Emsal Kararlarİdare ve Kamu Personeli Hukuku

Eczane SGK Sözleşmesinin Gerekçesiz Feshi – AYM 2022/74487

Bir eczacı için Sosyal Güvenlik Kurumu ile kurulan sözleşme ilişkisi, reçeteli hastaya ilaç verebilmenin fiilî koşuludur. Bu ilişki, gerekçe içermeyen tek sayfalık bir yazıyla ve “bir ay önceden bildirmek şartıyla her zaman feshedilebilir” hükmüne dayanılarak sona erdirilebilir mi? Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, Şanlıurfa’da faaliyet gösteren bir eczanenin sahibi ve mesul müdürünün bireysel başvurusunda bu soruyu özel hayata saygı hakkı açısından ele almış ve hem idarenin hem de derece mahkemelerinin bireyselleştirilmiş bir gerekçe ortaya koymadığını tespit etmiştir.

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 15.10.2025 tarihli ve 2022/74487 başvuru numaralı kararıyla, SGK ile imzalanan tip sözleşmenin feshi ve MEDULA erişiminin kapatılması nedeniyle Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiş, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesine göndermiştir. Karar, Kararlar Bilgi Bankasında 25.12.2025 tarihinde yayımlanmıştır.

Kısa özet: Eczacı, 1.12.2016 tarihli SGK–TEB Protokolü kapsamında imzaladığı tip sözleşmeyle SGK kapsamındaki hastalara ilaç satıyordu. SGK Ankara İl Müdürlüğü 1.8.2017 tarihli yazıyla, Protokol’ün 5.1. maddesine dayanarak sözleşmenin bir ay sonra feshedileceğini bildirdi; MEDULA erişimi de kapatıldı. Fesih işleminin iptali istemiyle açılan dava, işlemin Protokol hükmüne uygun olduğu gerekçesiyle reddedildi ve karar istinaf ile temyizden geçerek kesinleşti. Anayasa Mahkemesi, fesih nedenlerine ve meslek üzerindeki etkilerine ilişkin bireyselleştirilmiş, güçlü ve yeterli bir gerekçe bulunmadığını belirterek ihlal kararı verdi; tazminat talebini ise yeniden yargılamanın yeterli giderim olacağı gerekçesiyle reddetti.

💊 Bir aylık bildirimle gelen fesih

Başvurucu, Şanlıurfa’da faaliyet gösteren bir eczanenin hem sahibi hem de mesul müdürüdür. Eczane, “Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol” çerçevesinde TEB ile imzalanan tip sözleşme uyarınca SGK kapsamındaki hastalara ilaç satışı yapmaktadır. Kararda Protokol’ün tarihi 1.12.2016 olarak belirtilmiştir.

SGK Ankara İl Müdürlüğü, başvurucuya 1.8.2017 tarihli bir yazı göndermiştir. Yazıda Protokol’ün 5.1. maddesine atıf yapılmıştır. Bu madde kararda şöyle aktarılmaktadır: “Taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir.” Yazıya göre sözleşme, tebliğden itibaren bir ay sonra feshedilecektir. Anayasa Mahkemesinin tespitine göre SGK ayrıca başvurucunun MEDULA Sistemi’ne erişimini de engellemiştir.

MEDULA, kararda genel sağlık sigortası hak sahiplerinin sözleşmeli eczanelerden aldığı ilaçlara ait reçete bilgilerinin çevrim içi denetlenerek kayda alınmasını ve faturalandırılmasını sağlayan uygulama olarak tanımlanmaktadır. Başvurucu, bu sistemin kapatılması nedeniyle ilaç satışı yapamadığını ve gelirinin tamamına yakınını kaybettiğini ileri sürmüştür.

🏛️ Asliye hukuk mahkemesindeki dava

Başvurucu, fesih işleminin iptali istemiyle 24.7.2019 tarihinde Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Dava dilekçesindeki başlıca itirazlar şunlardır:

  • Tip sözleşmenin hangi hâllerde feshedileceği Protokol’ün 5.1. maddesinde düzenlenmiş olmasına rağmen SGK yazısında bu sebeplerden hiçbirine yer verilmemiş, bu durum savunma hakkını engellemiştir.
  • Başvurucu hakkında sözleşmeyi etkileyebilecek bir soruşturma veya kovuşturma yürütülmemiş, disiplin cezası da verilmemiştir.
  • MEDULA’nın kapatılması olumsuz sonuçlar doğuracağından sistemin tedbiren açılması istenmiştir.

Mahkeme 11.2.2020 tarihinde davayı esastan reddetmiştir. Gerekçe oldukça kısadır: SGK, sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini yazılı biçimde bildirmiştir ve Protokol’ün 5.1. maddesindeki “her zaman feshedebilir” hükmü karşısında işlem Protokol’e uygundur. Ret kararı istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleşmiştir. Başvurucu nihai hükmü 13.6.2022’de öğrenmiş, 8.7.2022’de bireysel başvuruda bulunmuştur.

Bireysel başvuruda başvurucu, yargılama sırasında Protokol’deki fesih nedenleri arasında güvenlik soruşturmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını ve yargı mercilerinin soyut, genel geçer ifadelerle ret kararı verdiğini de belirtmiştir. Kararda feshin somut nedenine ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir.

📎 Karar metni: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümünün kararı, Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan hâliyle derlenmiştir; başvurucu, vekil, heyet ve raportör adları ile atıf yapılan kararlardaki başvurucu adları çıkarılmış, atıflar başvuru numarasıyla bırakılmıştır.

🔐 Ticari bir sözleşme neden özel hayat meselesi?

Başvurucu; gerekçeli karar hakkı, maddi ve manevi varlığın korunması hakkı, çalışma hakkı, mülkiyet hakkı ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi başvuruyu tek bir başlık altında, özel hayata saygı hakkı kapsamında incelemiştir.

Mesleki hayata yönelik tedbirlerin hangi durumlarda özel hayat kapsamında değerlendirileceği, Anayasa Mahkemesinin Genel Kurul kararı olan B. No: 2018/10286 (2.7.2020, §§ 90-96) kararında ortaya konmuş ölçütlere dayanmaktadır. Somut başvuruda belirleyici olan ise aynı konuya ilişkin daha önceki bir İkinci Bölüm kararıdır: B. No: 2020/23302 (2.10.2024). Bu kararda Mahkeme, Protokol kapsamındaki tip sözleşmenin feshinin eczacının mesleği çerçevesinde ilişki kurma ve geliştirme imkânını önemli ölçüde zayıflattığını; mesleğini sürdürmesi, sosyal ve mesleki itibarını koruması açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu kabul etmiş ve konuyu “sonuca dayalı yaklaşım” ile özel hayata saygı hakkı kapsamında incelenebilir bulmuştur.

2022/74487 sayılı kararda Mahkeme, bu tespitten ayrılmayı gerektiren bir durum görmemiştir. Sözleşmenin feshinin özel hayata saygı hakkına bir müdahale olduğu, müdahalenin kanuni dayanağının ve meşru amacının bulunduğu da önceki karara atıfla kabul edilmiştir. Dolayısıyla uyuşmazlık, feshin dayanaktan yoksun olup olmadığı üzerinde değil, bu yetkinin nasıl gerekçelendirildiği üzerinde düğümlenmiştir.

📝 Bireyselleştirilmiş gerekçe ölçütü

Kararın çekirdeği, Anayasa Mahkemesinin eczacılık mesleğine ilişkin tespitleridir. Mahkeme, önceki kararında vardığı sonuçları aktararak şu noktaların altını çizmiştir:

  • Eczacılık özünde serbest bir meslektir; ancak sağlık hizmetlerinin yerine getirilmesine aracılık ettiği için kamusal bir yönü de vardır. Bu nedenle farklı kurallara ve denetim yöntemlerine tabi olması olağandır.
  • Her durumda mesleğin ifasına ilişkin kuralların, uygulamaların ve tedbirlerin esasları mevzuatta açıkça düzenlenmelidir.
  • Mesleğin ifasının imkânsız hâle getirilmesi ya da meslek sahibine ölçüsüz külfet yüklenmesi, somut olaya göre temel hak ve özgürlüklerin ihlaline yol açabilir.
  • Eczacılık esasen bu tip sözleşmeler çerçevesinde etkili şekilde ifa edilebilmektedir ve MEDULA’ya erişim eczanelerin ticari faaliyetlerinin devamı için elzemdir.

Bu tespitlerden çıkan sonuç bir usul güvencesidir. Mahkemeye göre gerek fesih işlemini yapan SGK’nın kararında gerekse yargı mercilerinin kararlarında; fesih yönünde kullanılan takdir yetkisinin kanuni dayanağının gösterilmesi, müdahalenin nedenlerine ve başvurucunun mesleği üzerindeki etkilerine ilişkin bireyselleştirilmiş, güçlü ve yeterli bir gerekçe sunulması gerekir.

Somut olayda SGK’nın yazısı yalnızca Protokol’ün 5.1. maddesine dayanmış ve bir ay sonra fesih yapılacağını bildirmekle yetinmiştir. Anayasa Mahkemesi, takdir yetkisini denetlemeye elverişli olacak biçimde müdahalenin nedenlerinin ve meslek üzerindeki etkilerinin ortaya konmadığını tespit etmiştir. Derece mahkemesinin “işlem Protokol’e uygundur” şeklindeki gerekçesi de bu eksikliği gidermemiştir. Sonuç olarak Anayasa’nın 20. maddesindeki özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.

Benzer bir gerekçe eksikliği tartışması, farklı bir alanda sendikal fesihte gerekçe eksikliği yazısında ele alınan kararda da gündeme gelmiştir. Sağlık hizmetlerine erişimin SGK ile ilişkisine ilişkin başka bir bireysel başvuru için HPV aşı bedeli kararı incelenebilir.

⚖️ Giderim: yeniden yargılama, tazminat yok

Başvurucu ihlalin tespitinin yanı sıra maddi ve manevi tazminat da talep etmiştir. Anayasa Mahkemesi, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğunu belirtmiştir. Anayasa’nın 148. ve 153. maddeleri ile 6216 sayılı Kanun’un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği mahkemenin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda yeni bir karar vermektir.

Hüküm fıkrasıİçerik
Kabul edilebilirlikÖzel hayata saygı hakkına ilişkin iddia kabul edilebilir bulundu.
EsasAnayasa m.20’deki özel hayata saygı hakkı ihlal edildi (oybirliği).
Yeniden yargılamaKarar örneği Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2019/493, K.2020/141) gönderildi.
TazminatYeniden yargılama yeterli giderim sayıldığından talep reddedildi.
Yargılama gideri664,10 TL harç ve 30.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 30.664,10 TL başvurucuya ödenecek.

Mahkeme ayrıca, hak ihlali kararından davanın sonucuna ilişkin bir tutum çıkarılmaması gerektiğini vurgulamıştır. İhlal kararı davanın kabul ya da reddi gerektiği anlamına gelmez; yeniden yapılacak yargılamada delilleri değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemeye aittir.

🧭 Kararın kapsamı ve sınırları

Kararı doğru okumak için birkaç noktaya dikkat etmek gerekir. Birincisi, Anayasa Mahkemesi Protokol’deki “her zaman feshedebilir” hükmünü geçersiz saymamış, müdahalenin kanuni dayanağı ve meşru amacı bulunduğunu kabul etmiştir. İhlalin nedeni, bu yetkinin denetlenebilir bir gerekçeyle kullanılmamasıdır.

İkincisi, karar yeni bir içtihat kurmaktan çok, 2.10.2024 tarihli B. No: 2020/23302 kararındaki ilkelerin aynı Protokol uygulamasına tekrar uygulanmasıdır. Bu yönüyle karar, aynı Protokol hükmüne dayanan fesihlerde Anayasa Mahkemesinin yaklaşımının yerleştiğini göstermektedir.

Üçüncüsü, Anayasa Mahkemesi başvurucunun çalışma hakkı, mülkiyet hakkı ve gerekçeli karar hakkına ilişkin iddialarını ayrı ayrı incelememiş, şikâyetleri özel hayata saygı hakkı çerçevesinde değerlendirmiştir. Fesih işleminin hukuka uygun olup olmadığı ya da eczacının sözleşmesinin yeniden kurulması gerekip gerekmediği konusunda da bir sonuca varmamıştır; bu değerlendirme yeniden yargılama yapacak mahkemeye bırakılmıştır.

❓ Okuyucuların aklına gelenler

“Her zaman feshedebilir” hükmü artık uygulanamaz mı?

Kararda böyle bir sonuç yoktur. Anayasa Mahkemesi, sözleşmenin feshinin kanuni dayanağının ve meşru amacının bulunduğunu kabul etmiştir. Ancak bu yetki kullanılırken müdahalenin nedenlerinin ve eczacının mesleği üzerindeki etkilerinin bireyselleştirilmiş, güçlü ve yeterli bir gerekçeyle ortaya konması gerektiğini belirtmiştir.

MEDULA erişiminin kapatılması neden bu kadar önemli görüldü?

Anayasa Mahkemesi, özünde serbest meslek olan eczacılığın esasen SGK ile yapılan tip sözleşmeler çerçevesinde etkili şekilde ifa edilebildiğini ve MEDULA’ya erişimin eczanelerin ticari faaliyetlerinin devamı için elzem olduğunu kabul etmiştir. Erişimin kesilmesi bu nedenle mesleki hayata yönelik ciddi bir müdahale sayılmıştır.

Eczacıya neden tazminat ödenmedi?

Mahkeme, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli giderim sağlayacağı sonucuna varmış ve maddi ve manevi tazminat talebini reddetmiştir. Başvurucu lehine yalnızca 30.664,10 TL yargılama giderine hükmedilmiştir.

Yeniden yargılamada dava mutlaka kabul mü edilecek?

Hayır. Anayasa Mahkemesi, ihlal kararının davanın kabulü, reddi ya da başka bir karar verilmesi gerektiği anlamına gelmediğini açıkça belirtmiştir. Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi, ihlal kararındaki ilkelere uygun bir yargılama yürüterek delilleri kendisi değerlendirecek ve yeni bir karar verecektir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, Anayasa Mahkemesi ve idare hukukuna ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümünün Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan bireysel başvuru kararından derlenmiştir. İhlal kararı, uyuşmazlığın esası hakkında bir sonuç içermez ve yeniden yargılama sonucunu belirlemez. Sözleşme hükümleri, fesih yazısının içeriği ve yargılama süreci farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu