Ceza HukukuEmsal KararlarForex Hukuku

Uzaktan Erişimle Yatırım Tuzağı – Yargıtay 11. CD 2026/6495

Yatırım dolandırıcılığı dosyalarında en sık karşılaşılan takipsizlik gerekçesi şudur: “Mağdur hiç araştırma yapmadan para göndermiş, ortada hile yok.” Bu gerekçe kabul edildiğinde dosya kapanır ve mağdur hukuk mahkemelerine yönlendirilir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 15.06.2026 tarihli ve E.2026/536, K.2026/6495 sayılı kanun yararına bozma kararında bu yaklaşımı hatalı bulmuş; üstelik paranın iki ayrı limited şirketin hesabına gitmiş olmasına rağmen o şirketlerin yetkililerine dahi ulaşılmamış olmasını eksik soruşturma saymıştır.

Karar, yatırım dolandırıcılığının bugünkü teknik görünümünü de belgelemektedir: mağdurun telefonuna önce bir uzaktan erişim uygulaması, ardından uygulama mağazalarında bulunmayan bir APK dosyası kurdurulmakta; ekranda sahte bakiye gösterilerek para transferi sağlanmaktadır.

Kısa özet: Şikâyetçi, yurt dışı numaralı bir telefondan aranarak kendisini finans uzmanı ve yatırım danışmanı olarak tanıtan kişinin yönlendirmesiyle telefonuna uzaktan erişim uygulaması ve mağazalarda bulunmayan bir APK kurmuş; hisse senedi alınacağı beyanıyla bir lojistik şirketinin hesabına 682.008,86 TL, bir gayrimenkul şirketinin hesabına 616.410,80 TL göndermiştir. Başsavcılık, mağdurun hiçbir araştırma yapmadığı ve hilenin bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, sulh ceza hâkimliği itirazı reddetmiştir. Daire, hesap hareketlerinin celbi, şirket yetkililerinin tespiti, SPK yetkisinin araştırılması ve IP tespiti gibi temel araştırmalar yapılmadan verilen kararı eksik soruşturma sayarak 15.06.2026 tarihinde kanun yararına bozmuştur.

📱 Olay: uzaktan erişim uygulaması ve sahte ekran

Karara yansıyan anlatıma göre şikâyetçi 26.09.2024 günü yurt dışı kayıtlı bir numaradan aranmış; arayan kişi kendisini bir kuruluşun çalışanı olarak tanıtarak yatırım yapma vaadiyle irtibat kurmuştur. Şikâyetçiye önce çevrimiçi mağazalarda bulunmayan bir APK uygulaması indirtilmiş, ardından bir uzaktan erişim uygulaması kurdurulmuştur.

Devamında sahte belgelerle yatırım yapıldığı izlenimi verilmiş; güvenilir şirket hisseleri alınacağı söylenerek bir lojistik limited şirketinin hesabına 682.008,86 TL, başka bir şirketin hissesinin satılacağı belirtilerek bir gayrimenkul limited şirketinin hesabına 616.410,80 TL gönderilmiştir. Şikâyetçi bir süre sonra hesabındaki parayı çekmek istediğinde oyalandığını ve dolandırıldığını anladığını beyan etmiştir.

Karardaki suç başlıkları iki tanedir: tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık ile bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık.

📄 Takipsizlik gerekçesi ne diyordu?

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 17.03.2025 tarihli kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Karardaki gerekçe, kararda aynen aktarılmıştır: müştekinin daha önce hiç irtibat kurmadığı yabancı ülke adına kayıtlı cep telefonuyla görüştüğü, tanımadığı ve yüz yüze görüşmediği kişinin beyanıyla istenilen programları telefonuna yüklediği, farklı şirketler adına kayıtlı hesaplara para yatırdığı; gönderilen belgelerin niteliğini araştırmadığı, ne tür bir yatırım yaptığını, parasının nerede değerlendirildiğini hiç araştırmadan hareket ettiği; bu nedenle denetim imkânını ortadan kaldıracak bir eylem bulunmadığı ve dolandırıcılığın unsurlarının oluşmadığı belirtilmiştir. Kararda ayrıca müştekinin gönderdiği paraları hukuk mahkemeleri nezdinde takip edebileceği ifade edilmiştir.

İzmir 1. Sulh Ceza Hâkimliği 16.05.2025 tarihli ve 2025/4047 Değişik İş sayılı kararıyla bu karara yapılan itirazı reddetmiş; karar, CMK’nın 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan aynı gün kesinleşmiştir.

🔁 Kanun yararına bozma yolu nasıl işledi?

Kesinleşmiş bu karara karşı Adalet Bakanlığı, CMK’nın 309/1. maddesi uyarınca 25.12.2025 tarihli yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunmuş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.01.2026 tarihli tebliğnamesiyle dosyayı Daireye göndermiştir. Kanun yararına bozma, kesinleşen ve istinaf ya da temyiz incelemesinden geçmemiş kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesine hizmet eden olağanüstü bir kanun yoludur.

Daire, kararında CMK’nın 160, 172 ve 173. maddelerini ayrıntılı biçimde aktarmıştır. Buna göre Cumhuriyet savcısı, bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamak, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla yükümlüdür. Toplanan deliller yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenlenir; aksi hâlde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. CMK’nın 173/3. maddesi ise sulh ceza hâkimliğine, kararını vermek için gerek görürse soruşturmanın genişletilmesini Cumhuriyet başsavcılığından isteme yetkisi tanımaktadır.

🔍 Dairenin saydığı eksik araştırmalar

Daire, dosyada yapılması gereken ancak yapılmayan araştırmaları tek tek sıralamıştır:

  • Şikâyetçinin olayla ilgili ayrıntılı beyanının alınması.
  • Şikâyetçiyi arayan GSM hattı kullanıcısı ile paranın gönderildiği iki limited şirketin yetkililerinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek şüpheli sıfatıyla ifadelerine başvurulması.
  • Adı geçen şirketlerin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca yatırım danışmanlığı yapma hususunda herhangi bir yetkinliğe sahip olup olmadığının belirlenmesi.
  • Paranın gönderildiği banka hesaplarının, suç tarihini de kapsayacak şekilde hesap hareketlerinin ilgili bankalardan celbi.
  • Şikâyetçiye ait cep telefonu üzerinde inceleme yapılarak uzaktan erişim yoluyla telefona erişim sağlayan cihazların IP bilgilerinin tespiti.
  • Benzer şekilde gerçekleştirilen dolandırıcılık eylemlerine ilişkin başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının araştırılması.

Tebliğnamede ayrıca, dekontlar gereği dosya arasına alınmamış para transferlerine ilişkin kayıtların bankalardan istenmesi, hesap sahiplerinin gerçek kişi olması hâlinde bu kişilerin tespiti, şirketlerin ticaret sicil kayıtlarının getirtilerek faaliyet alanlarının ve faaliyetlerine devam edip etmediklerinin araştırılması ile paraların çekilme anına ilişkin görüntü kayıtlarının temini ve çözümü de sayılmıştır.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

🏢 Paranın şirket hesabına gitmesi neyi değiştirir?

Bu dosyanın ayırt edici yönü, paranın anonim bir kişi hesabına değil, ticaret siciline kayıtlı iki limited şirketin hesabına gitmiş olmasıdır. Kararda soruşturma konusu suçlar arasında “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık” başlığının yer alması da bu nedenledir; söz konusu nitelikli hâl TCK’nın 158/1-h maddesinde düzenlenmiştir.

Daire’nin istediği araştırmalar bu noktada somutlaşmaktadır: şirketleri temsile yetkili kişiler kim, şirketlerin ticari faaliyet alanı ne, faaliyetlerine devam ediyorlar mı ve bu şirketlerin sermaye piyasası mevzuatı uyarınca yatırım danışmanlığı yetkisi var mı? Bu sorular yanıtlanmadan hilenin bulunup bulunmadığı hakkında sağlıklı bir değerlendirme yapılamaz. Benzer bir araştırma çerçevesi için serideki kripto platformu hesabına giden yatırım parası kararı da incelenebilir.

🧩 CMK 173/3: soruşturmanın genişletilmesi

Daire’nin kurduğu denklem şudur: ortada kanuna uygun bir soruşturma bulunmadığında, itirazı inceleyen merci itirazı reddetmek yerine soruşturmanın genişletilmesine karar verebilir. Kararda, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen sulh ceza hâkimliğinin üç seçeneği bulunduğu belirtilmektedir: yeterli delil yoksa itirazın reddi, yeterli delil varsa itirazın kabulü veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesi.

Somut olayda hâkimlik ilk seçeneği kullanmış; Daire ise dosyanın üçüncü seçeneği gerektirdiğini, eksik soruşturmaya ve hatalı gerekçeye dayalı karara karşı yapılan itirazın reddedilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirtmiştir.

📌 Kararın anlamı

Daire, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini kabul ederek İzmir 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.05.2025 tarihli kararını CMK’nın 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle bozmuş; gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının mahalline gönderilmek üzere Başsavcılığa tevdiine karar vermiştir. Bozma, şüphelilerin cezalandırılması anlamına gelmez; soruşturmanın eksik bırakılan yönleriyle yeniden ele alınması sonucunu doğurur.

Kararın taşıdığı ilke ise açıktır: mağdurun yeterince dikkatli davranmamış olması, tek başına hilenin yokluğuna ve soruşturmanın sonlandırılmasına gerekçe yapılamaz; para izinin, iletişim kayıtlarının ve yetki belgelerinin araştırılması bu değerlendirmenin önkoşuludur. Aynı doğrultudaki bir başka örnek için serideki finans uzmanı vaadiyle toplanan para kararı okunabilir.

Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

“Mağdur araştırma yapmadı” gerekçesi neden yeterli bulunmadı?

Kararda bu gerekçe “hatalı gerekçe” olarak nitelendirilmiştir. Daire, hilenin bulunup bulunmadığının ancak hesap hareketleri, şirket yetkilileri, sermaye piyasası yetkisi, IP kayıtları ve benzer dosyalar araştırıldıktan sonra değerlendirilebileceğini; bu araştırmalar yapılmadan verilen kararın eksik soruşturmaya dayandığını belirtmiştir.

Kanun yararına bozma hangi kararlar için mümkündür?

CMK’nın 309. maddesindeki bu olağanüstü kanun yolu, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesine hizmet eder. Bu dosyada sulh ceza hâkimliğinin itirazın reddine dair kararı, CMK’nın 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan karar tarihinde kesinleşmiş ve bu yola konu edilmiştir.

Şirketin yatırım danışmanlığı yetkisi neden araştırılıyor?

Kararda, paranın gönderildiği şirketlerin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca yatırım danışmanlığı yapma hususunda yetkinliğe sahip olup olmadığının belirlenmesi gerektiği açıkça sayılmıştır. Bu tespit, hem faaliyetin hukuki niteliği hem de şüphelilerin hukuki durumunun takdiri bakımından belirleyici görülmüştür.

Bozma kararı soruşturmanın nasıl devam edeceğini gösterir mi?

Karar, dosyanın mahalline gönderilmesine hükmetmektedir. Kararda sayılan araştırmaların yapılmasının ardından şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayin edileceği belirtilmiştir; bozma tek başına bir suçun sabit olduğu anlamına gelmez.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Kanun yararına bozma kararı soruşturmayı kesin olarak sonuçlandırmaz. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu