresi üzerinden hesaplandığı belirtilmiştir.

Şube müdürünün acente gösterilmesi işvereni değiştirir mi?

Kararda, sigortalılık bildirimi yapılan şahıs ve firmaların bağımsız bir tacir gibi hareket etmeyip davalı şirketin yetki ve talimatları doğrultusunda faaliyet gösterdiği; bu nedenle davalı şirketin işçinin işvereni sayılarak alacaklardan sorumlu tutulmasının yerinde olduğu belirtilmiştir.

İşyerinin kapanması işvereni tazminattan kurtarır mı?

Kararda, işyerinin kapanmasının haklı fesih sebebi oluşturmadığı; bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu ifade edilmiştir.

Yıllık izin alacağında faiz türü neden tartışıldı?

Kararda, yıllık ücretli izin alacağında en yüksek mevduat faizini geçmemek kaydıyla yasal faize hükmedilmesi gerekirken doğrudan yasal faize hükmedilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı bulunduğu belirtilmiştir.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu