Blokeden Sonra Sıfırlanan Kripto – İst. BAM 13. HD 2025/1501

Savcılık soruşturması sırasında bir şirketin kripto varlık platformundaki hesabına bloke konulmuş, iki yıla yakın süren soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanmıştır. Bloke kalkıp hesaba yeniden erişildiğinde ise şirket, soruşturma döneminde savcılığa bildirildiğini düşündüğü iki farklı kripto varlığın sıfırlandığını, yerine hesapta daha önce hiç bulunmayan başka bir varlıktan aynı adette birim eklendiğini görmüştür. Şirket, bu varlıkların Türk lirası karşılığı olarak hesapladığı yaklaşık 262 milyon TL için platform işletmecisi aleyhine ihtiyati haciz istemiştir. Uyuşmazlık, kripto varlık alacağının ihtiyati haciz aşamasında hangi belgelerle “yaklaşık olarak” ispat edilmesi gerektiği sorusunu somut biçimde gündeme getirmektedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 25.09.2025 tarihli ve E.2025/1630, K.2025/1501 sayılı kararıyla, alacağın varlığını gösterecek kuvvetli delillerin talep eden tarafından dosyaya sunulması gerektiğini, mahkemenin bu aşamada ayrıca delil araştırması yapma görevinin bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunu oy birliğiyle esastan reddetmiş ve ihtiyati haciz talebinin reddi kesinleşmiştir.
🔐 Kurumsal hesap, bloke ve değişen bakiye
Karar metninde aktarılan olaylara göre talep eden şirket, kripto varlık alım satım platformu işleten karşı taraf şirket nezdinde 11.03.2022 tarihinde e-posta adresi üzerinden kurumsal bir hesap açmış ve bu hesaba farklı tür ve tutarlarda kripto para yatırmıştır. Ardından şirket hakkında başlatılan bir savcılık soruşturması kapsamında, şirketin bankalardaki ve kripto para platformlarındaki bütün bakiyelerine 15.11.2022 tarihinde bloke konulmuştur.
Soruşturma sürecinde savcılık, platformdan hesap bakiyesini sormuştur. Talep edenin anlatımına göre platform 01.12.2022 tarihli yazısıyla şirketin hesabında 1.798.393 adet bir kripto varlık ile 500 adet başka bir kripto varlık bulunduğunu bildirmiştir. Karar metninde varlıkların adları anonimleştirilmiştir.
Soruşturma 30.09.2024 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sona ermiş, savcılık blokelerin kaldırılması için ilgili finans kuruluşlarına müzekkere yazmıştır. Talep edenin iddiasına göre bankalar ve başka bir kripto platformu 16.10.2024 tarihinde erişimi açmış, karşı taraf ise blokeyi hemen kaldırmamıştır. Noter aracılığıyla gönderilen ihtarın ardından erişim sağlanmış, ancak hesap kontrol edildiğinde iki varlığın bakiyesinin sıfır olduğu, bunun yerine daha önce hesapta bulunmayan üçüncü bir kripto varlıktan 1.798.393 adet eklendiği görülmüştür.
Şirket 16.10.2024, 17.10.2024, 09.12.2024 ve 22.01.2025 tarihli ihtarnameler göndermiş; son ihtarnamede iki varlığın 22.01.2025 tarihindeki Türk lirası karşılığı olarak hesapladığı 261.995.683 TL’nin ödenmesini istemiştir. Platform ise 17.12.2024 ve 05.02.2025 tarihli cevabi ihtarnamelerinde, ihtarnamede belirtilen tutarın ve kripto varlıkların türü ile miktarının gerçeği yansıtmadığını, iddiaların soyut olduğunu bildirmiştir.
📑 İhtiyati haciz talebinin dayanakları
Şirket, platformun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının 261.995.683 TL üzerinden ihtiyaten haczedilmesini talep etmiştir. Talep dilekçesinde ve istinaf aşamasında öne sürülen başlıca argümanlar şunlardır:
- Platform, soruşturma döneminde savcılığa iki varlığın hesapta bulunduğunu bizzat bildirmiştir; bu yazı alacağın miktarını ve türünü ispatlar.
- Hesaba erişimin savcılık kararıyla kısıtlı olduğu ve kimsenin işlem yapamayacağı bir dönemde bakiyeler sıfırlanmıştır.
- Platform cevabi ihtarnamelerinde borcu açıkça inkâr etmemiş, yalnızca tür ve miktara genel ifadelerle itiraz etmiş, ödeme yaptığını da ileri sürmemiştir.
- Savcılığa bildirilen varlıkların artık hesapta bulunmadığının açıklanması yükü platformdadır.
- Platformun şüpheli işlemleri, alacaklıları zarara uğratma kastıyla malvarlığını azaltmaya yönelik olduğu izlenimi vermektedir.
🏛️ Asliye ticaret mahkemesinin ret gerekçesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, 26.06.2025 tarihli ve 2025/1504 D.İş, 2025/1513 Karar sayılı kararıyla talebi reddetmiştir. Mahkeme, İİK 257/1 uyarınca ihtiyati haciz için rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para alacağının bulunması gerektiğini, İİK 258/1 uyarınca da alacaklının mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermek zorunda olduğunu hatırlatmıştır.
Mahkemenin değerlendirmesinde öne çıkan noktalar şöyledir:
- Yaklaşık ispatla yetinilmesi, ispat kurallarının tamamen dışına çıkılabileceği anlamına gelmez.
- Karşı taraf cevabi ihtarnamelerinde varlıkların türünü ve miktarını kabul etmemiştir; dolayısıyla talep edenin iddialarına ilişkin bir kabul yoktur.
- Alacağın bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ve talep şartlarının oluşup oluşmadığı ancak açılacak asıl davada delillerin toplanmasıyla belirlenebilir.
- Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç bir alacak için muaccel veya müeccel bir para alacağından söz edilemez.
- Karşı tarafın mallarını kaçırmaya veya gizlemeye çalıştığını gösteren bir delil de sunulmamıştır.
⚖️ Bölge adliye mahkemesinin değerlendirmesi
İstinaf incelemesinde Daire, talebi “nezdindeki hesaba yatırılan kripto paraların tür ve tutarının karşı tarafça değiştirildiği, bir kısmının sıfırlandığı iddiasına dayalı” bir ihtiyati haciz istemi olarak nitelendirmiştir. Ardından İİK 257/1 ve 258. maddeleri aktararak burada aranan ölçünün yaklaşık ispat olduğunu vurgulamıştır.
Kararın belirleyici kısmı, talep edenin en güçlü delil olarak gösterdiği savcılık yazısına ilişkindir. Daire dosya üzerinden şu tespitleri yapmıştır:
- Platformun Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği yazı cevabının eki, talep sahibi tarafından dosyaya sunulmamıştır.
- Dosyadaki yazı içeriğinde, platformun savcılığa talep sahibinin hesabında 1.798.393 adet ve 500 adet kripto varlık bulunduğunu bildirdiğine dair bir kayıt yer almamaktadır.
- Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın içeriğinde de bu yönde bir açıklık bulunmamaktadır.
- İhtiyati haciz talep eden, alacağın varlığını gösteren tüm kuvvetli delilleri dosyaya sunmak zorundadır; talebi değerlendiren mahkemenin ayrıca delil araştırması yapma görevi yoktur.
Bu nedenlerle Daire, kripto varlıkların karşılığı olduğu ileri sürülen 261.995.683 TL’lik muaccel ve rehinle temin edilmemiş bir alacağın varlığı konusunda yaklaşık düzeyde ispata yarar delil sunulmadığı sonucuna varmıştır. İlk derece mahkemesinin delilleri değerlendirerek ve gerekçesini açıklayarak talebi reddetmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, istinaf başvurusu HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddedilmiştir. Karar HMK 362/1-f uyarınca kesin olarak verilmiştir. İİK 258/3 de ihtiyati haciz talebinin reddine karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesinin verdiği kararın kesin olduğunu öngörmektedir.
🔎 Yaklaşık ispat ölçüsü kripto varlıkta nasıl işledi?
İhtiyati haciz, alacaklının para alacağını güvence altına almak için borçlunun mallarına mahkeme kararıyla geçici olarak el konulmasıdır. Bu aşamada tam ispat aranmaz; ancak kararın da gösterdiği gibi “yaklaşık ispat” keyfî bir kanaat değil, dosyaya sunulan belgelere dayanan bir değerlendirmedir.
Somut olayda talep edenin iddiası iki halkadan oluşuyordu: Birincisi, platformun soruşturma sırasında belirli miktarda kripto varlığı resmî makama bildirdiği; ikincisi, bloke sürerken bu varlıkların sıfırlandığı. Birinci halka ispatlanamayınca ikinci halka da desteksiz kalmıştır. Daire, delilin dilekçede anılmasını yeterli görmemiş; yazının ekinin dosyada bulunmadığını ve mevcut içerikte iddia edilen rakamların yer almadığını esas almıştır.
Kararın kripto varlık uyuşmazlıkları bakımından dikkat çeken diğer yönü, alacağın niteliğidir. İhtiyati haciz bir para alacağı için istenebilir. Talep eden, kripto varlıkların ihtar tarihindeki Türk lirası karşılığını hesaplayarak alacağını para alacağı olarak tanımlamıştır. Ne var ki ilk derece mahkemesi, varlıkların türü ve miktarı tartışmalıyken bu karşılığın da ihtilaflı ve tespite muhtaç olduğunu belirtmiştir. Bölge adliye mahkemesi de alacağın varlığına dair yaklaşık ispatın bulunmadığını tespit ettiği için, kripto varlığın para alacağına dönüştürülmesinin ayrıca hukuki değerlendirmesine girmemiştir.
Talep edenin “borç inkâr edilmedi” yorumuna karşın ilk derece mahkemesi, cevabi ihtarnameleri bir kabul değil itiraz olarak görmüştür.
🧭 Karardan çıkan notlar
- Delil dosyada olmalı: İhtiyati haciz incelemesinde mahkeme, talep edenin dayandığı belgeyi kendisi getirtmekle yükümlü değildir; belge ve ekleri talep edenin sunumuna bağlıdır.
- İçerik ile iddia örtüşmeli: Resmî bir yazıya dayanılması yetmez; yazının içeriğinin iddia edilen miktarı ve türü göstermesi gerekir.
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararı her şeyi kanıtlamaz: Soruşturmanın sona ermesi blokenin kalkmasını sağlar; ancak bu kararda hesaptaki varlıklara dair bir tespit yoksa alacağın ispatına katkısı sınırlı kalır.
- İhtilaflı tutar: Karşı tarafın tür ve miktara itiraz ettiği, değeri kura göre değişen bir varlık için hesaplanan TL karşılığı, ilk derece mahkemesince tespite muhtaç alacak olarak görülmüştür.
- Kesinlik: İhtiyati haciz talebinin reddine karşı istinaf üzerine verilen bölge adliye mahkemesi kararı kesindir; asıl alacak ise ayrı bir davada tartışılabilir.
Karar, kripto varlığın gerçekten sıfırlanıp sıfırlanmadığı veya platformun sorumlu olup olmadığı hakkında bir hüküm içermez; yalnızca geçici hukuki koruma aşamasındaki ispat yükünü değerlendirmektedir. Kripto hesabındaki MASAK blokesinin ihtiyati haciz bakımından ele alındığı farklı bir uyuşmazlık için kriptoda MASAK blokesi yazısına, kripto zararı sonrasında alınan bonoya dayalı ihtiyati haciz tartışması için kripto zararında zorla bono yazısına bakılabilir.
💬 Sık sorulan sorular
Kripto varlık alacağı için ihtiyati haciz istenebilir mi?
İİK 257 ihtiyati haczi para alacakları için düzenler. Bu dosyada talep eden, kripto varlıkların ihtar tarihindeki Türk lirası karşılığını para alacağı olarak ileri sürmüştür. Mahkemeler talebi, alacağın varlığının yaklaşık olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetmiş; kripto varlığın bu yolla para alacağına çevrilmesi hakkında genel bir ilke koymamıştır.
Platformun savcılığa yazdığı yazı neden yeterli görülmedi?
Daire, yazı cevabının ekinin talep sahibince dosyaya sunulmadığını ve dosyadaki yazı içeriğinde iddia edilen 1.798.393 adet ve 500 adet varlığın bildirildiğine dair bir kayıt bulunmadığını tespit etmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda da bu yönde bir açıklık yer almamaktadır.
Mahkeme eksik belgeleri kendiliğinden getirtemez mi?
Karara göre ihtiyati haciz isteminde alacağın varlığını gösteren kuvvetli delillerin talep eden tarafından sunulması zorunludur ve talebi değerlendiren mahkemenin ayrıca delil araştırması yapma görevi bulunmamaktadır.
Bu karardan sonra alacak talebi tamamen ortadan kalktı mı?
Hayır. Karar yalnızca geçici hukuki koruma talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesi de alacağın varlığının ve miktarının açılacak asıl davada delillerin toplanmasından sonra belirlenebileceğini açıkça belirtmiştir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfasında ulaşım bilgileri, Emsal Kararlar arşivinde ise serinin diğer yazıları yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin Bedesten sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, bir kripto varlık platformundaki kurumsal hesapla ilgili ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat yönünden reddine ilişkin olup platformun sorumluluğu veya alacağın varlığı hakkında hüküm içermez; sunulan deliller ve olgular farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



