Takipsizlik Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği (2026)

Soruşturma evresi, Cumhuriyet savcısının kamu davası açmaya yeter şüphe bulup bulmadığını değerlendirmesiyle sona erer. Yeterli delil elde edilemediği ya da kovuşturma olanağı bulunmadığı sonucuna varıldığında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir; uygulamadaki yaygın adıyla takipsizlik kararı budur. Karar kesin değildir: suçtan zarar görene, kanunda gösterilen süre içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz yolu açıktır. Aşağıda bu itirazda kullanılan bir dilekçe örneği ile bölümlerin işlevi yer almaktadır.
🏛️ İtiraz Hangi Mercie Yapılır?
5271 sayılı Kanun m.173/1, itirazın kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılacağını belirtir. Uygulamada dilekçe, soruşturma dosyasının bulunduğu Cumhuriyet başsavcılığına sunularak ilgili hâkimliğe gönderilmesi istenir; dosyanın fiziken hâkimliğe ulaşması bu yolla sağlanır. Bu nedenle dilekçenin üst kısmında hem hitap edilen sulh ceza hâkimliği hem de kararı veren başsavcılık ve soruşturma numarası birlikte yer alır.
İtiraz hakkı suçtan zarar görene tanınmıştır. Şikâyetçi sıfatıyla soruşturmaya katılan kişi ile suçtan zarar gören çoğu dosyada aynı kişi olsa da, zarar görme ilişkisinin dilekçede açıkça ortaya konulması beklenir. Karar, yalnızca suçtan zarar görene değil, önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye de bildirilir (m.172/1). Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde ise m.173 hükmü uygulanmaz (m.173/5); ceza muhakemesindeki uzlaştırma kurumunun soruşturmaya etkisi ceza hukukunda uzlaşma yazımızda ayrıca ele alınmaktadır.
⏳ İki Haftalık Süre ve Dilekçenin İçeriği
Süre, kararın ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır. Kanun metninde daha önce yer alan “onbeş gün” ifadesi değiştirilmiş olduğundan, eski tarihli kararlarda ve kaynaklarda geçen on beş günlük süre yerine yürürlükteki iki haftalık süre esas alınır. Tebliğ tarihinin dilekçede yazılması, süre yönünden yapılacak incelemeyi doğrudan ilgilendirir; tebligatın usulsüz olduğu ileri sürülüyorsa bu vakıa da ayrıca açıklanır.
m.173/2, itiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olayların ve delillerin belirtilmesini arar. Bu nedenle dilekçe, karara duyulan hoşnutsuzluğun anlatımı değil, hangi delilin toplanmadığını ya da toplanan delilin nasıl değerlendirilmediğini somut biçimde gösteren bir metin olarak kurulur. Yatırım ve dolandırıcılık soruşturmalarında bu eksiklikler çoğunlukla ödeme zincirinin ve hesap hareketlerinin izlenmemesi, platform ya da aracı hesaplara ilişkin kayıtların celbedilmemesi, iletişim içeriğinin incelenmemesi başlıkları altında toplanır. Bu tür gerekçelerin yargı kararlarına nasıl yansıdığı, kripto yatırım sitesinde KYC izinin araştırılması ve “hukuki ihtilaf” gerekçesiyle verilen takipsizlik başlıklı karar incelemelerimizde görülebilir.
İtirazı inceleyen sulh ceza hâkimliğinin üç seçeneği vardır: kamu davası açılması için yeterli neden bulunmazsa istemi gerekçeli olarak reddeder ve itiraz edeni giderlere mahkûm eder; istemi yerinde bulursa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir; eksik soruşturma söz konusuysa soruşturmanın genişletilmesine karar verir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 08.12.2025 tarihli, 2025/2564 E. ve 2025/15789 K. sayılı kararında, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi hâlinde başsavcılıkça eksiklikler giderildikten sonra itiraz hakkında bir karar verilmesi gerektiği; doğrudan itirazın kabulüyle takipsizlik kararının ortadan kaldırılmasının ve eksiklikler tamamlandıktan sonra yeniden verilen karara karşı yapılan itirazın başka bir hâkimlikçe reddedilmesinin kanuna aykırı olduğu belirtilmiştir. İtirazın reddedilmesi hâlinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi ise m.172/2’deki yeni delil ve hâkimlik kararı şartına bağlanmıştır (m.173/6).
📄 Takipsizlik Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği
Köşeli parantez içindeki alanlar dosyaya göre doldurulur; vekil bilgileri büromuza aittir. Metin, itiraz dilekçelerinde aranan karar–süre–eksiklik–talep sırasına göre kısa tutulmuştur.
Büromuzun hazırladığı itiraz dilekçeleri; soruşturma dosyasının tamamı, ifade ve beyan tutanakları, banka ve ödeme kayıtları, dijital yazışmalar ile varsa bilirkişi ve kolluk raporları tek tek incelenerek yazılır. Hangi delilin toplanmadığı, hangi kaydın hangi kurumdan celbedilmesi gerektiği ve hangi şüpheli bakımından araştırmanın eksik kaldığı madde madde gösterilir. Bu nedenle dosyanız için hazırlanacak dilekçe, buradaki örnekten çok daha kapsamlı ve ayrıntılı olacaktır. Dosyanıza özel dilekçe ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
İSTANBUL ANADOLU NÖBETÇİ SULH CEZA HÂKİMLİĞİ’NE
Sunulmak Üzere
İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
SORUŞTURMA NO: [ ] · KARAR NO: [ ] (Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar)
KARAR TARİHİ: [ ] · TEBLİĞ TARİHİ: [ ]
İTİRAZ EDEN (ŞİKÂYETÇİ / SUÇTAN ZARAR GÖREN): [Ad Soyad], T.C. No: [ ], Adres: [ ]
VEKİLİ: Av. Veli Savun, İstanbul Barosu Sicil No: 75235
Ekşioğlu, Alya Life Residence, Fikirtepe Mah. Barış Sk. No:1 K:3 D:50, Kadıköy / İstanbul
Tel: 0216 504 60 34 – E-posta: [email protected]
ŞÜPHELİ(LER): [Ad Soyad / bilinmiyorsa “kimliği soruşturma ile belirlenecek kişiler”]
SUÇ: [Örn. nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, bilişim sistemi aracılığıyla hukuka aykırı yarar sağlama]
KONU: Yukarıda numarası yazılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı 5271 sayılı CMK m.173 uyarınca süresinde yapılan itirazımızın sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkil, [tarih] tarihinde [özetle olay: hangi yöntemle, hangi kanal üzerinden, hangi vaatle bir işleme yöneltildiği] iddiasıyla şikâyette bulunmuş; soruşturma yukarıda numarası yazılı dosya üzerinden yürütülmüştür. Müvekkil, isnat edilen fiilden doğrudan zarar gören sıfatını taşımaktadır.
2. Soruşturma sonunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar müvekkile [tarih] tarihinde tebliğ edilmiştir. İşbu itiraz, 5271 sayılı Kanun m.173/1’de öngörülen iki haftalık süre içinde sunulmaktadır.
3. Karar, [kararın gerekçesi: “şüphelinin kimliğinin belirlenemediği” / “eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu” / “yeterli delil elde edilemediği”] gerekçesine dayandırılmıştır. Ne var ki dosyada aşağıdaki araştırmalar yapılmamış, bu nedenle karar eksik soruşturmaya dayanmıştır:
a) [Ödeme/havale zincirinin izlenmesi: hangi banka ve hangi hesap için hesap hareketlerinin ve hesap açılış belgelerinin celbi],
b) [İlgili platform, aracı kuruluş veya ödeme kuruluşu nezdindeki kayıt ve işlem bilgilerinin sorulması],
c) [Dijital yazışma, çağrı ve internet trafik kayıtlarının incelenmesi; ekran görüntülerinin ve kayıtların bilirkişi marifetiyle değerlendirilmesi],
d) [Tanık beyanlarına başvurulması; aynı yöntemle ilgili başka soruşturma dosyası bulunup bulunmadığının araştırılması ve varsa dosyalar arasında bağlantı kurulması].
4. Yukarıdaki araştırmalar yapılmadan ulaşılan sonuç, kamu davası açılmasını gerektirebilecek delillerin değerlendirilmesine elverişli değildir. 5271 sayılı Kanun m.160 ve m.170, maddi gerçeğin araştırılması için şüphelinin lehine ve aleyhine olan delillerin toplanmasını ve kamu davası açmaya yeter şüphenin bu değerlendirme üzerine belirlenmesini öngörmektedir.
5. Bu itibarla karar yerinde değildir. Dosyada toplanması gereken deliller toplandıktan sonra kamu davası açılmasına yeter şüphenin oluşacağı değerlendirilmekte olup, bu aşamada 5271 sayılı Kanun m.173/3 uyarınca soruşturmanın genişletilmesi de talep edilmektedir.
HUKUKİ NEDENLER: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.160, 170, 172 ve 173 ile ilgili mevzuat.
DELİLLER: [ ] Cumhuriyet Başsavcılığı’nın [ ] soruşturma sayılı dosyasının tamamı, şikâyet dilekçesi ve ekleri, banka ve ödeme kayıtları, dijital yazışma ve kayıt örnekleri, [varsa] tanık beyanları, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. İtirazımızın kabulü ile [ ] Cumhuriyet Başsavcılığı’nın [ ] soruşturma, [ ] karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılmasına,
2. Aksi kanaatte, 5271 sayılı Kanun m.173/3 uyarınca yukarıda (a)–(d) bentlerinde gösterilen hususlarda soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesine,
3. Şüpheli(ler) hakkında kamu davası açılması yönünde gereğinin takdirine,
karar verilmesini müvekkil adına saygılarımla vekâleten arz ve talep ederim. [Tarih]
Şikâyetçi (Suçtan Zarar Gören) Vekili
Av. Veli Savun
İstanbul Barosu – 75235
EKLER: 1) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar örneği 2) Tebligat mazbatası / tebliğ tarihini gösterir belge 3) Delil listesi ve belge örnekleri 4) Vekâletname
🧭 Dilekçedeki Bölümler Neden Önemli?
Soruşturma ve karar numaraları ile tebliğ tarihi dilekçenin çatısıdır. İtiraz, belirli bir karara karşı yapıldığından dosyanın tek tek numaralarla belirlenmesi gerekir; tebliğ tarihi ise iki haftalık sürenin hesabına esas alınır. Kararda itiraz hakkının, süresinin ve merciinin gösterileceği m.172/1’de düzenlenmiştir; kararın bu bilgileri içermediği hâllerde tebligata ilişkin durumun dilekçede açıklanması beklenir.
Suçtan zarar gören sıfatının ortaya konulması, itiraz hakkının kime ait olduğu tartışmasını önler. m.173/1 itiraz hakkını suçtan zarar görene tanır; zarar ile isnat edilen fiil arasındaki bağın kısa ve somut biçimde kurulması bu yüzden ayrı bir başlık değerindedir.
Eksik kalan soruşturma işlemlerinin madde madde sayılması, m.173/2’nin aradığı “kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller” ölçütüyle doğrudan ilgilidir. Genel ifadeler yerine hangi kurumdan hangi kaydın isteneceğinin gösterilmesi, hâkimliğin soruşturmanın genişletilmesi yolunu değerlendirebilmesini sağlar. Yatırım dosyalarında bu yaklaşımın yargı kararlarındaki karşılığı “yatırım danışmanı” vaadiyle toplanan para ve borsada aylık kâr vaadi başlıklı incelemelerimizde görülebilir.
Kademeli talep, dilekçenin sonuç bölümünde itirazın kabulü ile soruşturmanın genişletilmesi isteminin birlikte ileri sürülmesini ifade eder. m.173/3 hâkimliğe soruşturmanın genişletilmesini isteme yetkisi tanıdığından, bu yolun talep edilmesi dosyanın eksik araştırma sebebiyle doğrudan reddedilmesi ihtimalini tartışmaya açar. Soruşturma aşamasında hazırlanan ilk metin olan şikâyet dilekçesinin yapısı ise suç duyurusu dilekçesi örneği yazımızda ele alınmaktadır.
📎 Dilekçeye Eklenecek Belgeler
- Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın örneği; itirazın konusunu ve gerekçesini belirler.
- Tebligat mazbatası veya tebliğ tarihini gösteren belge; iki haftalık sürenin hesabına esas olur.
- Şikâyet dilekçesi ile soruşturma sırasında sunulan belgelerin örnekleri.
- Ödeme, havale ve hesap hareketlerine ilişkin kayıtlar; ödeme zincirinin izlenmesini ilgilendirir.
- Dijital yazışma, çağrı kaydı ve ekran görüntüsü örnekleri ile bunların bilirkişi incelemesine ilişkin talepler.
- Aynı yöntemle ilgili başka soruşturma veya dava dosyası varsa bunların numaraları.
- Vekil aracılığıyla sunuluyorsa vekâletname.
Aynı konudaki yargı kararlarına emsal karar incelemelerimiz bölümünden, diğer dilekçe örneklerine ise dilekçe örnekleri sayfamızdan ulaşılabilir. Dosyanıza özgü değerlendirme için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
İtiraz süresi ne kadardır ve ne zaman başlar?
5271 sayılı Kanun m.173/1’e göre süre iki haftadır ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren işler. Eski tarihli kaynaklarda geçen “onbeş gün” ifadesi kanun metninden çıkarılmıştır; yürürlükteki süre iki haftadır.
İtiraz dilekçesi nereye sunulur?
İtiraz, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır. Uygulamada dilekçe, soruşturma dosyasının bulunduğu Cumhuriyet başsavcılığına sunulur ve dosyayla birlikte hâkimliğe gönderilir.
Sulh ceza hâkimliği ne tür kararlar verebilir?
Hâkimlik, kamu davası açılması için yeterli neden bulunmazsa istemi gerekçeli olarak reddeder ve itiraz edeni giderlere mahkûm eder. İstemi yerinde bulursa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Eksik soruşturma söz konusuysa, bu hususu açıkça belirterek başsavcılıktan soruşturmanın genişletilmesini isteyebilir.
İtiraz reddedilirse aynı olay için yeniden dava açılabilir mi?
m.173/6, itirazın reddi hâlinde m.172/2’nin uygulanacağını belirtir. Buna göre aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi, kamu davası açmaya yeter şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmesine ve bu konuda sulh ceza hâkimliğince karar verilmesine bağlıdır.
Soruşturmanın genişletilmesi kararı verilirse süreç nasıl işler?
Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2025/15789 karar sayılı kararında belirtildiği üzere, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi hâlinde başsavcılıkça eksiklikler giderildikten sonra itiraz hakkında karar verilmesi gerekir. Eksiklikler tamamlandıktan sonra yeniden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve itirazın başka bir hâkimlikçe sonuçlandırılması kanuna aykırı görülmüştür.
Her takipsizlik kararına itiraz edilebilir mi?
m.173/5, Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu maddenin uygulanmayacağını düzenler. Bunun dışındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar, suçtan zarar gören tarafından süresi içinde itiraza konu edilebilir.
Bu dilekçe örneği genel bilgilendirme amacı taşır; her dosyanın olayları, süreleri ve delilleri farklıdır ve dilekçe buna göre düzenlenmelidir. Örnek kullanılarak yapılan başvuru ve taleplerden Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



