Yeniliğini Kaybeden Tasarım – Yargıtay 11. HD 2026/3068

Tescil belgesi elinde olan bir tasarım sahibi, eski çalışanının kurduğu şirketin benzer ürün sattığını görünce tecavüz davası açar. Dava sonunda ise tecavüz tespit edilmek bir yana, tasarımın kendisi sicilden silinir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin onadığı dosya, tasarım uyuşmazlıklarında sık görülen bu tersine dönüşü örnekler: Davalı, “benim ürünüm sizinkine benziyor olabilir, ama sizin tasarımınız zaten yeni değildi” savunmasını ayrı bir hükümsüzlük davasıyla ileri sürmüş ve bu savunma, tescilden üç yıl önceki bir internet yayınıyla kabul görmüştür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 01.06.2026 tarihli ve E.2025/6238, K.2026/3068 sayılı kararıyla, tasarımın hükümsüzlüğüne ve tecavüz davasının reddine ilişkin kararlara yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi kararını oy birliğiyle onamıştır.
🏭 Eski çalışan, yeni şirket, aynı ürün
Davacı şirket, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2006/01211 sayıyla tescilli bir “yük hücresi” tasarımının sahibidir. Dava dilekçesine göre davacının yanında 10 yıl çalışarak ayrılan dava dışı bir kişi, davalı şirketi kurmuş; bu şirket davacının tescilli tasarımını ve ticari sırlarını kullanarak aynı ürünü üretip satışa sunmuş, ürünleri bir internet adresinde sergilemiştir.
Davacı, dava öncesinde değişik iş dosyasında delil tespiti yaptırmıştır. Bu dosyada alınan bilirkişi raporunda, davacının tescilli tasarımı ile davalının ürünü arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde belirgin bir farklılık bulunmadığı ve ürünlerin benzer algılandığı tespit edilmiştir. Bu tespite dayanarak davacı şunları istemiştir:
- Tescilli tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti,
- Tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması,
- Şimdilik 1.000 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminatın faiziyle tahsili.
Maddi ve manevi tazminat istemleri yargılama sırasında tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiştir; dolayısıyla incelenen karar, tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile hükümsüzlük talepleriyle sınırlıdır.
🛡️ Savunmanın kalkan değil kılıç olması: hükümsüzlük davası
Tasarım uyuşmazlıklarında davalının en etkili savunması çoğu zaman “benzerlik yok” demek değil, karşı tarafın tescilinin baştan geçersiz olduğunu ileri sürmektir. Bu dosyada da birleşen bir hükümsüzlük davası açılmıştır. Birleşen dava dilekçesinde, tasarımın başvuru tarihinden önce davacı şirket ile yabancı bir firma tarafından kamuya sunulduğu, bu nedenle yenilik ve ayırt edicilikten yoksun olduğu ve ayrıca kötüniyetle tescil edildiği ileri sürülerek tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi istenmiştir.
Bugün yürürlükte olan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) 77/1-a uyarınca tasarımın 56. ve 57. maddelerde belirtilen şartları taşımadığı veya başvurunun kötüniyetle yapıldığı ispat edilirse mahkeme tasarımın hükümsüz sayılmasına karar verir. Hükümsüzlük kararı verildiğinde tecavüz davasının dayanağı da ortadan kalkar; bu nedenle iki davanın birlikte görülmesi, sonucun hangi sırayla kurulacağını da belirler.
📅 2003 tarihli yayın ve yeniliğin kaybı
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, birleşen hükümsüzlük davasında belirleyici bir tarih tespit etmiştir: Davacı adına tescilli yük hücresi tasarımı, başvuru tarihi olan 31.03.2006‘dan yaklaşık üç yıl önce, 03.03.2003 tarihinde bir internet sitesinde yayımlanmıştır. Mahkemeye göre bu yayın nedeniyle tasarım yenilik ve ayırt edicilik özelliğini kaybetmiştir.
Güncel düzenleme açısından bakıldığında bu tespitin önemi SMK 56 ve 57’de görülür:
| Hüküm | İçerik |
|---|---|
| SMK 56/1 | Tasarım, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla korunur. |
| SMK 56/4-a | Tescilli tasarım, aynısı başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamışsa yenidir. |
| SMK 57/1 | Kamuya sunma; sergileme, satış, kullanma, yayım, tanıtım ve benzeri faaliyetleri kapsar. |
| SMK 57/2 | Tasarımcı veya halefi ya da onların izniyle yapılan açıklama, başvurudan önceki on iki ay içindeyse yeniliği etkilemez. |
Tabloda görüldüğü üzere tasarımcının kendi açıklaması için tanınan hoşgörü süresi on iki aydır. Bu dosyada yayın ile başvuru arasında yaklaşık üç yıl bulunduğundan, yayının kim tarafından yapıldığı sorusu da sonucu değiştirmemiştir. Tasarımın 2006 yılında tescil edildiği ve dosyanın önceki mevzuat döneminde başladığı göz önünde tutulmalıdır; kararlarda uygulanan ölçüt ise “başvurudan önce kamuya sunulmuş aynı tasarımın varlığı”dır.
🧩 Tescil düşünce geriye ne kalır?
Tescil hükümsüz sayıldığında, tasarım sahibi açısından son dayanak haksız rekabet hükümleridir. İlk derece mahkemesi bu ihtimali de ayrıca değerlendirmiş ve tescilsiz bir tasarımın haksız rekabet hükümleriyle korunabilmesi için aranan koşulları şöyle sıralamıştır:
- Ürünün yüksek ayırt edicilik taşıması,
- Tıpkı bir marka gibi işletmesel kökeni işaret etme düzeyine ulaşması,
- Karıştırılmaya yol açacak unsurların bulunması.
Mahkeme somut olayda bu koşulların gerçekleşmediğini kabul etmiştir. Gerekçede üç unsur öne çıkmaktadır: Yük hücresinin başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş olması, davacının ürüne ilişkin emek ve yatırımına dair delil sunmaması ve ürünlerde marka ve model farklılıkları bulunması nedeniyle karıştırılma ihtimalinin olmaması. Bu nedenle haksız rekabetin de gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.
Bu yaklaşım, haksız rekabet hükümlerinin, tescil koşullarını taşımayan bir tasarım için “yedek tescil” işlevi görmediğini göstermektedir. Ürünün piyasada kaynağını gösteren bir tanınırlık kazandığı ve bunun için emek ve yatırım yapıldığı ayrıca ortaya konulmadıkça, yalnızca görünüş benzerliği yeterli görülmemiştir. Haksız rekabetin farklı bir türü olan kötüleme fiiline ilişkin bir değerlendirme için sosyal medyada ürün kötüleme yazısına bakılabilir.
🏛️ İstinaf ve Yargıtay aşaması
İlk derece mahkemesinin 2019/29 Esas, 2022/170 Karar sayılı kararıyla asıl dava reddedilmiş, birleşen dava kabul edilerek 2006/01211 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Kararı, asıl davanın davacısı ve birleşen davanın davalısı olan tasarım sahibi şirket istinaf etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/391 Esas, 2025/1159 Karar sayılı kararıyla ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığı “endüstriyel tasarıma tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması” ile “tasarım hükümsüzlüğü” istemleri olarak nitelendirmiş; ilk derece mahkemesinin kararında isabetsizlik bulunmadığından HMK 353/1-b(1) uyarınca verilen esastan ret kararını yerinde görerek HMK 370/1 uyarınca onamıştır. Karar kesin olarak ve oy birliğiyle verilmiştir.
🔍 Dosyadan çıkan gözlemler
Karar kısa bir onama kararı olsa da derece mahkemelerinin kabul ettiği gerekçe, tasarım uyuşmazlıklarında sıkça karşılaşılan birkaç noktayı netleştirmektedir:
- Tescil belgesi kesin koruma anlamına gelmez. Tescil, hükümsüzlük davasıyla geriye dönük olarak sorgulanabilir; tecavüz davası açıldığında karşı tarafın bu yola başvurması olağandır.
- İnternet yayınları önceki tasarım olarak değerlendirilebilir. Bu dosyada 2003 tarihli bir internet yayını, 2006 tarihli başvurunun yeniliğini ortadan kaldırmıştır.
- Delil tespitindeki benzerlik raporu tek başına yetmez. Değişik iş dosyasında ürünlerin benzer bulunması, tescil hükümsüz sayıldığında tecavüz sonucunu doğurmamıştır.
- Haksız rekabet için ayrıca ispat gerekir. Tescilsiz bir ürün için emek, yatırım ve kaynak gösterme işlevi somut delillerle desteklenmediğinde haksız rekabet iddiası kabul görmemiştir.
- Eski çalışan unsuru tek başına belirleyici değildir. Davalı şirketin eski bir çalışan tarafından kurulduğu ve ticari sırların kullanıldığı ileri sürülmüş, ancak dosyada sonucu belirleyen husus tasarımın yeniliği olmuştur.
Fikri mülkiyet alanında, eserin sahibinin kim olduğunun ve ne zaman ortaya çıktığının ispatına ilişkin benzer bir tartışma için grafik eserde sahiplik karinesi yazısı da incelenebilir.
❓ Soru – cevap
Tescilli tasarım sonradan hükümsüz sayılabilir mi?
Evet. SMK 77/1-a, yenilik ve ayırt edicilik şartlarını taşımayan ya da kötüniyetle başvurusu yapılan tasarımın mahkemece hükümsüz sayılmasını öngörür. Bu dosyada 2006’da tescil edilen tasarım, açılan birleşen dava sonunda hükümsüz sayılmıştır.
Tasarımcının kendi yaptığı tanıtım da yeniliği bozar mı?
SMK 57/2’ye göre tasarımcının veya onun izniyle üçüncü kişinin yaptığı açıklama, başvurudan önceki on iki ay içindeyse yeniliği etkilemez. Bu süreyi aşan açıklamalar ise önceki tasarım olarak değerlendirilebilir; incelenen dosyada yayın ile başvuru arasında yaklaşık üç yıl vardır.
Tescil düşerse haksız rekabet davası yine de kazanılabilir mi?
Derece mahkemelerine göre tescilsiz tasarımın haksız rekabet hükümleriyle korunması için yüksek ayırt edicilik, işletmesel kökeni gösterme ve karıştırılma tehlikesi aranır. Bu dosyada emek ve yatırım delili sunulmadığı ve ürünlerde marka ve model farkı bulunduğu için bu koşullar gerçekleşmemiştir.
Tazminat talepleri ne oldu?
Şimdilik 1.000 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminat talepleri yargılama sırasında tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiştir. Yargıtay’ın incelediği karar, tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfasında ulaşım bilgileri, Emsal Kararlar arşivinde ise serinin diğer yazıları yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından ve bu kararda aktarılan derece mahkemesi gerekçelerinden derlenmiştir. Değerlendirme, başvurudan yıllar önce internette yayımlanan bir tasarımın hükümsüz sayıldığı bir dosyaya dayanır; yayın tarihi, açıklamanın kim tarafından yapıldığı, ürünün piyasadaki tanınırlığı ve sunulan deliller farklı olan dosyalarda farklı sonuç doğabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



