Elkonulan araçta kazanç kaybı – Yargıtay 12. CD 2025/6544

Soruşturmada bir mala el konulduğunda tartışma çoğunlukla “bu el koyma hukuka uygun muydu?” sorusuyla başlar. Oysa dosya beraatle bittiğinde ikinci bir soru daha doğar: el konulan mal o süre boyunca kullanılamadığı için doğan gelir kaybı kimin üzerinde kalır? Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 17.09.2025 tarihli ve E.2025/1593, K.2025/6544 sayılı kararında bu soruyu, el konulduktan sonra satılan ve bedeli hazineye irat kaydedilen bir araç üzerinden ele almıştır.
Kararın iki ayrı katmanı vardır. Birincisi usule ilişkindir: elektronik tebligatta tebellüğ tarihinin nasıl hesaplanacağı, temyiz süresinin başlangıcını doğrudan etkilemiştir. İkincisi esasa ilişkindir: el konulan aracın işletilememesinden doğan zararın, sadece aracın rayiç bedeliyle sınırlı sayılıp sayılamayacağı. Daire, her iki noktada da davacı lehine sonuca varmıştır.
- Araca el konulmasından hazineye irat kaydına
- Tazminat davasının seyri: ilk derece ve istinaf
- Elektronik tebligatta temyiz süresi ne zaman başlar?
- Dairenin bozma gerekçesi
- CMK 141: hangi el koyma tazminat doğurur?
- CMK 142: süre, görevli merci ve ispat
- Elkonulan eşyanın iadesi ve satışı
- Kararın pratik sonucu
- Sıkça Sorulan Sorular
🚚 Araca el konulmasından hazineye irat kaydına
Kararda aktarılan olaya göre tazminat talebinin dayanağı, Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/280 esas, 2018/193 karar sayılı dosyasıdır. Bu dosyada göçmen kaçakçılığı suçundan 17.07.2017 tarihinde davacıya ait araca, aracın kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle el konulmasına; ancak 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6. maddesinin ek 2-c fıkrası uyarınca araca fiziki olarak el konulmasına karar verilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda davacının beraatine, dava dışı sanıkların mahkûmiyetine, aracın sahibine iadesine ve karar kesinleştiğinde araç üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar verilmiştir. Buna karşılık kararda aktarılan tarih dizisi dikkat çekicidir: araç 22.05.2018 tarihinde satılmış, hüküm 06.03.2019 tarihinde kesinleşmiş, satıştan elde edilen gelir 07.05.2019 tarihinde emanet hesabına alınmış ve 15.10.2019 tarihinde hazineye irat kaydedilmiştir. Yani iadesine karar verilen araç, iade kararının kesinleşmesinden önce elden çıkmış durumdadır.
⚖️ Tazminat davasının seyri: ilk derece ve istinaf
İlk derece mahkemesi; el koyma tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığını, davacı hakkında aynı konuda açılmış başka bir dava bulunmadığını ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğunu belirlemiştir. Bu tespitler üzerine davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; aracın el koyma tarihindeki rayiç bedeli ile davacının kazanç kaybının maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi ise maddi tazminat miktarından kazanç kaybını çıkarmak suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar vermiştir. Dosyada bu aşamada bir de usul engeli doğmuştur: Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24.02.2025 tarihli ve 2023/5272 esas, 2025/1921 karar sayılı ilamıyla temyiz istemi reddedilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 12.05.2025 tarihli ve KD-2023/50752 sayılı yazısıyla, CMK m. 308/1 uyarınca davacı lehine itirazda bulunmuştur.
📧 Elektronik tebligatta temyiz süresi ne zaman başlar?
İtirazın konusu, temyiz süresinin başlangıcıdır. Kararda aktarıldığına göre temyize konu karar davacı vekiline elektronik yolla tebliğ edilmiş, elektronik tebligat 03.04.2023 tarihinde vekilin UETS adresine ulaşmış ve aynı gün açılmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi uyarınca elektronik tebligatta tebellüğ tarihinin, tebligatın muhatabın elektronik posta hesabına ulaştığı veya okunduğu tarih olmadığını; tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olduğunu ileri sürmüştür.
Daire bu görüşü, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.11.2021 tarihli ve 2020/1-425 esas, 2021/548 karar sayılı kararına dayanarak benimsemiştir. Buna göre tebliğ tarihi 03.04.2023 değil, 08.04.2023’tür ve temyiz istemi süresindedir. Sonuç olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne ve önceki ret ilamının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu ayrıntı, elektronik tebligatın “okundu” bilgisiyle sürenin başlamadığını göstermesi bakımından pratikte sık karşılaşılan bir hatayı işaret etmektedir.
🧮 Dairenin bozma gerekçesi
İşin esasına geçen Daire, davacıya ait araca el konulduğu dönemde aracın işletilememesi nedeniyle uğranılan maddi zararın tespiti bakımından somut bir araştırma yol haritası göstermiştir. Karara göre bu zararın belirlenmesi için araca el konulmadan önceki döneme ilişkin olarak davacının defter ve belgeleri, aracın bir başkasına kiralanmış olması hâlinde yapılan kira sözleşmesi, kiralayana ait mali kayıtlar ve davacının banka hesap hareketleri araştırılmalıdır. Bu inceleme sonucunda davacının bu hususta herhangi bir zararının olup olmadığı ve varsa miktarı belirlenmelidir.
Daire, bu araştırma yapılmadan eksik araştırmayla hüküm kurulmasını kanuna aykırı bularak, bölge adliye mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği oy birliğiyle bozulmasına karar vermiştir. Dosya, aynı Kanun’un 304. maddesi uyarınca ilgili bölge adliye mahkemesi ceza dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmiştir. Kararın özü şudur: kazanç kaybı, ispat edilmediği için değil, araştırılmadığı için tazminat kapsamı dışında bırakılamaz.
📚 CMK 141: hangi el koyma tazminat doğurur?
5271 sayılı Kanun’un 141. maddesi, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında gerçekleşen belirli işlemler nedeniyle kişilerin maddi ve manevi her türlü zararlarını Devletten isteyebileceğini düzenlemektedir. Maddenin birinci fıkrasının (j) bendi doğrudan el koymaya ilişkindir ve dört ayrı hâli kapsar:
- Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine koşulları oluşmadığı hâlde el konulan,
- El konulan eşyanın korunması için gerekli tedbirler alınmayan,
- Eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan,
- Eşyası veya diğer malvarlığı değerleri zamanında geri verilmeyen kişiler.
Aynı fıkranın (e) bendi ise kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraatlerine karar verilenleri kapsar. Maddenin üçüncü fıkrasına göre, birinci fıkrada yazan hâller dışında da soruşturma veya kovuşturma sırasında hâkim ve Cumhuriyet savcılarının kararları ya da işlemleri nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir; dördüncü fıkrada Devletin rücu hakkı düzenlenmiştir.
⏳ CMK 142: süre, görevli merci ve ispat
142. maddenin birinci fıkrasına göre tazminat istemi, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde ileri sürülebilir. İstem kural olarak zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır; o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa en yakın yer ağır ceza mahkemesi görevlidir.
Üçüncü fıkra, dilekçede zarara uğranılan işlemin ve zararın nitelik ile niceliğinin kaydedilmesini ve belgelerin eklenmesini aramaktadır. Altıncı fıkraya göre ise mahkeme, istemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat hukukunun genel prensiplerine göre verilecek tazminat miktarının saptanmasında gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya yetkilidir. İncelenen kararda bozma gerekçesinin dayandığı nokta tam olarak budur: mahkemenin re’sen araştırma yetkisi, kazanç kaybı iddiası bakımından kullanılmamıştır.
🔁 Elkonulan eşyanın iadesi ve satışı
5271 sayılı Kanun’un 131. maddesi, şüpheliye, sanığa veya üçüncü kişilere ait el konulmuş eşyanın soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması ya da müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması hâlinde, re’sen veya istem üzerine geri verilmesine Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından karar verileceğini düzenlemektedir; istemin reddi kararlarına itiraz edilebilir. Maddenin ikinci fıkrasında, 128. madde hükümlerine göre el konulan eşya veya diğer malvarlığı değerlerinin, suçtan zarar gören mağdura ait olması ve delil olarak artık ihtiyaç bulunmaması hâlinde sahibine iade edileceği belirtilmiştir.
İncelenen dosyada aracın iadesine karar verilmiş olmasına rağmen araç, kesinleşmeden önce satılmış ve bedeli sonradan hazineye irat kaydedilmiştir. Bu tablo, el koyma tedbirinin süresi ve sonuçları bakımından mülkiyet hakkı tartışmalarını da beraberinde getirir. Serideki uzun süren el koyma ve mülkiyet hakkı kararı ile banka hesabına uzun süreli bloke kararı, tedbirin süresinin başlı başına bir sorun hâline gelebildiğini göstermesi bakımından bu kararla birlikte okunabilir.
🆕 Kararın pratik sonucu
Karar iki pratik sonuç üretmektedir. Birincisi, el koyma nedeniyle tazminat hesabının yalnızca malın değeriyle sınırlı olmadığıdır: mal gelir getiren bir ticari araçsa, el konulduğu dönemde işletilememesinden doğan kaybın ayrıca araştırılması aranmaktadır. Daire bu araştırmanın kapsamını da somutlaştırmış; defter ve belgeler, varsa kira sözleşmesi ve kiralayana ait mali kayıtlar ile banka hesap hareketlerine işaret etmiştir.
İkinci sonuç usuldedir: elektronik tebligatta sürenin, tebligatın UETS adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tamamlanan tebellüğ tarihine göre hesaplanması gerekir; tebligatın aynı gün açılmış olması bu tarihi öne çekmez. Malvarlığına yönelik tedbirlerin tasfiye aşamasındaki sonuçları bakımından serideki bloke paranın iadesi ve haciz kararı da tamamlayıcı bir örnektir. Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
El konulan mal beraat sonrası satılmışsa tazminat neyi kapsar?
İncelenen dosyada ilk derece mahkemesi, aracın el koyma tarihindeki rayiç bedeli ile kazanç kaybını maddi tazminat olarak hükmetmiştir. Bölge adliye mahkemesi kazanç kaybını çıkarmış, Yargıtay 12. Ceza Dairesi ise aracın işletilememesinden doğan zararın araştırılması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
Kazanç kaybı nasıl araştırılır?
Karara göre araca el koyulmadan önceki döneme ilişkin defter ve belgeler, aracın bir başkasına kiralanmış olması hâlinde kira sözleşmesi, kiralayana ait mali kayıtlar ve davacının banka hesap hareketleri incelenmelidir. Bu inceleme sonucunda zararın bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı belirlenir.
Koruma tedbiri nedeniyle tazminat istemi hangi sürede ileri sürülür?
5271 sayılı Kanun’un 142/1. maddesine göre istem, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde ileri sürülebilir. Aynı maddede görevli ve yetkili merci ile dilekçede bulunması gereken bilgiler de düzenlenmiştir.
Elektronik tebligat aynı gün açılırsa süre o gün başlar mı?
Karara göre başlamaz. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.11.2021 tarihli kararı uyarınca tebellüğ tarihi, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonudur. Dosyada 03.04.2023’te ulaşan tebligat için tebliğ tarihi 08.04.2023 kabul edilmiştir.
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Bozma kararı uyuşmazlığı kesin olarak sonuçlandırmaz; yargılama bu doğrultuda devam eder. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




