Emsal KararlarForex HukukuForex Mahkeme Kararları

Forex’te Stop-Out ve Spread – Yargıtay 11. HD 2025/4543

Kaldıraçlı işlem sözleşmesinde “sürdürme teminatı başlangıç teminatının %50’sidir” yazıyorsa, yatırımcının pozisyonları tam bu seviyede mi kapatılmalıdır? Aracı kurum pozisyonları teminatın %10’una ya da %20’sine kadar açık tutup ancak o noktada kapatırsa, aradaki zarar kime aittir? Aynı dosyada yatırımcı bir de spread farkından yakınıyor: Kendisine 15 birimlik bir spread söylendiğini, ancak hesabında 27 birim uygulandığını ileri sürüyor. İki yıl sonra açılan tazminat davasında, sözleşmedeki “bir iş günü içinde yazılı itiraz” hükmü belirleyici hâle geliyor. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, kaldıraçlı alım satım işlemlerinden doğan bu uyuşmazlıkta derece mahkemelerinin ret kararını onamıştır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 25.06.2025 tarihli ve E.2024/5085, K.2025/4543 sayılı kararıyla, aracı kuruma karşı açılan tazminat davasını reddeden İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi kararını oy birliğiyle onamıştır. Dosyada belirleyici olan, sözleşmenin teminat takibini yatırımcıya yüklemesi, pozisyonları kapatmayı aracı kurum için bir yükümlülük değil hak olarak düzenlemesi ve spread değişikliklerine karşı öngörülen itiraz süresinin kullanılmamasıdır.

Kısa özet: Yatırımcı ile aracı kurum arasında “Kaldıraçlı Alım-Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi” imzalanmıştır. Yatırımcı, 2014 yılındaki işlemlerinde stop-out ve stop-loss ile kapanan pozisyonların piyasada görülmeyen fiyatlardan kapatıldığını, sözleşmedeki %50 sürdürme teminatı seviyesi yerine %10-20 seviyelerinde kapatma yapıldığını ve kendisine yüksek spread uygulandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 50.000,00 TL tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi bilirkişi heyeti raporuna dayanarak davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Yargıtay da kararı HMK 370/1 uyarınca onamıştır.

📉 Yatırımcının üç ayrı iddiası

Davacı yatırımcı, aracı kurum nezdinde açılan hesabında yaptığı işlemlerin fiyatlamalarında ve emirlerinde kayma olduğunu fark ettiğini, incelemesi sonucunda stop-out ve stop-loss ile kapanan pozisyonlarının tamamında kayma bulunduğunu, buna karşılık lehine sonuçlanan (take profit) hiçbir pozisyonda kayma yaşanmadığını ileri sürmüştür. Dava dilekçesinde verilen örneklerden birine göre, 1297.30 seviyesinden satılan 10 lot altın pozisyonu 14.07.2014 tarihinde saat 17:09’da 1308.29 seviyesinden stop-out olmuş; davacıya göre altın o gün ve saatte bu seviyeyi hiç görmemiştir. Bir başka örnekte, bir endeks kontratındaki pozisyon 08.08.2014 tarihinde 16.221 seviyesinden kapatılmış, davacı aynı gün başka bir aracı kurumda en düşük fiyatın 16.256 olduğunu tespit ettiğini belirtmiştir.

İkinci iddia, sözleşmenin 33. maddesine ilişkindir. Bu maddeye göre sürdürme teminatı, başlangıç teminat tutarının %50’si kadardır. Davacı, pozisyonlarının bu seviyede değil, başlangıç teminatının %20’si veya %10’u seviyesinde kapatıldığını ve bundan doğan zarardan aracı kurumun sorumlu olduğunu savunmuştur.

Üçüncü iddia spread farkıdır. Davacıya göre bulunduğu grup için Dolar/TL spreadi en fazla 15 olması gerekirken 27 uygulanmış, 30.07.2014 tarihli telefon görüşmesinde aracı kurum yetkilisi grubun spreadinin 15 olduğunu kabul etmiş, 02.05.2014 tarihli e-postada ise Dolar/TL işlemlerinde 8 spreadlik kampanya uygulanacağı bildirilmiştir.

🏦 Aracı kurumun savunması: dinamik spread ve likidite sağlayıcı

Aracı kurum, sözleşmenin kaldıraçlı işlemlere ilişkin esasları ayrıntılı biçimde düzenlediğini ve sözleşmenin 72. maddesi gereği ekindeki risk bildirim formuyla yatırımcının bilgilendirildiğini savunmuştur. Savunmaya göre fiyatlar aracı kurumun likidite sağlayıcısından alınmaktadır ve ne Sermaye Piyasası Kanunu’nda ne de SPK düzenlemelerinde diğer kurumlarla aynı fiyatı verme zorunluluğu vardır.

Spread konusunda aracı kurum, spreadin alış ve satış fiyatı arasındaki fark olduğunu, komisyon niteliği taşımadığını, likiditeye bağlı olarak özellikle önemli veri açıklamaları sırasında değişebildiğini belirtmiştir. Davacının işlem yaptığı ürünlerde sabit değil “dinamik spread” uygulandığı, sözleşmenin 41. maddesinde aracı kurumun swap ve spread oranlarını dilediği anda değiştirebileceğinin açıkça yazdığı da savunmada yer almıştır.

⚖️ İlk derece, istinaf ve Yargıtay

AşamaSonuç ve dayanak
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi (E.2019/482, K.2021/994)Ret. SPK alanında bilgi sahibi bilirkişiler ile bankacı bilirkişiden oluşan heyetin raporuna göre farklı spread uygulamak olağandır, spread aralığı için yasal bir sınır yoktur, uygulanan spread likidite firmasıyla uyumludur; stop-out konusunda yatırımcı sözleşmeyle yetki vermiştir.
İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi (E.2023/1489, K.2024/1107)İstinaf başvurusunun esastan reddi (HMK 353/1-b(1)).
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (E.2024/5085, K.2025/4543)24.06.2025’te duruşmalı inceleme; 25.06.2025’te HMK 370/1 uyarınca onama, oy birliği.

Yargıtay, davayı “doğru piyasa fiyatlarında işlem yapılmadığı, sözleşmede %50 olarak belirtilen stop-out seviyesine rağmen %10-20 oranlarında kapatma yapıldığı ve yüksek spread uygulandığı iddialarına dayalı, zarar ve yoksun kalınan kâr için açılmış belirsiz alacak davası” olarak nitelendirmiştir. Daire, ilk derece kararında isabetsizlik bulunmadığı ve istinaf başvurusunun esastan reddinin usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna varmıştır.

📎 Karar metni: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimdir, müşteri numarası çıkarılmıştır.

🧮 Sürdürme teminatı: yükümlülük mü, hak mı?

Davanın en dikkat çekici yönü, sözleşmedeki %50 oranının nasıl okunacağıdır. Davacı bu oranı aracı kurumun uyması gereken bir kapatma eşiği olarak görmüştür. Bölge adliye mahkemesi ise 33. maddeyi tek başına değil, onu izleyen maddelerle birlikte değerlendirmiştir:

  • Madde 32: Başlangıç teminatı, yeni bir pozisyon açabilmek için gereken asgari tutardır.
  • Madde 33: Sürdürme teminatı, açık pozisyonları sürdürebilmek için bulundurulması gereken ve başlangıç teminatının %50’si kadar olan tutardır.
  • Madde 34: Teminat bu seviyeye eşit veya altına düşerse aracı kurum, “yükümlülüğü olmamak ile birlikte”, açık pozisyonların tamamını veya bir kısmını likide etme hakkına sahiptir; teminatı takip etmek yatırımcıya aittir ve aksi hâlde doğacak zarardan yatırımcı sorumludur.
  • Madde 35: Teminat limitlerini takip edip gerektiğinde tamamlamak yatırımcının yükümlülüğüdür; aracı kurum eksik teminatın tamamlanmasını isteyebilir.

Bu hükümlerden hareketle bölge adliye mahkemesi, teminat takibini ve tamamlamayı sözleşmenin yatırımcıya yüklediğini, aracı kurumun eksik teminatın tamamlanmasını isteme yetkisi bulunsa da buna dair bir yükümlülüğü bulunmadığını tespit etmiştir. Sözleşme serbestisi ve imzalanan risk bildirim formu da dikkate alınarak, pozisyonların başlangıç teminatının %20’si veya %10’u seviyesinde kapatılması sözleşmeye aykırı görülmemiş; bu hükümlerin ilgili SPK tebliğlerine aykırı olmadığı da belirtilmiştir.

Sonuç olarak dosyada %50 eşiği, aracı kuruma kapatma hakkı veren alt sınır olarak değerlendirilmiş; bu eşiğin altına inildiğinde pozisyonları hemen kapatma borcu doğuran bir hüküm olarak okunmamıştır. Teminat açığının yatırımcı aleyhine sonuçları konusunda kaldıraçlı işlemde teminat açığı yazısında farklı bir uyuşmazlık incelenmiştir.

⏱️ Spread değişikliği ve bir iş günlük itiraz süresi

Spread iddiası bakımından bölge adliye mahkemesi, sözleşmenin 41. maddesindeki şu düzenlemeyi esas almıştır: Aracı kurum dilediği anda swap ve spread oranlarını değiştirebilir; değişiklik yatırımcıya bildirilir ve yatırımcı bildirimin alındığı tarihten itibaren 1 iş günü içinde yazılı olarak itiraz etmezse değişiklik taraflar arasındaki işlemlerde geçerli olur.

Bilirkişi raporlarıyla, aracı kurumun hesap ekstrelerini ve likidite sağlayıcıdan alınan işlem fiyatlarını davacıya e-posta ile gönderdiği tespit edilmiştir. Davacının sözleşmede öngörülen süre içinde itiraz etmediği, daha yüksek spread nedeniyle zarar gördüğünü fark ettiği anda itiraz edip düzeltme istemek yerine yaklaşık iki yıl sonra dava açtığı ve bu süreçte herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeden yeni işlemler yapmaya devam ettiği vurgulanmıştır. Mahkeme, bu tutumla zararın tazmininin istenmesini sözleşmeye aykırı bulmuştur.

🔎 Fiyat kayması iddiası ve SPK raporu

Davacı, SPK’ya şikâyette bulunmuş ve SPK Aracılık Faaliyetleri Dairesinin 31.07.2015 tarihli raporunu da delil olarak göstermiştir. Davacıya göre bu rapor, %50 sürdürme teminatına rağmen %10-20 seviyesinde kapatma yapılmasının sözleşmenin 33. maddesine aykırı olduğunu kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise aynı rapora ve bilirkişi raporlarına dayanarak şu tespitleri yapmıştır:

  • Aracı kurumun diğer aracı kurumlarla aynı fiyatı verme yükümlülüğü yoktur.
  • Davacının belirttiği işlemlerde verilen fiyatlar, aracı kurumun likidite sağlayıcısından aldığı fiyatlarla uyumludur.
  • Çerçeve sözleşmede ve SPK mevzuatında, aracı kurumun likidite sağlayıcısını ve aldığı fiyat bilgilerini müşterilerine açıklama zorunluluğu bulunmamaktadır.
  • Hesap ekstreleri sözleşme uyarınca e-posta ile gönderilmiştir.

İlk derece mahkemesi de zarar bakımından aracı kuruma yüklenebilecek bir kusur tespit edilemediğini, tazminat koşullarının oluşmadığını belirtmiştir. Platform fiyatlarına yönelik benzer bir tartışma, ani fiyat düşüşü bağlamında flash crash’te fiyat iddiası yazısında ele alınmıştır.

🧭 Kararın sınırları

Kararın kapsamını doğru belirlemek için birkaç noktanın altını çizmek gerekir. Birincisi, Yargıtay kendi gerekçesini kurmamış, derece mahkemelerinin değerlendirmesini isabetli bulmuştur. Bu nedenle %50 eşiğine ilişkin yorum, somut sözleşmenin 34. ve 35. maddelerindeki “yükümlülüğü olmamak ile birlikte” ve “takip yatırımcıya aittir” ifadelerine dayanmaktadır. Farklı kaleme alınmış bir sözleşmede aynı sonucun çıkacağı söylenemez.

İkincisi, spread konusunda belirleyici olan, sözleşmedeki kısa itiraz süresi ile davacının ihtirazi kayıt koymadan işlemlere devam etmesidir. Kararda bu sürenin geçerliliği ya da genel işlem koşulu niteliği ayrıca tartışılmamıştır; mahkeme sözleşme serbestisi ilkesine ve hükümlerin SPK tebliğlerine aykırı olmadığı tespitine dayanmıştır.

❓ Merak edilenler

Stop-out, sürdürme teminatı ve başlangıç teminatı arasındaki fark nedir?

Kararda aktarılan sözleşme tanımlarına göre başlangıç teminatı yeni pozisyon açmak için gereken asgari tutar, sürdürme teminatı açık pozisyonları devam ettirmek için bulundurulması gereken tutardır. Stop-out ise aracı kurumun savunmasında, açık pozisyonların otomatik olarak kapandığı özsermaye seviyesi olarak tarif edilmiştir.

Mahkeme neden %10-20 seviyesinde kapatmayı sözleşmeye aykırı bulmadı?

Sözleşmenin 34. maddesi aracı kuruma pozisyonları “yükümlülüğü olmamak ile birlikte” likide etme hakkı tanımış, 35. maddesi teminatı takip edip tamamlama yükümlülüğünü yatırımcıya yüklemiştir. Bölge adliye mahkemesi bu nedenle %50 eşiğinde kapatma yapmamayı bir borca aykırılık olarak görmemiş, Yargıtay da kararı onamıştır.

Aracı kurum başka kurumlardaki fiyatları vermek zorunda mı?

SPK raporu ve bilirkişi raporlarına dayanan değerlendirmeye göre aracı kurumun diğer kurumlarla aynı fiyatı verme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu dosyada belirleyici ölçüt, verilen fiyatların aracı kurumun likidite sağlayıcısından aldığı fiyatlarla uyumlu olup olmadığıdır.

Karar kesin mi, dava ne kadar sürdü?

Dava İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/482 Esas sayılı dosyasında görülmüş, ilk derece kararı 2021 yılında verilmiş, istinaf 2024 yılında sonuçlanmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 25.06.2025 tarihinde kararı kesin olarak ve oy birliğiyle onamıştır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, sermaye piyasası ve kaldıraçlı işlemlerle ilgili diğer kararlar Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Onama kararı derece mahkemelerinin gerekçesine dayanmaktadır. Sözleşme hükümleri, itiraz süreleri, bilirkişi tespitleri ve fiyat kayıtları farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu