Emsal KararlarSigorta Hukuku

Kazınmış Şasi ve Güvence Hesabı – Yargıtay 4. HD 2026/5820

Trafik kazasında zarar verenin aracı hiç tescil edilmemişse, üstelik motor ve şasi numaraları kazınarak kimliği silinmişse, yaralanan kişinin başvurabileceği bir sigorta güvencesi kalır mı? Sigorta Tahkim Komisyonu nezdindeki İtiraz Hakem Heyeti, böyle bir motosiklet için poliçe düzenlenmesinin zaten mümkün olmadığını, bu nedenle Güvence Hesabının da sorumlu tutulamayacağını kabul etmişti. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ise bu yaklaşımı, Karayolları Trafik Kanunu ile Sigortacılık Kanunu’ndaki Güvence Hesabı düzenlemesi karşısında yerinde görmemiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 13.05.2026 tarihli ve E.2024/14524, K.2026/5820 sayılı kararıyla, motor ve şasi numarası kazınmış 98 cc’lik tescilsiz bir motosikletin yayaya çarpması sonucu doğan bedensel zarar için Güvence Hesabına yöneltilen başvurunun “pasif husumet yokluğu” gerekçesiyle reddedilemeyeceğine, işin esasına girilerek sonuca varılması gerektiğine oy birliğiyle hükmetmiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararını bozmuştur.

Kısa özet: 12.06.2023 tarihinde tescilsiz bir motosiklet yaya konumundaki davacıya çarpmış, davacı yaralanarak sürekli iş göremezliğe uğramıştır. Davacı, Güvence Hesabına karşı sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiş; talebini yargılama sırasında 1.232.565,39 TL’ye yükseltmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti başvuruyu, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan usulden reddetmiştir. İtiraz Hakem Heyeti raporu yönetmeliğe uygun bulmuş; ancak motosikletin motor ve şasi numarası kazınmış olduğundan poliçe düzenlenemeyeceğini, Güvence Hesabının sorumluluğu bulunmadığını belirterek başvuruyu pasif husumet yokluğundan reddetmiştir. Yargıtay, 50 cc üzerindeki motosikletlerin zorunlu trafik sigortası kapsamında olduğunu ve Sigortacılık Kanunu m.14/2-(ç) hükmünü hatırlatarak kararı bozmuştur.

🏍️ Kaza ve tazminat talebi

Karar metnine göre olay 12.06.2023 tarihinde meydana gelmiştir. Tescilsiz bir motosiklet, yaya konumundaki davacıya çarpmış; davacı yaralanmış ve kalıcı nitelikte iş gücü kaybına uğramıştır. Motosikletin trafik sigortası bulunmadığından davacı, zorunlu sigortaların bıraktığı boşluğu doldurmak üzere kurulan Güvence Hesabına yönelmiştir.

Başvuru, belirsiz alacak niteliğinde, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak yapılmıştır:

  • Sürekli iş göremezlik tazminatı için başlangıçta 1.000 TL,
  • Bakıcı gideri için başlangıçta 100 TL,
  • Yargılama sırasında talep toplam 1.232.565,39 TL‘ye yükseltilmiştir.

Karar metnine göre Güvence Hesabı vekili cevabında, açılan davanın haksız olduğunu belirterek reddini istemiştir; ayrıntılı bir savunma karar metnine yansımamıştır.

🧑‍⚖️ Hakem heyetlerinin iki farklı ret gerekçesi

Uyuşmazlık, sigorta tahkim sistemi içinde iki aşamadan geçmiş ve her iki aşamada da reddedilmiştir; ancak gerekçeler birbirinden tamamen farklıdır:

  1. Uyuşmazlık Hakem Heyeti: Davacının Güvence Hesabına yaptığı başvuru sırasında yönetmeliğe uygun olmayan bir maluliyet raporu sunduğunu, bu nedenle dava şartının yerine getirilmediğini kabul etmiş ve başvuruyu usulden reddetmiştir.
  2. İtiraz Hakem Heyeti: Davacının itirazı üzerine maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olduğunu tespit etmiştir. Bu yönüyle ilk gerekçe ortadan kalkmıştır. Ancak heyet, yaptığı araştırmada motosikletin motor ve şasi numarasının kazınmış olduğunu belirlemiş; bu durumda araç için sigorta poliçesi düzenlenmesine imkân bulunmadığını, dolayısıyla Güvence Hesabının sorumluluğunun doğmayacağını belirterek başvuruyu pasif husumet yokluğu nedeniyle reddetmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yaklaşımı, özetle “poliçe yapılamayan araç için Güvence Hesabı da devreye girmez” düşüncesine dayanmaktadır. Kararı davacı vekili temyiz etmiş, dosya Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin önüne gelmiştir.

📄 Temyizde ileri sürülen “çalıntı araç” iddiası

Davacı vekili temyiz dilekçesinde, olaya karışan motosiklet hakkında bir asliye ceza mahkemesinde “resmî belgeyi bozmak, gizlemek, yok etmek” suçlaması kapsamında yargılama yürütüldüğünü ve suç konusu eşyanın söz konusu motosiklet olduğunu ileri sürmüştür. Davacı tarafa göre ceza dosyası getirtildiğinde motosikletin çalıntı olduğu anlaşılacak, bu da Sigortacılık Kanunu uyarınca Güvence Hesabının sorumluluğunu doğuracaktır.

Bu iddia, kararın dayandığı Sigortacılık Kanunu m.14/2-(ç) hükmü ile doğrudan bağlantılıdır; zira bu bent, çalınmış veya gasp edilmiş araçların karıştığı kazaları özel olarak düzenlemektedir.

⚖️ 4. Hukuk Dairesinin gerekçesi

Daire, uyuşmazlığı “tescilsiz motosikletin yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucunda oluşan bedensel zararın tazmini” olarak nitelendirmiş ve şu değerlendirmelerde bulunmuştur:

  • Motosikletin niteliği: Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi gereğince 50 cc’nin üzerindeki motosikletler motorlu araç sınıfına girer ve zorunlu trafik sigortası yaptırmaları zorunludur. Olaydaki motosiklet 98 cc’dir.
  • Güvence Hesabının kapsamı: Sigortacılık Kanunu m.14/2-(ç)’ye göre çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hâllerde kişiye gelen bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabilir.
  • Sabit olgular: Motosikletin motor ve şasi numarasının kazınmış olduğu ve davacının bu araç nedeniyle bedensel zarara uğradığı dosya kapsamında sabittir.
  • Sonuç: Bu durumda işin esasına girilip sonuca varılması gerekirken başvurunun pasif husumet yokluğundan reddi doğru görülmemiştir.

Daire, davacı vekilinin temyiz itirazlarını kabul ederek İtiraz Hakem Heyeti kararını bozmuş, peşin alınan harcın istek hâlinde davacıya iadesine ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine oy birliğiyle karar vermiştir. Kararın, Güvence Hesabının tazminat ödemekle yükümlü olduğunu kesin biçimde belirlemediği; esasa ilişkin inceleme yapılmasını istediği de ayrıca belirtilmelidir.

📎 Karar metni: Kararın tam metni Yargıtay Karar Arama sisteminden alınmıştır; taraf adları kaynakta anonimdir.

🛡️ Güvence Hesabı hangi zararları karşılar?

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesine göre Güvence Hesabı, Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde oluşturulur ve zorunlu sorumluluk sigortalarına ilişkin belirli durumlarda doğan zararları, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat tutarlarına kadar karşılar. Mevzuat Bilgi Sistemindeki güncel metne göre maddenin ikinci fıkrası şu hâlleri sayar:

  • (a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar,
  • (b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar,
  • (c) Sigorta şirketinin ruhsatlarının iptali ya da iflası hâlinde ödemekle yükümlü olduğu maddi ve bedensel zararlar,
  • (ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, işletenin Karayolları Trafik Kanunu uyarınca sorumlu tutulmadığı hâllerde kişiye gelen bedensel zararlar,
  • (d) Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca Yeşil Kart uygulamaları için yapılacak ödemeler.

Kanun ayrıca Cumhurbaşkanına, gerekli görülen hâllerde eşyaya gelen zararların kısmen veya tamamen hesaptan karşılanmasına karar verme yetkisi tanımaktadır. Görüldüğü gibi hesabın temel işlevi, sigortasız, tespit edilemeyen veya çalıntı araçların yol açtığı bedensel zararlarda zarar göreni güvencesiz bırakmamaktır. Somut kararda Daire, aracın tescilsiz olması ve kimlik bilgilerinin silinmiş bulunmasının bu güvenceyi baştan ortadan kaldıran bir husumet engeli olmadığını kabul etmiştir.

🔍 Delil ve ispat bakımından öne çıkanlar

Karar kısa olmakla birlikte, dosyada belirleyici rol oynayan deliller açıkça görülmektedir:

  1. Maluliyet raporunun yönetmeliğe uygunluğu: Uyuşmazlık Hakem Heyeti aşamasında ret gerekçesi olan bu husus, İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine çözülmüştür. Maluliyet raporlarının hangi yönetmeliğe göre düzenleneceği sorununun farklı bir görünümü için serideki çocuk yolcunun maluliyet raporu kararı incelenebilir.
  2. Aracın teknik özellikleri: Motosikletin silindir hacminin 98 cc olması, zorunlu trafik sigortası kapsamında bulunduğunun tespiti bakımından Daire gerekçesinde doğrudan yer almıştır.
  3. Kazınmış motor ve şasi numarası: İtiraz Hakem Heyetince ret gerekçesi yapılan bu olgu, Yargıtay’ın değerlendirmesinde Güvence Hesabının sorumluluğunu araştırmayı gerektiren bir veri olarak ele alınmıştır.
  4. Ceza dosyası: Davacı tarafın temyizde dayandığı ve motosikletin çalıntı olduğunu gösterdiği ileri sürülen ceza yargılaması, esasa girilecek incelemede önem taşıyabilecek bir delil olarak temyiz dilekçesinde gösterilmiştir.

📌 Kararın uygulamaya etkisi

  • Poliçe yapılamaması husumet engeli değildir: Aracın tescil edilememesi ve bu nedenle poliçe düzenlenememesi, Güvence Hesabına yöneltilen bedensel zarar başvurusunun husumetten reddi için yeterli görülmemiştir.
  • Silindir hacmi belirleyicidir: 50 cc’nin üzerindeki motosikletlerin motorlu araç sayıldığı ve sigorta zorunluluğuna tabi olduğu vurgulanmıştır; bu tespit, küçük hacimli motosikletlerin karıştığı kazalarda da tartışma konusu olabilecek bir ölçüttür.
  • Esasa girme zorunluluğu: Bozma sonrasında kusur, maluliyet oranı ve tazminat hesabı gibi esasa ilişkin konuların incelenmesi gerekecektir.
  • Rücu ilişkisi ayrı bir meseledir: Güvence Hesabının ödeme yapması hâlinde sorumlulara rücu imkânı Kanun ve yönetmelikte düzenlenmiş olup bu kararın konusu değildir. Trafik sigortasında rücu uyuşmazlıklarına ilişkin bir örnek olarak serideki ehliyetsiz sürücüde malike rücu kararı okunabilir.

❓ Akla gelen sorular

Yargıtay, Güvence Hesabının tazminat ödemesine mi karar verdi?

Hayır. Daire, başvurunun pasif husumet yokluğu gerekçesiyle reddedilmesini doğru bulmamış ve işin esasına girilerek sonuca varılması gerektiğini belirtmiştir. Tazminatın varlığı ve miktarı, bozmadan sonra yapılacak incelemeyle belirlenecektir.

Motosikletin silindir hacmi neden önemliydi?

Daire, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesine atıfla 50 cc’nin üzerindeki motosikletlerin motorlu araç sınıfına girdiğini ve zorunlu trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğunu belirtmiştir. Olaydaki motosiklet 98 cc olduğundan bu kapsamda değerlendirilmiştir.

İlk başvuru neden maluliyet raporu yüzünden reddedilmişti?

Uyuşmazlık Hakem Heyeti, Güvence Hesabına yapılan başvuruda sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını ve dava şartının yerine getirilmediğini kabul etmişti. İtiraz Hakem Heyeti ise raporun ilgili yönetmeliğe uygun olduğunu tespit ederek bu gerekçeyi benimsememiştir.

Güvence Hesabı araçtaki maddi hasarı da karşılar mı?

Sigortacılık Kanunu m.14/2’deki hâllerin önemli bir kısmı yalnızca bedensel zararları kapsar; eşyaya gelen zararların hesaptan karşılanması Cumhurbaşkanı kararına bağlanmıştır. Somut dosyada talep, yayanın uğradığı bedensel zarara ilişkin sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden ibarettir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, sigorta ve trafik alanındaki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan karar metninden derlenmiştir. Karar, davacı vekilinin temyizi üzerine İtiraz Hakem Heyeti kararını bozan bir karardır; Güvence Hesabının ödeme yükümlülüğü ve tazminat miktarı bozmadan sonra yapılacak incelemeyle belirlenecektir. Güvence Hesabının sorumluluğu; aracın niteliğine, sigorta durumuna, çalıntı olup olmadığına, kaza tarihinde geçerli teminat tutarlarına ve başvuru belgelerine göre her dosyada farklı sonuç doğurabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu