Emsal KararlarForex HukukuKripto Hukuku

Kripto Borsası Davasında Görev – Ankara BAM 21. HD 2026/957

Kripto varlık platformları ile kullanıcıları arasındaki uyuşmazlıklar çoğunlukla kullanıcının platformdan alacak talep ettiği davalar üzerinden tartışılır. Bu kez tablo tersine dönmüştür: Platform, bir kullanıcısının sistemi manipüle ederek karşılığı olmayan bakiye yarattığını ve bu bakiyeyi dışarı aktardığını ileri sürerek alacak talebiyle mahkemeye gitmiştir. Ancak uyuşmazlık esasa girilmeden, davaya hangi mahkemenin bakacağı sorusunda düğümlenmiştir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 14.07.2026 tarihli ve E.2026/757, K.2026/957 sayılı kararıyla, kripto varlık alım satımına aracılık eden platformun, ticari veya mesleki amaç taşımayan kullanıcısına karşı açtığı itirazın iptali davasında tüketici mahkemesinin görevli olduğunu kabul etmiş; asliye ticaret mahkemesinin görevsizlik nedeniyle verdiği usulden ret kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Kısa özet: Bir kripto varlık platformu, 2021’de hesap açan kullanıcısının platformu manipüle ederek herhangi bir para ya da kripto varlık yatırmadan fiktif bakiye oluşturduğunu, bu bakiyeyi başka bir platformdaki hesaba aktardığını ve sonunda paraya çevirerek banka hesabına geçirdiğini ileri sürmüştür. Platform, takip tarihi itibarıyla 341.730,00 TL olarak hesapladığı 0,54775 adet kripto varlık için ilamsız icra takibi başlatmış, itiraz üzerine Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde itirazın iptali davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, davalıların tüketici sıfatı taşıdığını ve uyuşmazlığın tüketici işleminden doğduğunu belirterek davayı görev yönünden usulden reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi de 6502 sayılı Kanun’un tüketici ve tüketici işlemi tanımlarına dayanarak bu kararı yerinde bulmuştur.

🪙 Platformun iddiası: karşılıksız bakiye

Karar metnine göre davalı kullanıcı, davacı platform nezdinde 28.10.2021 tarihinde hesap açmıştır. Platform, dava dilekçesinde şu iddialara yer vermiştir:

  • Kullanıcının, platform sistemini manipüle ederek herhangi bir Türk lirası veya kripto varlık yatırmaksızın hesabında fiktif (gerçekte olmayan) bakiye oluşturduğu,
  • Bu bakiyenin, diğer davalının başka bir platformdaki hesabına aktarıldığı,
  • Yapılan incelemede aktarılan varlıkların paraya çevrilerek bir banka hesabına geçirildiğinin anlaşıldığı,
  • 11.11.2021 itibarıyla toplam 341.730,00 TL tutarında ve 0,54775 adet kripto varlık transferi yapıldığı.

Platform, noter ihtarnamesiyle ödeme talep etmiş, sonuç alamayınca ilamsız icra takibi başlatmıştır. Davalılar 11.01.2022 tarihinde takibe itiraz etmiştir. Dava dilekçesinde, 0,54775 adet kripto varlığın fiilî ödeme tarihindeki Türk lirası karşılığının ödenmesi, bu karşılık takip tarihindeki değerin altında kalırsa denkleştirici adalet ilkesinin uygulanması, temerrüt faizi ve en az %20 icra inkâr tazminatı talep edilmiştir. Karar metnine göre davalı vekili cevap dilekçesinde yalnızca davanın reddini istemiştir.

🔁 Aynı alacak için iki ayrı yargılama turu

Karar, uyuşmazlığın mahkemeler arasında uzun bir yolculuk yaptığını da gösterir. Dava dilekçesinde aktarılan sürece göre:

  1. İlk tur: Platform, itiraz üzerine önce Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesinde itirazın iptali davası açmış; dosya Ankara 10. Tüketici Mahkemesinde devam etmiştir.
  2. Arabuluculuk engeli: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 2024/1024 E., 2024/1580 K. sayılı kararıyla dava, arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmiştir.
  3. İkinci tur: İcra müdürlüğünün takibi durdurma kararının 24.11.2025’te tebliği üzerine platform yeniden arabulucuya başvurmuş, 03.02.2026 tarihli anlaşamama tutanağının ardından 23.02.2026’da bu kez Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmıştır.
  4. Görevsizlik: Asliye ticaret mahkemesi 09.03.2026 tarihinde (E.2026/158, K.2026/164) davayı HMK m.114 ve m.115/2 uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddetmiştir.

İlk derece mahkemesi, gerekçesinde aynı uyuşmazlığa ilişkin önceki bölge adliye mahkemesi kararına da atıf yaparak, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işleminden kaynaklandığını ve her iki davalının da tüketici sıfatına sahip olduğunu belirtmiştir.

⚖️ Bölge adliye mahkemesinin gerekçesi

Platform istinaf dilekçesinde, Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında hizmet veren bir şirket olduğunu, davanın ticari dava niteliği taşıdığını ve görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu savunmuştur. Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi bu itirazı kabul etmemiştir. Dairenin değerlendirmesi şu adımlardan oluşur:

  • Uyuşmazlığın niteliği: Dava, kripto varlık alım satımına ilişkin komisyon sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemidir.
  • Görev kamu düzenindendir: HMK m.1 uyarınca görev kanunla düzenlenir ve yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir.
  • Tüketici ve tüketici işlemi: 6502 sayılı Kanun’un 3. maddesindeki tanımlar, tüketici ile ticari amaçla hareket eden taraf arasındaki her türlü sözleşme ve hukuki işlemi kapsar.
  • Özel düzenleme görevi değiştirmez: Kanun’un 83/2. maddesine göre işlemin başka bir kanunda düzenlenmiş olması, tüketici işlemi sayılmasını ve görev hükümlerinin uygulanmasını engellemez. Daireye göre uyuşmazlığın TTK m.4 ve 5 kapsamında ticari dava sayılan bir sözleşmeden doğmasının da önemi yoktur.
  • Sonuç: Davalı ticari veya mesleki amaçla hareket etmediğinden tüketici konumundadır; 6502 sayılı Kanun m.73/1 uyarınca tüketici mahkemesi görevlidir.

Daire, görev kuralının kendiliğinden gözetileceğine ilişkin olarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016 yılına ait kararlarına da emsal olarak atıf yapmıştır. İstinaf başvurusu HMK m.353/1-b.1 uyarınca esastan reddedilmiş; karar oy birliğiyle, temyiz yolu açık olmak üzere verilmiştir.

📎 Karar metni: Kararın tam metni Bedesten / mevzuat.adalet.gov.tr üzerinden alınmıştır; taraf ve platform adları kaynakta anonimdir.

👤 Kullanıcı neden tüketici sayıldı?

Kararın belirleyici noktası, davalı kullanıcının hangi amaçla hareket ettiğidir. 6502 sayılı Kanun’un 3/k maddesi tüketiciyi “ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişi” olarak tanımlar. Daire, platform ile kullanıcı arasındaki ilişkiyi kripto varlık alım satımına ilişkin bir komisyon sözleşmesi olarak nitelendirmiş ve kullanıcının bu ilişkide ticari veya mesleki bir amaç taşımadığını kabul etmiştir.

Dikkat çeken husus, platformun alacak iddiasının sözleşmeye aykırılıktan çok, kullanıcının sistemi kötüye kullandığı iddiasına dayanmasıdır. Buna rağmen Daire, uyuşmazlığın kaynağını taraflar arasındaki kullanıcı ilişkisi olarak görmüş ve görev bakımından bu ilişkiyi esas almıştır. Başka bir deyişle, iddia edilen eylemin niteliği değil, tarafların sözleşmesel konumu belirleyici olmuştur.

Uygulamada yatırım ürünlerinde tüketici sıfatı her zaman aynı şekilde değerlendirilmemektedir; özellikle kaldıraçlı veya yüksek riskli yatırım işlemlerinde yatırımcının kâr amacıyla hareket ettiği gerekçesiyle ticaret mahkemesinin görevli kabul edildiği kararlar da bulunmaktadır. Bu karar, kripto varlık alım satım platformu ile bireysel kullanıcı arasındaki ilişkide tüketici mahkemesini görevli gören yaklaşımın bir örneğidir. Görev değerlendirmesi, her dosyada işlemin niteliği ve kullanıcının amacı gözetilerek ayrıca yapılır.

🆕 7518 sayılı Kanun sonrası kripto platformlarının konumu

Platform, istinaf dilekçesinde Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında faaliyet gösterdiğini vurgulamıştır. Gerçekten de 26.06.2024 tarihli 7518 sayılı Kanun’la 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 3. maddesine kripto varlık, cüzdan, platform ve kripto varlık hizmet sağlayıcı tanımları eklenmiştir. Buna göre platform; kripto varlık alım satım, ilk satış ya da dağıtım, takas, transfer ve bunların gerektirdiği saklama işlemlerinden bir veya daha fazlasının gerçekleştirildiği kuruluşları ifade eder.

Ancak Dairenin gerekçesi, bir işlemin başka bir kanunda düzenlenmiş olmasının tüketici işlemi niteliğini ortadan kaldırmadığı yönündedir. 6502 sayılı Kanun’un 83/2. maddesi bu sonucu açıkça öngörmektedir. Dolayısıyla kararda, platformun sermaye piyasası mevzuatına tabi olması, bireysel kullanıcıyla olan uyuşmazlıkta görevli mahkemeyi değiştiren bir unsur olarak görülmemiştir.

Öte yandan 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi uyarınca tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Somut dosyada platformun ilk davası da arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddedilmiştir. Bu durum, tüketici uyuşmazlıklarında hem görev hem de dava şartı yönünden ayrı bir usul disiplini bulunduğunu göstermektedir.

🧭 Görevsizlik kararının usul sonuçları

Görevsizlik kararı, alacak iddiasının haklı olup olmadığı hakkında bir değerlendirme içermez; karar yalnızca davanın hangi mahkemede görüleceğini belirler. Kararın uygulamaya yansıyan yönleri şöyle özetlenebilir:

  • Esas incelenmedi: Fiktif bakiye yaratıldığı iddiası, zarar miktarı veya kripto varlığın hangi tarihteki değerinin esas alınacağı gibi konular bu kararda tartışılmamıştır.
  • Dosyanın gönderilmesi: HMK m.20 uyarınca görevsizlik kararından sonra, kanun yoluna başvurulmuşsa başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse dava açılmamış sayılır.
  • Temyiz yolu: Karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olarak verilmiştir; kesinleşme durumu karar metninden anlaşılmamaktadır.
  • Zaman kaybı riski: Somut dosyada 2021’deki işlem nedeniyle başlatılan takip, 2026 yılında hâlâ görev tartışması aşamasındadır.

Kripto platformlarıyla ilgili diğer usul meseleleri için serideki kripto borsasında tahkim şartı kararı ve kripto ön alım iadesinde yetkili mahkeme kararı; bankaya karşı açılan davalarda görev tartışması için ise bankaya karşı davada görev kararı incelenebilir.

❓ Sık sorulanlar

Platformun davacı olması görevli mahkemeyi değiştirir mi?

Bu kararda değiştirmemiştir. 6502 sayılı Kanun’un 73/1. maddesi, tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemelerini görevli kılar. Daire, davayı platformun açmasına rağmen, davalı kullanıcının tüketici sıfatını esas alarak tüketici mahkemesini görevli görmüştür.

Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi olmak davayı ticari dava yapar mı?

Dairenin gerekçesine göre tek başına yapmaz. 6502 sayılı Kanun’un 83/2. maddesi, işlemin başka bir kanunda düzenlenmiş olmasının tüketici işlemi sayılmasına ve görev hükümlerinin uygulanmasına engel olmadığını öngörmektedir.

Kullanıcının fiktif bakiye yarattığı kabul edildi mi?

Hayır. Karar yalnızca görev meselesine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı usulden reddettiği için platformun iddiaları esas yönünden incelenmemiş, bölge adliye mahkemesi de yalnızca görev değerlendirmesi yapmıştır.

Tüketici mahkemesinde arabuluculuk şartı var mı?

6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesine göre tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda, kanunda sayılan istisnalar dışında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Somut dosyada platformun ilk davası da bu şartın yokluğu nedeniyle usulden reddedilmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serinin diğer kararları Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Bedesten / mevzuat.adalet.gov.tr üzerinden yayımlanan bölge adliye mahkemesi karar metninden derlenmiştir. Karar, temyiz yolu açık olarak verilmiş bir istinaf kararıdır ve Yargıtay denetiminden geçip geçmediği karar metninden anlaşılmamaktadır. Görevli mahkemenin belirlenmesi; tarafların sıfatına, sözleşmenin niteliğine, işlemin amacına ve dava tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre her dosyada farklı sonuç doğurabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu