Emsal KararlarForex HukukuKripto Hukuku

Fan Token’da Haksız Rekabet – İst. BAM 43. HD 2026/1478

Bir spor kulübünün adını taşıyan dijital varlığı piyasaya sürmek için bir teknoloji şirketiyle sözleşme imzalanır, ön satışlar başlar ve yüzlerce kişi token almak için sıraya girer. Birkaç ay sonra kulüp sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini bildirir; iki gün sonra da bir kripto varlık alım satım platformuyla anlaşarak kendi adını taşıyan yeni bir “fan token” çıkaracağını duyurur. İlk şirket, platformun kulübü sözleşmeyi bozmaya yönelttiğini ileri sürerek haksız rekabet davası açar. Peki tarihlerin birbirine bu kadar yakın olması, yöneltme eyleminin ispatı için yeterli midir?

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 14.07.2026 tarihli ve E.2023/543, K.2026/1478 sayılı kararıyla, haksız rekabetin tespiti ve men’i istemiyle açılan davayı reddeden ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, kripto platformunun kulübü sözleşmeyi sona erdirmeye yönelttiğine veya gizlilik hükümlerinin ihlal edildiğine ilişkin dosyada delil bulunmadığını belirtmiştir.

Kısa özet: Davacı şirket, bir spor kulübüyle “İsim Hakkının Kullanılması ve Dijital Varlık Oluşturma Hizmeti” sözleşmesi imzalamış ve kulüp adıyla bir dijital varlık oluşturmuştur. Kulüp 02.11.2021 tarihli noter ihtarnamesiyle sözleşmeyi feshetmiş, 04.11.2021’de bir kripto varlık platformuyla anlaşmış ve yeni bir fan token duyurulmuştur. Davacı, TTK m.55/1-b kapsamında sözleşmeyi sona erdirmeye yöneltme ve gizliliğin ihlali iddiasıyla haksız rekabetin tespitini ve men’ini istemiştir. İlk derece mahkemesi ve Daire, iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddini yerinde bulmuştur. Feshin haklı olup olmadığı ve tazminat ayrı bir davada görülmektedir.

🪙 Kulüp adıyla dijital varlık sözleşmesi

Karardan anlaşıldığı kadarıyla davacı şirket ile bir spor kulübü arasında önce bir ön protokol, ardından 06.04.2021 tarihli “İsim Hakkının Kullanılması ve Dijital Varlık Oluşturma Hizmeti Sözleşmesi” imzalanmıştır. Bu sözleşmeye göre kulübün adı kullanılarak bir dijital varlık oluşturulacak ve bu varlık 24 ay süreyle yalnızca davacının belirlediği borsalarda ve mobil uygulamalarda işlem görecektir.

Davacı, sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirdiğini, dijital varlığın ön satışının yapıldığını ve 735 kişinin ön alıma katıldığını ileri sürmüştür. Kulüp ise sözleşmenin yalnızca dijital varlık oluşturmaktan ibaret olmadığını, davacının isim hakkı kullanımı ve diğer taahhütlere ilişkin asli ve fer’i yükümlülüklerini kesin vadelerde yerine getirmediğini savunmuştur.

📅 Fesih, yeni anlaşma ve ihtarnameler

Uyuşmazlığın zaman çizelgesi kararda şu şekilde yer almaktadır:

TarihGelişme
06.04.2021Davacı ile kulüp arasında isim hakkı ve dijital varlık oluşturma sözleşmesi
02.11.2021Kulübün noter ihtarnamesiyle sözleşmeyi tek taraflı feshi
04.11.2021Kulüp ile kripto varlık alım satım platformu arasında sözleşme; yeni fan token duyurusu
05.11.2021Davacının platforma ve kulübe ayrı ayrı gönderdiği ihtarnameler
19.11.2021Platformun cevabi ihtarnamesi

Davacı, ihtiyati tedbir yoluyla yeni dijital varlığın ön satışının ve satışının durdurulmasını, dava sonunda ise haksız rekabetin tespitini, men’ini ve kararın gazetede ilanını talep etmiştir. Davacıya göre en büyük zararı, takımına destek olmak amacıyla küçük birikimleriyle ilk token’ı alan ön alım katılımcıları görecektir.

🛡️ Platformun ve kulübün savunmaları

Davalı kripto platformu, kulüp ile davacı arasındaki gizli sözleşme hükümlerinden haberdar olmadığını, kulübü feshe yönelttiğini gösteren tek bir delil bulunmadığını ve yaklaşık 15 kulüple benzer fan token sözleşmesi olduğunu savunmuştur. Platforma göre kulüplerin bu tür bir talep için kendisine başvurması olağandır; nispi nitelikteki bir sözleşmenin tarafı olmayan platforma bu sözleşmeden sorumluluk yüklenemez.

Davalı kulüp ise öncelikle davacının tespit davası açmakta güncel hukuki yararı bulunmadığını, eda davası açılması gerektiğini ileri sürmüştür. Kulübe göre platformla yapılan iş birliği, davacıyla olan sözleşmenin haklı nedenle sona ermesinden sonra gerçekleşmiştir ve 735 kişinin zarar gördüğüne dair somut delil yoktur.

🏛️ İlk derece mahkemesinin değerlendirmesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 22.12.2022 tarihli ve 2021/783 Esas, 2022/964 Karar sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Mahkeme, uyuşmazlığın konusunun feshin haklılığı değil, platformun kulübü sözleşmeyi sona erdirmeye yöneltip yöneltmediği olduğunu belirlemiştir. Sunulan sözleşme, ihtarnameler, sosyal medya paylaşımları ve müzekkere cevapları birlikte değerlendirildiğinde, 6102 sayılı TTK’nın 55/1-b bendi anlamında bir yöneltme davranışının ispat edilemediği sonucuna varılmıştır.

Davacı istinaf dilekçesinde; platform ile kulüp arasındaki sözleşmenin, fesih bildirimi davacıya ulaşmadan 04.11.2021’de imzalandığını, dijital varlık iş birliği ve sponsorluk anlaşmalarının bir günde veya bir haftada yapılamayacağını, ön satışların kamuoyunca bilindiğini ve basiretli bir tacir olan platformun bundan habersiz olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

📎 Karar metni: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin kararı, Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) üzerinde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimdir.

⚖️ Dairenin gerekçesi: haksız rekabet ve ispat yükü

Daire önce haksız rekabetin çerçevesini çizmiştir. TTK m.54/2’ye göre rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerde aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. TTK m.55, haksız rekabet hâllerini örnek olarak saymaktadır; (b) bendi “sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek” hâlini düzenler. TTK m.56 ise tespit, men, maddi durumun ortadan kaldırılması ve tazminat gibi dava türlerini öngörür.

Kararda dava türlerine göre aranan unsurlar şöyle ayrılmıştır:

  • Haksız rekabetin varlığı için rekabet ilişkisi, yarar sağlama, kusur ve zarar şart değildir.
  • Tespit, men ve eski hâle iade davalarında kusur aranmaz; zararın varlığı da dava şartı değildir.
  • Tazminat davalarında ise davalının kusuru aranır ve zarar belirleyici rol oynar.
  • İspat yükü bakımından TMK m.6 ve HMK m.190/1 uygulanır; haksız fiillerde TBK m.50 uyarınca zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla yükümlüdür.

Daire, somut uyuşmazlıkta davacının iki eyleme dayandığını tespit etmiştir: platformun kulübü sözleşmeyi feshe yöneltmesi ve davacı ile kulüp arasındaki sözleşmenin gizlilik hükümlerine aykırı bilgi paylaşımı yapılması. Dosyaya toplanan delillerin bu eylemlerden hiçbirini ispatlamadığı, TTK m.54 kapsamında dürüstlük kuralına aykırı bir davranışın da ispat edilmediği belirtilmiştir. Bu nedenle davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş ve istinaf başvurusu HMK m.353/1-b-1 uyarınca esastan reddedilmiştir.

Kararda, davacının ileri sürdüğü tarih yakınlığına ve sektörün işleyişine ilişkin istinaf sebepleri ayrıca tartışılmamış; sonuç, ispat edilen bir yöneltme veya gizlilik ihlali bulunmamasına dayandırılmıştır. Başka bir deyişle, fesih ile yeni anlaşma arasındaki iki günlük süre, tek başına yöneltme eyleminin varlığını gösteren bir delil olarak kabul edilmemiştir.

🔀 İki ayrı dava: fesih uyuşmazlığı ve haksız rekabet

Kararın dikkat çeken yönlerinden biri, aynı olaydan doğan iki uyuşmazlığın birbirinden ayrılmasıdır. Kulübün feshinin haklı olup olmadığı ve buna bağlı tazminat talebi, eldeki davadan sonra açılan ve İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2021/832 Esas sırasında görülen ayrı bir davanın konusudur. Eldeki dava ise sözleşmenin tarafı olmayan platformun davranışlarının haksız rekabet oluşturup oluşturmadığıyla sınırlıdır.

Bu ayrımın sonucu olarak:

  • Kulübün sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı, platform yönünden haksız rekabetin varlığını kendiliğinden göstermemektedir.
  • Platformun sorumluluğu için, kulübü sözleşmeyi sona erdirmeye yönelttiğinin veya gizli bilgilerden yararlandığının ayrıca ispatı gerekmektedir.
  • Davacının ön alım katılımcılarının zarar göreceğine ilişkin iddiası, tespit ve men davasında haksız rekabet unsurunun yerine geçmemiştir.

Kripto varlık sektöründe sözleşme ve ön satış uyuşmazlıklarının farklı bir boyutu için kripto ön alım bedelinin iadesinde yetkili mahkeme yazısına, haksız rekabetin sosyal medyadaki görünümü için ise sosyal medyada ürün kötüleme yazısına bakılabilir.

🆕 Kripto varlık mevzuatı açısından not

Uyuşmazlığa konu sözleşmeler 2021 yılında yapılmıştır. O tarihten sonra, 26.06.2024 tarihli 7518 sayılı Kanunla 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 3. maddesine “kripto varlık”, “platform”, “cüzdan” ve “kripto varlık hizmet sağlayıcı” tanımları eklenmiştir. Bu tanımlara göre kripto varlık, dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıklardır; platform ise kripto varlık alım satım, ilk satış ya da dağıtım, takas, transfer ve bunların gerektirdiği saklama işlemlerinin gerçekleştirildiği kuruluşlardır.

Daire kararı bu düzenlemelere dayanmamış, uyuşmazlığı TTK’nın haksız rekabet hükümleri çerçevesinde çözmüştür. Bununla birlikte, kulüp adıyla çıkarılan token’ların ilk satış ve dağıtım süreçleri artık sermaye piyasası mevzuatındaki tanımlarla da ilişkilidir. Benzer projelerde sözleşme tarafları arasındaki uyuşmazlıklar ile kripto platformunun üçüncü kişi olarak sorumluluğu, bu karardaki gibi ayrı hukuki temellerde değerlendirilebilecektir.

❓ Merak edilenler

Daire kulübün feshini haklı buldu mu?

Hayır, Daire bu konuda bir değerlendirme yapmamıştır. Feshin haklı olup olmadığı ve tazminat talebi, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ayrı davanın konusudur. Eldeki karar yalnızca platformun haksız rekabet sorumluluğuna ilişkindir.

Haksız rekabetin tespiti için zarar şart mı?

Kararda belirtildiğine göre tespit, men ve eski hâle iade davalarında zararın varlığı dava şartı değildir ve kusur aranmaz. Zarar ve kusur, tazminat davalarında belirleyicidir. Ancak her durumda haksız rekabet oluşturan eylemin kendisinin ispatı gerekir.

Fesihten iki gün sonra yeni anlaşma yapılması neden yeterli görülmedi?

Daire, dosyadaki delillerin platformun kulübü sözleşmeyi sona erdirmeye yönelttiğini veya gizli bilgileri kullandığını göstermediğini belirtmiştir. Tarih yakınlığına dayanan istinaf sebepleri, yöneltme eylemini ispatlayan bir delil olarak kabul görmemiştir.

Karar kesinleşti mi?

Karar metninde, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildiği belirtilmiştir. Kesinleşme durumu temyiz başvurusunun yapılıp yapılmamasına bağlıdır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serinin diğer yazıları Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin Bedesten üzerinde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, bir dijital varlık sözleşmesi sonrasında kripto platformu aleyhine açılan haksız rekabet davasına ilişkin tek bir istinaf kararına dayanır; karara karşı temyiz yolu açık bırakılmıştır. Sözleşme içeriği, yazışmalar ve delil durumu farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu