Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal Kararlarİş Hukuku

Şirket Telefonundaki Mesajla Fesih – Yargıtay 9. HD 2026/2

Şirketin verdiği, işçinin zimmetinde duran bir cep telefonu iş ilişkisinin sonunda işverene geri istenir. İşveren telefonu incelediğinde, işçinin başka kişilerle yaptığı WhatsApp yazışmalarında şirket yöneticileri ve çalışma arkadaşları hakkında ağır ifadeler kullandığını tespit eder; bu yazışmalar tutanağa bağlanır ve iş sözleşmesi haklı nedenle feshedilir. Uyuşmazlığın düğüm noktası, işverenin bu mesajları okuyup okuyamayacağı ve okuduğu yazışmaları fesih gerekçesi yapıp yapamayacağıdır. Telefonun şirkete ait olması, içindeki özel yazışmaları işverenin denetimine açar mı?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 12.01.2026 tarihli ve E.2025/9161, K.2026/2 sayılı kararıyla, işverenin işçinin telefonundaki özel yazışmaları okuma, tutanağa bağlama ve fesih gerekçesi yapma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle feshi haksız bulan, özel hayatın gizliliğinin ihlali nedeniyle işçiyi manevi tazminata hak kazanmış sayan ilk derece kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle onamıştır.

Kısa özet: 2015-2020 yılları arasında çevre mühendisi olarak çalışan işçinin zimmetindeki şirket telefonu 14.07.2020’de geri istenmiş, işveren telefondaki yazışmalarda şirket yöneticileri ve çalışma arkadaşları hakkında hakaret bulunduğunu, işçinin üç kadın çalışanın fotoğrafını gizlice çekip başka bir çalışana gönderdiğini ileri sürerek sözleşmeyi İş Kanunu m.25/II-(b) uyarınca feshetmiştir. İlk derece mahkemesi, işverenin özel yazışmaları okuma ve fesih gerekçesi yapma hakkı olmadığını belirterek feshi haksız saymış, işçinin kullandırılmayan yıllık izinleri bulunduğunu ve manevi tazminata hak kazandığını kabul ederek davayı kısmen kabul etmiş, kötüniyet tazminatını reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Yargıtay kararı onamıştır.

📱 Zimmetli telefonun iadesi ve fesih

Davacı işçi, davalı şirkette 12.03.2015 ile 16.07.2020 tarihleri arasında çevre mühendisi olarak çalışmıştır. Görevi sırasında kullanması için kendisine şirkete ait bir cep telefonu zimmetlenmiştir.

İşveren, 14.07.2020 tarihinde bu telefonu işçiden geri istemiştir. Savunmaya göre telefon üzerinde yapılan incelemede, yalnızca iş görüşmeleri için verilen cihazla işçinin şirket çalışanları ve rakip firma çalışanlarıyla yazıştığı, bu yazışmalarda şirket patronu, şirketin projeler direktörü ve çalışma arkadaşları hakkında hakaret içerikli ifadeler kullandığı tespit edilmiştir. İşveren ayrıca işçinin, işyeri yemekhanesinde yemek yiyen üç kadın çalışanın fotoğrafını gizlice çekip başka bir şirket çalışanına göndererek onları “üç şeytan” diye nitelendirdiğini ileri sürmüştür.

Bu tespitler tutanağa bağlanmış, işçiden savunma istenmiş; işverene göre işçi savunma vermemiştir. İş sözleşmesi, işçinin işveren hakkında şeref ve namusa dokunacak söz ve davranışlarını düzenleyen 4857 sayılı İş Kanunu m.25/II-(b) uyarınca haklı nedenle feshedilmiş; çalışma 16.07.2020 tarihinde sona ermiştir.

⚖️ İşçinin talepleri, işverenin savunması

İşçi, iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini, kullanımındaki şirket telefonuna şirket yetkilisinin el koyduğunu, telefondaki mesajların izinsiz okunarak feshe gerekçe yapıldığını ileri sürmüştür. Dava dilekçesinde şu hususlara da yer verilmiştir:

  • Aylık net 4.450,00 TL ücretle çalıştığı, ayrıca aylık prim aldığı, yol ve yemek yardımının işverence sağlandığı,
  • 2019 yılı Mart ayından sonra primlerin ödenmediği,
  • Kişisel verilerinin silinmesine izin verilmeden izinsiz ele geçirildiği, işten çıkarma tehdidi altında çalıştırıldığı ve bu nedenle psikolojik olarak yıprandığı.

Bu iddialarla kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, prim, asgari geçim indirimi, kötüniyet tazminatı ve manevi tazminat talep edilmiştir.

İşveren ise feshin haklı nedene dayandığını, işçinin son ücretinin brüt 5.916,00 TL olduğunu, tüm ücretlerin banka kanalıyla ödendiğini, aylık ücret dışında bir ödeme yapılmadığını, yıllık izin alacağı bulunmadığını ve kötüniyet ile manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini savunmuştur.

🏢 İlk derece, istinaf ve Yargıtay

Dosya daha önce bölge adliye mahkemesine gitmiş ve ilk karar ortadan kaldırılmıştır. Bu kaldırma kararı doğrultusunda yeniden yargılama yapan iş mahkemesi (2024/130 E., 2025/179 K.) davayı kısmen kabul etmiştir. Gerekçenin dayanakları şunlardır:

  • Davalı işverenin, işçinin telefonunda bulunan ve özel hayatını oluşturan, başkalarıyla yaptığı mesajlaşmaları okuma, bunları tutanak altına alma ve fesih gerekçesi yapma hakkı bulunmamaktadır; bu nedenle fesih haksızdır.
  • İşçinin kullandırılmayan yıllık izinleri bulunmaktadır.
  • İş güvencesi kapsamındaki işçilerin kötüniyet tazminatı talep hakkı yoktur; davacı iş güvencesi kapsamındadır ve feshin kötüniyet tazminatını gerektirecek şekilde yapıldığına dair ayrıca delil de bulunmamaktadır.
  • İş sözleşmesi, işçinin WhatsApp mesajları okunarak ve özel hayatın gizliliği ihlal edilerek feshedildiğinden işçi manevi tazminata hak kazanmıştır.

Davalı işverenin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi 6. Hukuk Dairesi (2025/1493 E., 2025/2213 K.), ilk derece kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğunu belirterek başvuruyu esastan reddetmiştir.

Kararı temyiz eden işveren; sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, ücretlerin tam ödendiğini, işyerinde prim ödemesi yapılmadığını ve manevi tazminatın kabulünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi uyuşmazlığı; feshin niteliği, ikramiye, asgari geçim indirimi, kötüniyet tazminatı, yıllık izin, prim ve manevi tazminat alacaklarının ispatı, hesaplanması ve zamanaşımı olarak belirlemiştir. Daire, bölge adliye mahkemesi kararlarının ancak HMK m.371’deki sebeplerden birinin varlığı hâlinde bozulabileceğini hatırlatmış; kararın usul ve kanuna uygun olduğunu, temyiz sebeplerinin bozmayı gerektirmediğini belirterek HMK m.370/1 uyarınca ONAMIŞTIR. Karar 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 12.01.2026 tarihli, E.2025/9161, K.2026/2 sayılı onama kararı PDF olarak buradan okunabilir.

🔐 Hukuki çerçeve: Dört temel başlık

Yargıtay ayrı bir ilke cümlesi kurmamış olsa da onadığı karar dört başlık üzerine oturmaktadır:

  • Fesih gerekçesi: İşveren feshi m.25/II-(b)’ye, yani işçinin işveren hakkında şeref ve namusa dokunacak söz ve davranışlarına dayandırmıştır. Mahkemeler, bu söz ve davranışların tespitinin özel yazışmaların okunması yoluyla yapıldığını ve işverenin bu yazışmaları fesih gerekçesi yapma hakkı olmadığını kabul etmiş; feshi haksız saymıştır.
  • Cihazın mülkiyeti ile yazışmanın niteliği: Telefonun şirkete ait ve işçiye zimmetli olması, mahkemeler tarafından içindeki yazışmaların özel hayat kapsamında olduğu değerlendirmesini değiştiren bir unsur olarak görülmemiştir.
  • Kötüniyet tazminatı: İşçi iş güvencesi kapsamında olduğundan ve feshin kötüniyetle yapıldığına dair ayrıca delil bulunmadığından bu talep reddedilmiştir.
  • Manevi tazminat: Feshin özel hayatın gizliliği ihlal edilerek gerçekleştirilmesi, feshin haksızlığından ayrı olarak manevi tazminat sebebi kabul edilmiştir. İşverenin hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini koruma ve ona saygı gösterme borcu genel olarak TBK m.417’de düzenlenmiştir; ancak bu hüküm karar metninde ayrıca anılmamıştır.

🧾 Delil ve ispat boyutu

Feshin haklı nedene dayandığını ispat yükü işverendedir. Bu dosyada işveren, haklı nedeni ispat için yalnızca telefondan elde edilen yazışmalara ve bunlara dayanan tutanaklara dayanmıştır. Mahkemelerin bu yazışmaların okunmasını ve feshe dayanak yapılmasını hukuka uygun görmemesi, işverenin elindeki temel delilin fesih gerekçesi olarak kullanılamaması sonucunu doğurmuştur.

Dikkat çeken bir nokta, kararın mesajların içeriğini doğru ya da yanlış olarak tartışmamasıdır. Uyuşmazlık, işçinin yazışmalarda ne söylediğinden çok, bu yazışmaların işverence nasıl elde edilip kullanıldığı üzerinden çözülmüştür. İşçinin savunma vermediği yönündeki işveren beyanı da sonucu değiştirmemiştir.

Benzer bir eksende, işyeri kamerasının fesihte delil olarak kullanıldığı kameraya yapılan el hareketi kararı ile işçinin e-postadaki sert eleştiri nedeniyle fesih kararı da incelenebilir. Bu dosyanın ayırt edici yönü, ifadelerin işverene yöneltilmemiş, üçüncü kişilerle yapılan özel yazışmalarda yer almış olmasıdır.

🆕 Karardan çıkan pratik sonuçlar

Karar, dijital iletişimin işyerine taşındığı günümüzde sıkça karşılaşılan bir soruya somut bir dosya üzerinden yanıt vermektedir. Şirket telefonu, şirket bilgisayarı ya da kurumsal hesaplar üzerinden yürütülen yazışmaların işveren denetimine ne ölçüde açık olduğu, her olayda cihazın kullanım amacına, işyerinde önceden bildirilmiş bir kullanım politikası bulunup bulunmadığına ve yazışmanın içeriğinin özel hayata ilişkin olup olmadığına göre değerlendirilmektedir. Bu dosyada mahkemeler, işçinin başkalarıyla yaptığı WhatsApp yazışmalarını özel hayat kapsamında görmüştür.

Sonuç olarak işverenin haklı fesih iddiası kabul görmemiş; fesih haksız sayılmış, dava kısmen kabul edilmiş ve işçi lehine manevi tazminata hükmedilmiştir. Yargıtay’ın onama gerekçesi kısa olduğundan, kararın hangi koşullarda genelleştirilebileceği konusunda dikkatli olmak gerekir: Örneğin işyerinde açık bir denetim politikasının varlığı, yazışmanın iş amaçlı bir uygulama üzerinden yapılması veya işçinin rızası gibi farklı olgular değerlendirmeyi değiştirebilir.

💬 Sık sorulan sorular

Telefon şirkete aitse işveren içindeki mesajları okuyabilir mi?

Bu dosyada ilk derece mahkemesi, telefon şirkete ait ve işçiye zimmetli olsa da işçinin başkalarıyla yaptığı yazışmaların özel hayatını oluşturduğunu, işverenin bunları okuma, tutanağa bağlama ve fesih gerekçesi yapma hakkı bulunmadığını kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay bu kararı değiştirmemiştir. Farklı bir olayda, kullanım politikası veya yazışmanın niteliği gibi unsurlar sonucu etkileyebilir.

Mesajlardaki ifadeler neden haklı fesih sebebi sayılmadı?

Mahkemeler mesajların içeriğini ayrıca tartışmamış; uyuşmazlığı, işverenin bu yazışmaları hukuka uygun şekilde elde edip feshe dayanak yapıp yapamayacağı üzerinden çözmüştür. İşverenin bu yazışmaları fesih gerekçesi yapma hakkı bulunmadığı kabul edildiğinden, iş sözleşmesinin İş Kanunu m.25/II-(b) uyarınca haklı nedenle feshedildiği ispatlanmış sayılmamıştır.

İşçiye neden kötüniyet tazminatı verilmedi?

İlk derece mahkemesi, iş güvencesi kapsamındaki işçilerin kötüniyet tazminatı talep hakkı bulunmadığını, davacının da iş güvencesi kapsamında olduğunu belirtmiştir. Ayrıca feshin kötüniyet tazminatını gerektirecek şekilde yapıldığına dair ayrı bir delil de bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Manevi tazminata hangi gerekçeyle hükmedildi?

İlk derece mahkemesi, iş sözleşmesinin işçinin WhatsApp mesajları okunarak ve özel hayatın gizliliği ihlal edilerek feshedildiğini, bu nedenle işçinin manevi tazminata hak kazandığını kabul etmiştir. İşverenin bu yöndeki temyiz itirazı da Yargıtay tarafından yerinde görülmemiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; iş sözleşmesinin feshi ve işçilik alacaklarına ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından derlenmiştir. Yargıtay ayrıntılı bir gerekçe kurmadan bölge adliye mahkemesi kararını onamış olup değerlendirmeler ilk derece mahkemesinin kabullerine dayanmaktadır. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; cihazın kullanım amacına, işyerindeki kullanım ve denetim politikasına, yazışmanın içeriğine, elde ediliş biçimine ve diğer delillere göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud