Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal KararlarForex HukukuKripto Hukuku

Kripto Platformu Hesabına Para – Yargıtay 11. CD 2026/6490

“Yatırımda kâr da olur zarar da” cümlesi, borsa ve döviz piyasalarının doğasını doğru anlatır; ancak bir soruşturma dosyasında tek başına kullanıldığında, hiç araştırılmamış bir olayın kapısını kapatabilir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 15.06.2026 tarihli, 2026/538 E. ve 2026/6490 K. sayılı kararı, telefonla aranarak yatırım yapmaya ikna edilen ve parası bir kripto varlık alım satım platformu şirketine ait banka hesabına giden şikâyetçinin dosyasında bu cümlenin neden yeterli olmadığını gösteriyor.

Karar, paranın kurumsal bir platform hesabına ulaşmış olmasının tek başına “ortada gerçek bir yatırım vardır” anlamına gelmediğini ortaya koyuyor: önce şikâyetçinin o şirket nezdinde bir yatırım hesabı bulunup bulunmadığı sorulmalı, varsa hesap hareketleri ve hesaba giriş yapan IP bilgileri temin edilmelidir.

Kısa özet: Şikâyetçi, farklı numaralardan aranmış; arayan kişilerle borsa ve döviz gibi piyasalarda yatırım yapılması konusunda anlaşmıştır. Ardından sırasıyla 47.500 TL, 20.000 TL, 88.000 TL, 30.000 TL ve 5.000 TL (toplam 190.500 TL) göndermiş; paralar bir kripto varlık alım satım platformu A.Ş.‘ye ait banka hesabına ulaşmış, kendisini arayan kişilere bir daha ulaşamamıştır. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı 17.11.2024 tarihinde, “yatırımda kâr da zarar da olabileceği, şüpheli şirketin beyanlarının nitelikli yalan kapsamında olmadığı” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş; itiraz Denizli 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.01.2025 tarihli ve 2024/2288 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, hesap sahibi şirket yetkilileri ile GSM hattı sahiplerinin tespiti, yatırım hesabı ve IP kayıtları ile benzer eylemlerin Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığından sorulması gerektiğini belirterek merci kararını CMK 309/3 uyarınca oy birliğiyle kanun yararına bozmuştur (15.06.2026).

📞 Telefonla Başlayan Süreç ve Beş Ayrı Transfer

Karar metnine göre şikâyetçi vekilinin dilekçesinde, müvekkilin dilekçe ekinde belirtilen farklı numaralardan arandığı anlatılmıştır. Şikâyetçi, arayan şahıslarla göndereceği paralarla borsa ve döviz gibi piyasalarda yatırım yapılması hususunda anlaşmıştır.

Anlaşmanın ardından beş ayrı transfer gerçekleşmiştir: 47.500,00 TL, 20.000,00 TL, 88.000,00 TL, 30.000,00 TL ve 5.000,00 TL. Bu tutarların toplamı 190.500,00 TL‘dir. Şikâyetçi bir süre sonra kendisini arayan kişilere bir daha ulaşamadığını belirterek şikâyetçi olmuştur.

Dairenin değerlendirme bölümünde yer alan tespit, dosyanın ayırt edici noktasıdır: şikâyetçi, kimliği belirsiz kişilerin yönlendirmesiyle yatırım yapmak amacıyla parayı bir “Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.”ye ait banka hesabına (şirketin eski unvanı bir bilişim anonim şirketidir) göndermiştir. Yani para, tanımadığı bir şahsın kişisel hesabına değil, kurumsal bir platform hesabına ulaşmıştır.

🚫 Takipsizlik Gerekçesi: “Nitelikli Yalan Yok”

Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı 17.11.2024 tarihli kararıyla, hile ve desise unsurlarının olayda oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Karar metninde aynen aktarılan gerekçeye göre; dolandırıcılığın yasal unsuru hiledir, somut olayda şikâyetçi “kripto varlık alım ve satım işlemlerinin yapıldığı bir finans kuruluşu olan şüpheli şirkete yatırım amaçlı olarak” para göndermiştir, yatırım işlemlerinde “kar elde edilebileceği gibi zarar etme ihtimalinin de” bulunduğu ve şikâyetçinin bu durumu kabullendiği, şüphelinin beyanlarının “nitelikli yalan kapsamında olmadığı” değerlendirilmiştir.

İtirazı inceleyen Denizli 3. Sulh Ceza Hâkimliği 06.01.2025 tarihli ve 2024/2288 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar vermiş; bu karar CMK 271/4 uyarınca kesin nitelikte olduğundan aynı tarihte kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığı 29.12.2025 tarihli evrakıyla CMK 309/1 uyarınca kanun yararına bozma isteminde bulunmuş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 15.01.2026 tarihli tebliğnameyle dosyayı Daireye göndermiştir.

⚖️ Dairenin Bozma Gerekçesi ve Aranan Deliller

Daire, CMK 160, CMK 172/1 ve CMK 173 hükümlerini sıraladıktan sonra, itirazı inceleyen sulh ceza hâkimliğinin üç seçeneği bulunduğunu vurgulamıştır: yeterli delil yoksa itirazın reddi, yeterli delil varsa itirazın kabulü, eksiklik varsa soruşturmanın genişletilmesi. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz süresi, CMK 173/1’in güncel metnine göre kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (kararda maddenin daha önceki “on beş gün” şeklindeki metni aktarılmıştır).

Somut dosyada Daire, aşağıdaki araştırmalar yapılmadan sonuca varılamayacağını tespit etmiştir:

  • Şikâyetçinin olayla ilgili olarak ayrıntılı şekilde beyanına başvurulması,
  • Paranın gönderildiği hesap sahibi şirketin yetkilisi veya yetkilileri ile şikâyetçi tarafından bildirilen GSM hatlarının sahiplerinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ve şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması,
  • Bu şirket nezdinde şikâyetçiye ait herhangi bir yatırım hesabı bulunup bulunmadığının sorulması,
  • Hesap bulunduğunun belirlenmesi hâlinde hesap hareketleri ile bu hesaba giriş yapan IP bilgilerinin temin edilmesi,
  • Benzer şekilde gerçekleştirilen başkaca eylemler olup olmadığının Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığından sorulması.

Daire, bu araştırmalar yapılmadan “hatalı gerekçe ve eksik soruşturma” neticesinde verilen karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine itirazın reddedilmesini Kanun’a aykırı bularak, merci kararını CMK 309/3 uyarınca oy birliğiyle kanun yararına bozmuş; soruşturma dosyasının CMK 309/4-a gereği gerekli işlemler için mahalline gönderilmesine karar vermiştir.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

🏦 Paranın Platform Hesabına Gitmesi Ne Anlama Gelir?

Savcılık gerekçesinin temel varsayımı, paranın bir “finans kuruluşu”na gitmiş olmasının ortada gerçek bir yatırım ilişkisi bulunduğunu göstermesidir. Dairenin istediği araştırma bu varsayımı sınamaya yöneliktir ve sıralama anlamlıdır: önce şikâyetçinin o şirket nezdinde bir hesabı olup olmadığı sorulur; ancak hesap varsa hareketleri ve giriş IP’leri istenir.

Bu sıralamanın sebebi açıktır. Bir platformun kurumsal banka hesabına yatırılan para, o platformda şikâyetçi adına açılmış bir hesaba geçmiş olabileceği gibi, üçüncü kişilerin kontrolündeki bir hesaba da aktarılmış olabilir. İkinci ihtimalde şikâyetçi hiçbir zaman “yatırımcı” konumuna gelmemiş, yalnızca paranın giriş kapısı kullanılmıştır. IP kaydı ise hesabı kimin yönettiğini gösterir: hesaba şikâyetçinin kendi cihazından mı, yoksa onu telefonla arayan kişilerin cihazlarından mı girildiği bu kayıtlarla anlaşılır. Hesabı bir başkasının yönetmesine ilişkin benzer bir tablo, kripto hesabını yöneten tanıdık konulu incelemede de ele alınmıştır.

Üçüncü halka, telefon numaralarıdır. Şikâyetçiyi arayan GSM hatlarının sahipleri tespit edilmeden, ortada kimin hangi beyanda bulunduğu belirlenemez; “şüphelinin beyanları nitelikli yalan değildir” değerlendirmesi de bu nedenle dayanaksız kalır. Nitekim Daire, hat sahiplerinin şüpheli sıfatıyla dinlenmesini istemektedir.

🏷️ İki Nitelikli Hâl: TCK 158/1-f ve 158/1-h

Kararın başlığında suçlar, “bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” (TCK 158/1-f) ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık” (TCK 158/1-h) olarak gösterilmiştir.

Bu ikili nitelendirme rastlantı değildir. Para, banka havalesi ve çevrim içi bir platform üzerinden hareket ettiği için (f) bendi; hesabın bir anonim şirkete ait olması ve şirket adına hareket eden kişilerin konumu tartışmalı olduğu için (h) bendi gündeme gelmektedir. Ceza bakımından aradaki fark önemlidir: TCK 158/1’in son cümlesi uyarınca (f) bendinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz; (h) bendi ise bu ağırlaştırmanın dışında kalır ve fıkranın genel sınırı olan üç yıldan on yıla kadar hapis ile beş bin güne kadar adli para cezası uygulanır. Hangi bendin uygulanacağı, soruşturma sonunda failin konumunun belirlenmesine bağlıdır.

🪙 Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıları ve 6362 m.109/A

Kripto varlık platformları, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamına 7518 sayılı Kanun ile alınmıştır. Aynı Kanun’un 12. maddesiyle eklenen 109/A maddesi uyarınca, izin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcı olarak faaliyet yürüttüğü tespit edilen gerçek kişiler ve tüzel kişilerin yetkilileri üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kanun’un 109/2. maddesi ise sermaye piyasasında izinsiz faaliyette bulunanlar için iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası öngörmektedir.

Bu hükümler, yatırım vaadiyle para toplanan dosyalarda dolandırıcılık suçunun yanında ayrıca değerlendirilebilecek bağımsız suç tipleridir; platformun izinli olup olmadığı ve fiilin kim tarafından yürütüldüğü, soruşturmada ortaya çıkarılması gereken olgulardandır. İzinsiz sermaye piyasası faaliyeti boyutu, izinsiz sermaye piyasası faaliyeti ve takipsizlik konulu incelemede ayrıca ele alınmıştır.

🎯 Kararın Pratik Sonucu

Karar, üç noktayı netleştirmektedir. Birincisi, “yatırımda kâr da zarar da olur” değerlendirmesi ancak gerçekten bir yatırım işlemi yapıldığı saptandıktan sonra anlam taşır; bu saptama yapılmadan kullanıldığında eksik soruşturmanın örtüsü hâline gelir. İkincisi, paranın kurumsal bir platform hesabına ulaşmış olması tek başına hile unsurunu dışlamaz; belirleyici olan, şikâyetçi adına bir hesabın bulunup bulunmadığı ve o hesabı kimin yönettiğidir. Üçüncüsü, kripto ve bilişim üzerinden işlenen fiillerde IP kayıtları, GSM hattı sahipliği ve kurumsal kayıtlar soruşturmanın olağan araçlarıdır; bunlar istenmeden varılan sonuç, Dairenin ifadesiyle “hatalı gerekçe ve eksik soruşturma” olmaktadır.

Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Paranın kripto platformunun banka hesabına gitmesi yatırım yapıldığını kanıtlar mı?

İncelenen karara göre hayır. Daire, önce şikâyetçiye ait bir yatırım hesabının o şirket nezdinde bulunup bulunmadığının sorulmasını, varsa hesap hareketleri ile hesaba giriş yapan IP bilgilerinin temin edilmesini istemiştir. Bu araştırma yapılmadan paranın yatırıma dönüştüğü kabul edilememektedir.

“Nitelikli yalan” ne demektir ve neden tartışılmıştır?

Dolandırıcılıkta hile, sıradan bir yalanın ötesinde, mağdurun inceleme imkânını ortadan kaldıracak yoğunlukta bir aldatma anlamına gelir; uygulamada bu, “nitelikli yalan” olarak ifade edilir. Savcılık kararında şüpheli beyanlarının bu kapsamda olmadığı belirtilmiş; Daire ise beyanda bulunanların kimliği dahi tespit edilmeden böyle bir değerlendirme yapılamayacağını ortaya koymuştur.

İzinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığının cezası nedir?

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 7518 sayılı Kanun ile eklenen 109/A maddesi uyarınca, izin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcı olarak faaliyet yürüttüğü tespit edilen gerçek kişiler ve tüzel kişilerin yetkilileri üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Kanun yararına bozma kararı dosyayı hangi aşamaya götürür?

CMK 309/3 uyarınca bozulan karar ortadan kalkar; incelenen dosyada soruşturma evrakı 309/4-a gereği gerekli işlemlerin yapılması için mahalline gönderilmiştir. Bu, kararda sayılan eksik araştırmaların tamamlanması anlamına gelir; suçun işlendiğine dair bir tespit içermez. Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır. Kanun yararına bozma kararı soruşturmanın genişletilmesine ilişkin olup şüpheliler yönünden suçun sabit olduğu anlamına gelmez ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud