Emsal KararlarForex Hukukuİdare ve Kamu Personeli Hukuku

SPK Cezasında Kesintisiz Fiil – Danıştay 13. D 2025/3414

Bir aracı kurumun, Sermaye Piyasası Kurulunun yasakladığı bir payda iki gün boyunca internetten gelen müşteri emirlerini kabul etmesinden elde ettiği komisyon, dosyadaki iddiaya göre 21,30 TL’dir. Bu ihlal için kesilen idari para cezası ise 1.760.907,00 TL’dir. Aradaki farkın büyük kısmı tek bir hükümden doğar: 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 105. maddesinin ikinci fıkrası, kabahatin idari yaptırım kararından önce “birden çok” işlenmesi hâlinde cezanın iki kat artırılmasını öngörür. Peki farklı günlerde kabul edilen emirler, gerçekten birden çok kabahat midir?

Danıştay Onüçüncü Dairesi, 06.11.2025 tarihli ve E.2023/3743, K.2025/3414 sayılı kararıyla, cezalandırılan fiilin emir kabulleri değil “iç kontrol sisteminin yeterli ve etkin olmaması” olduğunu, bunun ihmal yoluyla işlenen kesintisiz tek bir fiil sayılacağını ve iki kat artırımın koşullarının oluşmadığını kabul ederek davayı reddeden kararları bozmuştur. Karar esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla ve kesin olarak verilmiştir.

Kısa özet: Sermaye Piyasası Kurulu, 07.01.2020 tarihli kararıyla bir faktoring şirketinin payında 08.01.2020’den itibaren altı ay süreyle internet üzerinden emir kabulünü yasaklamıştır. Davacı aracı kurum 06.02.2020 ve 07.02.2020’de bu payda internetten emir kabul etmiştir. Kurul, bunu Seri:V, No:68 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin üçüncü fıkrasına (iç kontrol) aykırılık sayarak 2020 yılı azami tutarı olan 586.969,00 TL’yi SPKn m.105/2 uyarınca iki kat artırmış ve 1.760.907,00 TL idari para cezası vermiştir. İdare Mahkemesi davayı reddetmiş, Bölge İdare Mahkemesi istinafı reddetmiştir. Danıştay, Kabahatler Kanunu m.15/2’deki “kesintisiz fiil tek sayılır” kuralına dayanarak iç kontrol eksikliğinin tek bir ihmali fiil olduğunu belirtmiş ve Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur.

🚦 Borsa tedbiri, Kurul yasağı ve iki günlük aykırılık

Karar metnindeki kronoloji iki ayrı tedbir kararının üst üste bindiğini gösteriyor:

  • 03.01.2020 – Borsa İstanbul tedbiri: İlgili payda 06.01.2020’den itibaren bir ay süreyle “Açığa Satış ve Kredili İşlem Yasağı”, “Brüt Takas” ve “İnternetten Emir İletilmesinin Kısıtlanması” önleyici tedbirleri uygulanmış; son tarih 05.02.2020 olarak belirlenmiştir.
  • 07.01.2020 – SPK kararı: Kurul, yatırım kuruluşlarının aynı payda 08.01.2020’den itibaren altı ay süreyle internet üzerinden emir kabul etmesini yasaklamıştır.
  • 06.02.2020 ve 07.02.2020 – Aykırılık: Borsa tedbirinin sona erdiği günün hemen ardından, fakat Kurulun altı aylık yasağı sürerken davacı aracı kurum bu payda internetten gelen emirleri kabul etmiştir.

İlk derece kararında ayrıca, Borsa tedbirinin geçerli olduğu dönemde, 06.01.2020 tarihinde iki müşterinin internet üzerinden ilettiği emirlerin de kabul edildiği belirtilmiştir. Davacı temyizde, 182 günlük tedbir süresi içinde yalnızca iki gün emir kabul edildiğini, hatanın fark edilir edilmez düzeltildiğini ve bu işlemlerden elde edilen komisyonun sadece 21,30 TL olduğunu ileri sürmüştür.

🧾 1.760.907,00 TL’ye nasıl ulaşıldı?

Kurul, isnat ettiği fiili doğrudan “yasaklı payda emir kabul etmek” olarak değil, aracı kurumun iç kontrol sisteminin yeterli ve etkin kontrol sağlayacak şekilde düzenlenmemesi olarak tanımlamıştır. Dayanak, Seri:V, No:68 sayılı Aracı Kurumlarda Uygulanacak İç Denetim Sistemine İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’in 5. maddesinin üçüncü fıkrasıdır: iç kontrol faaliyetleri, tespit edilen risklerin izlenmesine olanak verecek şekilde günlük faaliyetlerin ayrılmaz bir parçası olarak düzenlenir ve sürdürülür.

Ceza iki adımda hesaplanmıştır:

  • Temel ceza: 2020 yılı için belirlenen azami tutar olan 586.969,00 TL esas alınmıştır.
  • Artırım: Tedbir kararının bir ay boyunca uygulanmadığı ve fiilin idari yaptırım kararından önce birden fazla kez işlendiği kabul edilerek SPKn m.105/2 uygulanmış, temel ceza “iki kat artırılarak” 1.760.907,00 TL’ye çıkarılmıştır.
  • Kanun metni: 6362 sayılı Kanun’un 105. maddesinin ikinci fıkrasına göre, kabahatlerden birinin idari yaptırım kararı verilinceye kadar birden çok işlenmesi hâlinde bir idari para cezası verilir ve ceza iki kat artırılır; kabahatle menfaat temin edilmiş veya zarara yol açılmışsa ceza bu menfaat veya zararın üç katından az olamaz.

🏛️ İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi

İdare Mahkemesi, davacının Kurul yasağına rağmen 06.02.2020 ve 07.02.2020’de internetten müşteri emri kabul ettiğini, bunun iç kontrol sisteminin tedbir kararlarını izlemekte yetersiz kaldığını gösterdiğini ve emir kabulünün birden fazla kez gerçekleştiğini belirterek işlemi hukuka uygun bulmuş, davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi de 2577 sayılı İYUK m.45/3 uyarınca istinaf başvurusunu reddetmiştir.

Derece mahkemelerinin yaklaşımında “birden çok işleme” koşulu, emirlerin farklı günlerde kabul edilmesine bağlanmıştır. Danıştay Tetkik Hâkimi ise temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği görüşündedir.

📎 Kararın tam metni: Karar, Adalet Bakanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi içtihat kaydı üzerinden esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

🔗 Danıştay’ın ölçütü: hangi fiil cezalandırılıyor?

Danıştay, uyuşmazlığın çözümünü fiilin doğru nitelendirilmesine bağlamıştır. Kararın kilit tespiti şudur: Kurul işleminin dayanağını oluşturan ve cezalandırılması amaçlanan asıl eylem, internetten gerçekleştirilen emir kabulleri değil, Tebliğ’in 5/3 maddesine aykırı olarak iç kontrol ve iç denetim sisteminin yeterli ve etkin olmamasıdır.

Bu tespitten sonra Daire iki normu birlikte okumuştur:

  • SPKn m.105/2: Artırım için kabahatin idari yaptırım kararına kadar “birden çok” işlenmesi gerekir.
  • Kabahatler Kanunu m.15/2: Aynı kabahatin birden fazla işlenmesinde ayrı ayrı ceza verilir; ancak “kesintisiz fiille işlenebilen kabahatlerde, bu nedenle idarî yaptırım kararı verilinceye kadar fiil tek sayılır.”

Daire, ceza hukuku öğretisine atıfla mütemadi (kesintisiz) fiilin, hukuka aykırı durumun failin iradesine bağlı olarak zaman içinde sürmesi olduğunu açıklamıştır. Kanunun yüklediği bir icrai yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde kabahat, yükümlülük ifa edilene veya hukuka aykırı durum sona erene kadar kesintisiz olarak işlenmeye devam eder. Yaptırım kararından sonra da ihmal sürerse, bu ayrı bir kabahat oluşturur; ancak yaptırım kararından önceki süreçte her aykırılık için ayrı kabahat kabul edilemez.

Somut olayda aracı kurumun, Kurul tedbir kararlarının uygulanmasını sağlayacak bir iç kontrol sistemi kurma ve işletme yükümlülüğü ihmali niteliktedir. Bu yapısal eksikliğin bir ay sürmesi ya da farklı günlerde birden fazla emrin kabul edilmesi, fiilin niteliğini değiştirmez. Emir kabulleri, ihmalin doğal sonucudur; hukuken tek olan fiili emir sayısına ve ihmal süresine bakarak çoğaltmak, fiilin hukuki niteliğiyle bağdaşmaz. Bu nedenle 105/2’deki “birden çok işleme” şartı gerçekleşmemiş, işlem hukuka aykırı bulunmuştur.

Karar sonucunda davacının temyiz istemi kabul edilmiş, Bölge İdare Mahkemesi kararı İYUK m.49 uyarınca bozulmuş ve dosya yeniden karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesine gönderilmiştir.

🗒️ Gerekçedeki karşı oy: azami tutardan başlamak

Karşı oy, bozma sonucuna katılmakla birlikte gerekçenin eksik kaldığını düşünmüştür. Karşı oya göre kesintisiz tek fiil nedeniyle artırım uygulanamayacağı yönündeki çoğunluk görüşü yerindedir; fakat Kurulun temel cezayı somut bilgi, belge ve gerekçe göstermeden doğrudan azami sınırdan belirlemesi de belirlilik ve ölçülülük ilkelerine aykırıdır.

Karşı oyda şu dayanaklara yer verilmiştir:

  • SPKn m.103: Kurul kararlarına aykırılık için alt ve üst sınırı belli bir idari para cezası öngörür; bu aralıkta idareye takdir yetkisi tanır.
  • Kabahatler Kanunu m.17: Alt-üst sınırlı cezalarda miktar, kabahatin haksızlık içeriği, failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte gözetilerek belirlenir.
  • SPK’nın 26.03.2013 tarihli ve 10/363 sayılı ilke kararı: İşbirliği, önceki ihlaller, ihlalin önemi, zararın büyüklüğü, kusurun yoğunluğu, yatırımcıların zarar görüp görmediği ve elde edilen menfaat gibi ölçütlere göre alt sınırdan uzaklaşılacağını ve bunun gerekçesinin açıkça belirtileceğini düzenler.

Karşı oy, bu nedenle kararın yalnız artırım yönünden değil, temel cezanın üst sınırdan belirlenmesinde gerekçe gösterilmemesi yönünden de bozulması gerektiğini ifade etmiştir. Çoğunluk kararı bu konuda bir değerlendirme yapmamıştır; dolayısıyla bozma, artırım kısmına dayanmaktadır.

🧭 Aracı kurum yaptırımlarında kararın yeri

Kararın öne çıkardığı ayrım, sermaye piyasası yaptırımlarında sık rastlanan bir soruya cevap veriyor: Kurul, ihlali hangi fiil üzerinden tanımlarsa artırım da o fiile göre değerlendirilir. Tek tek işlemler (örneğin her emir kabulü) ayrı ayrı yasaklanan eylem olarak isnat edilseydi tartışma farklı bir zemine kayabilirdi; ancak Kurul yaptırımı sistemsel bir eksikliğe, yani iç kontrol yükümlülüğüne bağladığında, bu yükümlülüğün ihlali yaptırım kararına kadar tek fiil sayılmaktadır.

Karar, sermaye piyasası idari para cezalarının denetiminde Kabahatler Kanunu’nun genel hükümlerinin, özel kanundaki artırım kuralının uygulanma koşullarını belirlemede doğrudan rol oynadığını da gösteriyor. SPK yaptırımlarına ilişkin serideki diğer örnekler için aracı kurumda dış kaynak kullanımı nedeniyle verilen ceza kararı, SPK idari para cezasında gerekçe zorunluluğu kararı ve piyasa bozucu eylemde birlikte hareketin ispatı kararı incelenebilir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, serideki diğer kararlar ise Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

SPKn m.105/2’deki “iki kat artırım” ne zaman uygulanır?

Kanunda tanımlanan bir kabahatin, idari yaptırım kararı verilinceye kadar birden çok işlenmesi hâlinde uygulanır. Bu kararda Danıştay, kesintisiz fiille işlenen kabahatlerde Kabahatler Kanunu m.15/2 gereği fiilin yaptırım kararına kadar tek sayılacağını ve bu durumda artırım koşulunun oluşmadığını kabul etmiştir.

İki ayrı günde emir kabul edilmesi neden tek fiil sayıldı?

Çünkü Kurulun isnat ettiği fiil emir kabulleri değil, iç kontrol sisteminin yeterli ve etkin olmamasıydı. Danıştay’a göre bu ihmali yükümlülük ihlali sürdüğü müddetçe kesintisizdir; farklı günlerdeki emir kabulleri bu ihmalin doğal sonucudur ve fiili çoğaltmaz.

Danıştay cezayı tamamen kaldırdı mı?

Danıştay, davayı reddeden kararlara yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuş ve dosyayı yeniden karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesine göndermiştir. Karar gerekçesine göre dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır; yeni kararı Bölge İdare Mahkemesi verecektir.

21,30 TL’lik komisyon gelirinin kararda bir etkisi oldu mu?

Bu tutar davacının temyiz iddiaları arasında yer almaktadır. Çoğunluk kararı sonucu fiilin kesintisiz tek fiil olmasına dayandırmış; menfaatin büyüklüğü gibi ölçütlerin temel cezanın belirlenmesinde gözetilmesi gerektiği ise gerekçedeki karşı oyda, SPK’nın ilke kararına atıfla ifade edilmiştir.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti Danıştay Onüçüncü Dairesinin yayımlanmış bozma kararı ile bu kararda aktarılan ilk derece ve istinaf gerekçelerinden derlenmiştir. İdari yaptırımların hukuka uygunluğu her dosyada isnat edilen fiilin tanımı ve somut olgularla birlikte değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu