Kişisel Mal Bedeliyle Alınan Mal – Yargıtay 2. HD 2026/7330

Kişisel mal niteliğindeki bir taşınmaz satılır, eline geçen parayla evlilik içinde yeni bir taşınmaz, bir tekne ya da bir araç alınır. Yıllar sonra boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi gündeme geldiğinde ilk soru şudur: Yeni alınan mal, eski kişisel malın “yerine geçen değer” midir, yoksa eşler arasında paylaşılacak edinilmiş mal mıdır? Cevap çoğu dosyada tek bir rakama bağlıdır: Satılan malın parası, yeni malın bedelini ne ölçüde karşılamıştır?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 29.06.2026 tarihli ve E.2026/6603, K.2026/7330 sayılı kararıyla, Bursa 2. Aile Mahkemesinin katılma alacağı davasında verdiği kararı üç ayrı mal yönünden oy birliğiyle bozmuş; istinaf başvurusunu esastan reddeden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararını da ortadan kaldırmıştır.
🏠 Tasfiyeye giren üç mal grubu
Dosyada iki dava birlikte görülmüştür. Asıl davada kadın, erkeğin adına kayıtlı mallar üzerinden katılma alacağı istemiş; karşı davada erkek, kadının adına kayıtlı bir araç yönünden aynı talebi ileri sürmüştür. Dava türü Yargıtay ilamında “Katılma Alacağı” olarak gösterilmiştir. Dava 2018 yılında açılmış, ilk derece kararı 2025 yılında verilmiştir.
Yargıtay incelemesine konu olan mallar şöyle sıralanabilir:
- Erkeğe ait bir parsel üzerindeki taşınmaz ile adı ilamda maskelenmiş bir tekne,
- Erkeğe ait bir bağımsız bölüm; bu bölümün yarı payı takasla, diğer yarı payı satış yoluyla edinilmiştir,
- Karşı davada tasfiyeye konu edilen, kadının adına kayıtlı bir araç.
Taraflar her bir mal için farklı bir kaynak ileri sürmüştür. Erkek tarafı, taşınmaz ve tekneyi kişisel malı olan başka bir taşınmazın satış parasıyla aldığını; kadın ise tekne bedelini kendisinin ödediğini ve kendi aracını da kişisel malı niteliğindeki başka bir aracın satış parasıyla aldığını ileri sürmüştür. Bağımsız bölüm yönünden ise satış payına ilişkin muvazaa ve inançlı işlem tartışması öne çıkmıştır.
⚖️ Aile mahkemesinden Yargıtay’a
Davaya Bursa 2. Aile Mahkemesi (E.2018/786, K.2025/738) bakmıştır. İlk derece mahkemesinin kararına karşı yapılan istinaf başvurusu, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin E.2026/26, K.2026/1028 sayılı kararıyla esastan reddedilmiştir. Bu karar her iki tarafça temyiz edilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi önce erkeğin temyiz itirazlarının tamamını, kadının itirazlarının ise bozma kapsamı dışında kalan kısmını reddetmiştir. Kadının itirazları üç noktada kabul görmüştür: taşınmaz ile teknenin değerlendirilmesi, bağımsız bölümün satış payı ve karşı davadaki araç.
Sonuç bölümünde Daire şu hükmü kurmuştur:
- İstinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına,
- İlk derece mahkemesi kararının ilamdaki (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle bozulmasına,
- Kadının bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
Dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmiş; bozma kararının bir örneği bölge adliye mahkemesine iletilmiştir.
⛵ Taşınmaz ve tekne: para yetti mi?
İlk derece mahkemesi, taşınmaz ile teknenin edinilmesinde erkeğin kişisel malı olan dava dışı bir taşınmazın satış parasının kullanıldığını kabul etmiştir. Yargıtay bu tespitin kendisini yerinde bulmuştur. Bozmanın nedeni tespitin eksik kalmasıdır.
Daireye göre mahkeme, şu iki değeri karşılaştırmadan sonuca gitmiştir:
- Satılan kişisel taşınmazın devir (satış) tarihindeki değeri,
- Tasfiye konusu taşınmaz ve teknenin edinme tarihindeki değerleri.
İlamdaki ifadeyle, kişisel malın satışından elde edilen paranın tasfiye konusu malların edinme bedellerinin tamamını karşılayıp karşılamadığı belirlenmeden karar verilmesi hatalıdır. Para bedelin yalnız bir kısmını karşılıyorsa, kalan kısmın evlilik içindeki gelirlerle ödenmiş olması ihtimali ortaya çıkar ve bu kısım bakımından edinilmiş mal tartışması yeniden açılır.
Daire ikinci bir eksikliğe de işaret etmiştir: Kadın, teknenin edinme bedelini kendisinin ödediğini gösteren banka kayıtları sunmuştur ve bu kayıtlar incelenmemiştir. Bozmadan sonra mahkemenin, değerleri ayrı ayrı belirleyip banka kayıtlarını da inceleyerek yeniden karar vermesi gerekecektir.
🏢 Bağımsız bölüm: takas, satış ve kredi
Bağımsız bölüm iki farklı yolla edinilmiştir. Yarı payın takas yoluyla edinildiği ve bu payın kişisel mal olduğu yönündeki kabulü Yargıtay yerinde bulmuştur. Tartışma, satış yoluyla edinilen diğer yarı paydadır.
Daire bu pay yönünden iki usul ilkesine dayanmıştır:
- Kimse kendi muvazaasına dayanamaz: Tapudaki satış işleminin aslında başka bir işlem olduğu iddiası, o işlemi yapan tarafça ileri sürülemez.
- İnançlı işlem tek tanıkla ispatlanamaz: Payın başkası adına inanç sözleşmesiyle edinildiği iddiası, tek bir tanık beyanıyla kanıtlanmış sayılmamıştır.
Bu iki tespitten sonra Daire, 300.000,00 TL kredinin satış yoluyla edinilen yarı payın alımında kullanıldığının kabulü gerektiğini belirtmiştir. Mahkemenin yapması gereken, evlilik birliği içinde ödenen kredi taksitlerinin miktarını ve oranını dikkate alarak kadın lehine artık değere katılma alacağını belirlemektir. Başka bir deyişle, kredi borcu evlilik süresince ödendiği ölçüde, o pay edinilmiş mal kesimine katkı olarak hesaba girecektir.
🚗 Karşı dava: kadının aracı
Karşı davada erkek, kadının adına kayıtlı bir araç yönünden alacak istemiştir. Kadın, bu aracı kişisel malı niteliğindeki başka bir aracın satışından elde ettiği parayla aldığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi bu savunmayı değerlendirmeden karar vermiştir.
Yargıtay burada yalnız eksik incelemeyle yetinmemiş, sonuca ilişkin bir yön de çizmiştir. İlamda, dava dışı aracın devir tarihi ile tasfiye konusu aracın edinme tarihi gözetildiğinde, dava dışı aracın satış parasının tasfiye konusu aracın edinilmesinde kullanıldığının kabulü gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda mahkeme, kadın lehine denkleştirme yaptıktan sonra artık değeri belirleyecektir.
Kararın bu bölümü, tarih yakınlığının ikame ilişkisinin ispatında güçlü bir karine olarak kullanılabildiğini göstermektedir: Eski aracın satışı ile yeni aracın alımı arasındaki zaman bağı, paranın yeni mala aktarıldığı sonucuna ulaşmak için yeterli görülmüştür.
🧮 İkame ilkesinin hesap mantığı
Türk Medeni Kanunu’nun 220. maddesinin 4. bendi, kişisel mallar yerine geçen değerleri kanun gereği kişisel mal sayar. Ancak bir malın bütünüyle “yerine geçen değer” sayılabilmesi, onu edinmek için ödenen bedelin tamamının kişisel kaynaktan gelmesine bağlıdır. Kararın taşınmaz ve tekne bölümündeki bozma gerekçesi tam olarak bu noktaya dayanır.
Bedelin bir kısmı kişisel maldan, bir kısmı edinilmiş maldan (örneğin evlilik içindeki maaş, kredi taksiti) karşılanmışsa, TMK m.230’daki denkleştirme kuralı devreye girer. Maddenin son fıkrasına göre bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine katkıda bulunulmuşsa, denkleştirme katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine göre yapılır. Değerlendirme anını düzenleyen TMK m.235 de mevcut edinilmiş malların tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılacağını öngörür.
Bu çerçevede kararın üç bölümü birlikte okunduğunda şu hesap sırası ortaya çıkar:
- Satılan kişisel malın devir tarihindeki değeri tespit edilir.
- Tasfiyeye konu malın edinme tarihindeki değeri tespit edilir.
- İkisi karşılaştırılarak kişisel kaynağın katkı oranı bulunur; kredi gibi evlilik içinde ödenen kısımlar ayrıca hesaplanır.
- Denkleştirme yapıldıktan sonra her eşin artık değeri ve buna katılma alacağı belirlenir.
Kişisel mal savunmasının ispatı konusunda farklı bir açı için kişisel mal savunmasının ispatına ilişkin HGK kararı; tasfiyede üçüncü kişi adına edinilen mallar için kardeş adına alınan araç kararı incelenebilir. Bu dosyanın ayırt edici yanı, ikame ilişkisinin kabulü ile ikamenin “tam” olup olmadığının ayrı ayrı denetlenmesidir.
❓ Sık sorulan sorular
Evlilikten önceki evin parasıyla alınan yeni ev otomatik olarak kişisel mal mı sayılır?
Evlilik içinde ödenen kredi taksitleri tasfiyede nasıl dikkate alınır?
Tapudaki satışın aslında inançlı işlem olduğu tanıkla ispatlanabilir mi?
Karşı davada kadının aracı hakkında Yargıtay ne dedi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; mal rejimi tasfiyesine ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan bozma kararından derlenmiştir. Karar bir bozma ilamıdır; tasfiye sonucunda hangi tutarın kime ödeneceği, ilk derece mahkemesinin bozma sonrası yapacağı değer tespitlerine bağlıdır. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; malların edinme tarihlerine, satış ve alım bedellerine, banka kayıtlarına, kredi ödeme dökümüne ve bilirkişi hesabına göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




