Emsal Kararlarİcra Hukuku

Reddedilen Satış Talebi ve Haciz – Yargıtay HGK 2026/331

Haczedilen bir malın üzerindeki haciz, alacaklı süresinde satış istemezse kalkar. Peki alacaklı süresinde satış ister, avansı da yatırır, fakat icra müdürü bu talebi reddederse ne olur? Ret kararına karşı şikâyet yoluna gidilmemişse haciz düşmüş müdür? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, on üç iş makinesinin satış bedelinin paylaştırılmasına ilişkin bir sıra cetveli uyuşmazlığında bu soruyu cevaplamış, aynı kararda kısa kararla yapılan tefhimin temyiz süresine etkisini de ele almıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 13.05.2026 tarihli ve E.2025/785, K.2026/331 sayılı kararıyla, önce kendi verdiği süre ret kararını karar düzeltme yoluyla kaldırmış, ardından icra mahkemesinin direnme kararını bozmuştur. Genel Kurula göre süresinde satış isteyip avansı yatıran alacaklının talebinin icra müdürünce reddedilmesi, haczin düşmesi sonucunu doğurmaz; bu alacaklının sıra cetveline dâhil edilmesi gerekir.

Kısa özet: Bir şirketin iş makineleri farklı alacaklılar tarafından haczedilmiş, makineler satılmış ve Ankara 6. İcra Müdürlüğü 31.07.2013 tarihli sıra cetvelinde satış bedelinin tamamını müflis bir katılım bankasının dosyasına ayırmıştır. Şikâyetçi alacaklı, bankanın süresinde geçerli bir satış talebi bulunmadığını ve haczinin düştüğünü ileri sürmüştür. Bankanın 24.11.2008 tarihli satış talebi, 200,00 TL avans yatırılmış olmasına rağmen icra müdürünce reddedilmiş; banka bu ret kararını şikâyet etmemiştir. İcra mahkemesi haczin düştüğünü kabul ederek iki kez direnmiş, Hukuk Genel Kurulu ise ret kararının satış talebini geçersiz kılmadığını belirterek direnme kararını bozmuştur.

🚜 İş makineleri, iki satış ve bir sıra cetveli

Şikâyetçi alacaklı, borçlu bir inşaat şirketi hakkında Ankara 6. İcra Müdürlüğünde takip başlatmış ve şirkete ait on üç parça iş makinesini haczettirmiştir. Satış, talimat yoluyla Ümraniye İcra Müdürlüğünce yapılmış; ancak borçlu şirketin satıştan sonra iflasına karar verildiği gerekçesiyle bu satışlar icra mahkemesince iptal edilmiştir. Yeniden yapılan satışlarda 15.06.2013 tarihinde iki, 01.07.2013 tarihinde dört iş makinesi satılmış ve satış kesinleşmiştir.

Ankara 6. İcra Müdürlüğü 31.07.2013 tarihli sıra cetvelinde, alacaklı bankanın haczinin devam ettiği gerekçesiyle satış bedellerinin tamamını bankanın dosyasına ayırmıştır. Şikâyetçi, bankanın haciz tarihinden itibaren kanuni süre geçtikten sonra satış istediğini, dolayısıyla haczinin düştüğünü ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini istemiştir.

Bankanın dosyasındaki olgular, Genel Kurulun tespitine göre şöyledir: Takip, 30.01.2006 tarihli ihtiyati haciz kararına ve kambiyo senedine dayanmaktadır. İhtiyati haciz 10.02.2006 tarihinde kesin hacze dönüşmüştür. Borçlunun açtığı iflas erteleme davasında 15.05.2006 tarihinde icra takiplerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir verilmiş, bu tedbir 10.06.2008 tarihinde kaldırılmıştır. Banka 24.11.2008 tarihinde satış talebinde bulunmuş ve 200,00 TL satış avansı yatırmıştır. İcra müdürlüğü aynı gün, taşınırlar üzerinde başka dosyalardan konulmuş hacizler bulunduğunu ve İİK 100’deki bilgilerin toplanması gerektiğini belirterek satış talebini reddetmiş, yatırılan avansın depo edilmesine karar vermiştir.

⏳ On iki yıla yayılan yargılama

Dosya, ilk icra mahkemesi kararından Hukuk Genel Kurulunun son kararına kadar uzun bir yol izlemiştir:

  • 27.03.2014: Ankara 12. İcra (Hukuk) Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak bankanın geçerli bir satış istemi bulunmadığını, hacizlerinin düştüğünü kabul etmiş ve sıra cetvelini iptal etmiştir.
  • 08.03.2016: Kapatılan 23. Hukuk Dairesi kararı oy çokluğuyla bozmuştur. Daireye göre süresinde satış istenip avans yatırıldıktan sonra talebin reddedilmesi haczi düşürmez; ayrıca alacaklı sıfatı olmayan borçlu şirket aleyhine hüküm kurulması da hatalıdır.
  • 10.05.2018: İcra mahkemesi önceki gerekçesini tekrar ederek direnmiştir.
  • 02.06.2022: Hukuk Genel Kurulu, direnme kararında denetlenebilir bir gerekçe bulunmadığı için kararı usulden bozmuştur.
  • 31.03.2023: İcra mahkemesi gerekçeli biçimde ikinci kez direnmiştir. Mahkeme, dosyada 2008-2010 yılları arasında birden fazla avans yatırıldığını, ancak satış taleplerinin reddine ilişkin kararlar şikâyet edilmediğinden usulüne uygun bir satış kararı bulunmadığını kabul etmiştir.
  • 17.09.2025: Hukuk Genel Kurulu, alacaklı bankanın temyiz dilekçesini süreden reddetmiştir.

Banka bu karara karşı karar düzeltme yoluna başvurmuştur; ilk hüküm 2014 tarihli olduğundan İİK’nın eski temyiz ve karar düzeltme hükümleri uygulanmıştır.

📎 Karar metni: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimdir, doktrin atıfları çıkarılmıştır.

🕰️ Önce usul: kısa karar ve temyiz süresi

Genel Kurul 2025 tarihli kararında, icra mahkemesinin 31.03.2023 tarihinde banka vekilinin yüzüne karşı verdiği kısa kararla temyiz süresinin başladığını, 17.04.2023 tarihli temyizin ise on günlük süreden sonra yapıldığını kabul etmişti. Karar düzeltme incelemesinde bu sonuç değiştirilmiştir.

Genel Kurul, icra mahkemelerinde basit yargılama usulünün uygulandığını hatırlatarak HMK 321/2’ye dayanmıştır. Bu hükme göre kararın tefhimi, hükme ilişkin tüm hususların gerekçesiyle birlikte açıklanmasıyla gerçekleşir; zorunlu hâllerde yalnız hüküm özeti tutanağa yazdırılabilir, ancak bu durumda gerekçeli karar en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkarılmalıdır. Genel Kurula göre:

  • Hükmün tüm unsurları ve gerekçesiyle açıklanmadığı durumda kanunun aradığı nitelikte bir tefhim yoktur.
  • Bu hâlde geçerli bildirim yolu gerekçeli kararın tebliğidir ve temyiz süresi tebliğden başlar.
  • Anayasa’nın 40. maddesi, kanun yolu süresinin hangi tarihten başlayacağının anlaşılır biçimde gösterilmesini de gerektirir.

Somut olayda kısa kararda hüküm sonucunun tüm unsurları gösterilmemiş ve gerekçe açıklanmamıştır. Bu nedenle tebliğden önce yapılan temyiz başvurusu süresinde sayılmış, süre ret kararı ikinci görüşmede oy çokluğuyla kaldırılmıştır. Kanun yolu süresinin tefhimden başlatılmasını mahkemeye erişim hakkı yönünden inceleyen bir Anayasa Mahkemesi kararı için istinaf süresi tefhimden başlar mı yazısına bakılabilir.

⚖️ Esas: satış talebinin reddi haczi düşürür mü?

Uyuşmazlık, bankanın satış tarihi itibarıyla hacizlerinin ayakta olup olmadığıdır. Genel Kurul önce sıra cetveline yapılan şikâyet veya itirazda şikâyetçinin haczinin ayakta olması gerektiğini, haczin hangi hâllerde düşeceğinin bu nedenle önem taşıdığını belirtmiştir. Ardından şu ilkeleri ortaya koymuştur:

  1. Satış talebi bir icra takip işlemi değil, taraf işlemidir. Hacizli malın satılabilmesi için alacaklının talepte bulunması gerekir.
  2. Alacaklı kanuni süre içinde satış ister ve giderleri peşin öderse, icra müdürü usulüne uygun bu talebi kabul etmekle yükümlüdür. Kıymet takdirinin yapılmadığı gerekçesiyle veya başka sebeplerle talebi reddedemez.
  3. Süresinde satış istenmiş ve az da olsa avans yatırılmışsa, ret kararı satış talebindeki haklılığı ortadan kaldırmaz; yalnızca satışın o an için fiilen yapılmayacağına dair bir tespitten ibarettir.
  4. İİK 106’da, talebin icra müdürlüğünce reddedilmesi hâlinde geçerliliğini kaybedeceğine dair bir hüküm yoktur.
  5. Ret işleminin iptali için şikâyet yoluna gidilmemiş olması, geçerli bir satış talebinin bulunmadığı sonucunu doğurmaz; alacaklı bu işlemin haksızlığını icra mahkemesinde savunma yoluyla ileri sürebilir.

Son ilke için Genel Kurul, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.02.2018 tarihli ve 2016/4 Esas, 2018/1 Karar sayılı kararına dayanmıştır. Bu çerçevede, iflas erteleme davasındaki ihtiyati tedbir süresi de dikkate alındığında bankanın süresinde satış isteyip avansı yatırdığı ve ilk sırada bulunan 10.02.2006 tarihli kesin haczinin ayakta olduğu kabul edilmiştir. Şikâyetin reddi gerekirken kabulü doğru bulunmamış, direnme kararı bozulmuştur.

🔍 Avansın hiç yatırılmadığı hâllerden farkı

Karar, satış avansının eksik veya hiç yatırılmadığı dosyalardaki sonuçla karıştırılmamalıdır. Genel Kurul, satış talebinde bulunan alacaklının giderleri peşin yatırması gerektiğini, süresi içinde satış istenmesine rağmen avanslar süresinde yatırılmazsa satış istenmemiş sayılacağını ve haczin düşeceğini de aynı kararda tekrar etmiştir. Belirleyici ayrım şudur:

DurumHaczin akıbeti
Süresinde satış istenmemişİİK 110 uyarınca haciz kalkar
Süresinde istenmiş, avans yatırılmamışTalep yapılmamış sayılır, haciz düşer
Süresinde istenmiş, avans yatırılmış, icra müdürü reddetmişTalep geçerliliğini korur, haciz ayaktadır (HGK 2026/331)

Avansın tamamlanmaması nedeniyle haczin düştüğünü kabul eden bir başka Genel Kurul kararı için satış avansı eksikse haciz düşer yazısına, avans yatırılmadan yapılan satış talebinden sonra gerçekleşen ihalenin akıbeti için süresinde satış istenmezse ihale yazısına bakılabilir. Sıra cetveline ilişkin farklı bir uyuşmazlık muvazaalı alacak ve sıra cetveli yazısında ele alınmıştır.

🆕 7343 sayılı Kanun sonrası İİK 106

Genel Kurul, hacizlerin tarihi nedeniyle olaya İİK’nın 6352 sayılı Kanun’la değişiklikten önceki hükümlerini uygulamıştır; o dönemde taşınırlar için satış isteme süresi bir yıldır. Bugün yürürlükte olan İİK 106 ise 24.11.2021 tarihli 7343 sayılı Kanun’la baştan düzenlenmiştir. Güncel metne göre:

  • Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir.
  • Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin yatırılması zorunludur; yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır.
  • Yatırılan miktar sonradan yetersiz kalırsa icra müdürü on beş günlük süre verir; eksik tamamlanmazsa talep yine vaki olmamış sayılır.

Kararda geçen “cüz’i de olsa avans yatırılması” ölçütü, giderlerin tamamının peşin yatırılmasını arayan güncel düzenleme karşısında yeni tarihli hacizlerde aynı biçimde uygulanmayabilir. Buna karşılık, usulüne uygun ve süresinde yapılmış bir talebin icra müdürünün ret kararıyla geçersiz hâle gelmeyeceğine ilişkin değerlendirme, kanunda bu yönde bir hüküm bulunmamasına dayandığından güncel uygulama bakımından da önem taşımaktadır.

❓ Sık sorulanlar

İcra müdürü satış talebini hangi gerekçeyle reddetmişti?

İcra müdürlüğü, satışı istenen taşınırlar üzerinde başka dosyalardan konulmuş hacizler bulunduğunu ve İİK 100’deki bilgilerin toplanması gerektiğini belirterek talebi reddetmiş, yatırılan avansın depo edilmesine karar vermiştir.

Ret kararına karşı yedi gün içinde şikâyet yapılmaması neden sonucu etkilemedi?

Genel Kurul, ret işleminin iptali için şikâyet yoluna gidilmemiş olmasının geçerli bir satış talebinin bulunmadığı anlamına gelmediğini, alacaklının bu işlemin haksızlığını icra mahkemesinde savunma yoluyla ileri sürebileceğini belirtmiş ve bu konuda İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararına dayanmıştır.

İflas erteleme tedbiri satış süresini nasıl etkiledi?

Borçlu hakkında 15.05.2006 tarihinde takiplerin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir verilmiş, tedbir 10.06.2008 tarihinde kaldırılmıştır. Genel Kurul, bu tedbir süresi dikkate alındığında bankanın 24.11.2008 tarihli satış talebinin kanuni süre içinde olduğunu kabul etmiştir.

Karar oy birliğiyle mi verildi?

Önceki süre ret kararının kaldırılmasına ilişkin karar, ilk görüşmede yeterli çoğunluk sağlanamadığından 18.02.2026 tarihli ikinci görüşmede oy çokluğuyla verilmiştir. Kararın sonunda ise 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildiği belirtilmiş, karar düzeltme yolu açık bırakılmıştır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim kanalları iletişim sayfasında, benzer kararlar Emsal Kararlar arşivinde bulunmaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Kararda hacizlerin tarihi nedeniyle İİK’nın değişiklikten önceki hükümleri uygulanmıştır; güncel İİK 106 satış giderlerinin tamamının peşin yatırılmasını aramaktadır. Bozma sonrası yargılamanın sonucu bilinmemektedir. Haciz tarihleri, avans durumu ve icra müdürlüğü işlemleri farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu