Emsal Kararlarİdare ve Kamu Personeli Hukuku

Halka Açık Şirkette Pay Defteri – Danıştay 13. D 2025/3125

Payları borsada işlem gören bir şirket, bir belediye kuruluşunun ihalesinde ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklifi verir. İhalenin ardından yapılan şikâyet incelemesinde teklifi bir anda değerlendirme dışı kalır: Gerekçe, şirketin ortaklık yapısını gösteren pay defterine dayanak yönetim kurulu kararlarının elektronik ihale sistemine yüklenmemiş olmasıdır. Oysa şirketin payları Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde kayden izlenmektedir. Danıştay 13. Dairesi, sermaye piyasası mevzuatı ile ticaret hukukunun pay devrine ilişkin kurallarının kesiştiği bu noktada, halka açık ortaklıklardan hangi belgenin istenebileceğini değerlendirmiştir.

Danıştay 13. Dairesi, 14.10.2025 tarihli ve E.2025/1618, K.2025/3125 sayılı kararıyla, halka açık ortaklık statüsündeki şirketin teklifini, pay defterine dayanak yönetim kurulu kararını EKAP’a yüklemediği gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakan Kamu İhale Kurulu kararını hukuka aykırı bulmuş; işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararını kendi gerekçesiyle onamıştır.

Kısa özet: İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün 28.11.2024 tarihli açık ihalesinde ikinci sırada kalan halka açık bir şirketin teklifi, itirazen şikâyet incelemesinde Kurul tarafından değerlendirme dışı bırakılmıştır. Danıştay, Sermaye Piyasası Kurulundan alınan görüşe dayanarak halka açık ortaklıklarda payların MKK nezdinde kayden izlendiğini, pay sahipliğinin ileri sürülmesinde MKK kayıtlarının esas olduğunu ve kanuni ya da esas sözleşmesel bir sınırlama yoksa pay devri için yönetim kurulu kararı gerekmediğini belirtmiştir. Kurulun, TTK m.493’teki red sebeplerini araştırmadan yönetim kurulu kararı aramasını hukuka aykırı bulmuştur.

🏗️ İhale, şikâyet ve Kurulun düzeltici işlemi

Uyuşmazlık, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünce 28.11.2024 tarihinde açık ihale usulüyle yapılan “Asya Bölgesi Ölçüm Kontrol – Kontrol Altyapısı Bakım Onarım İşi” ihalesinden doğmuştur. İhale iki şirketten oluşan bir iş ortaklığı üzerinde bırakılmış, davacı şirketin teklifi ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif olarak belirlenmiştir.

Davacı, ihaleyi alan iş ortaklığının teklifinin değerlendirme dışı bırakılması gerektiği iddiasıyla itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuştur. Kamu İhale Kurulu ise İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in 18. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında, eşit muamele ilkesi çerçevesinde davacının kendi teklifini de incelemiştir.

Kurul kararına göre EKAP’a yüklenen pay defterlerinden iki gerçek kişinin şirket ortağı olduğu anlaşılmakla birlikte, bu durumu gösteren yönetim kurulu karar defterinin ilgili kısımları yüklenmemiştir. Yüklenen yönetim kurulu kararlarında yalnızca sermaye tutarı ve nama yazılı sermaye bulunmakta, payların dağılımına ve pay sahiplerine ilişkin bilgi yer almamaktadır. Kurul, bu gerekçeyle davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakılması yönünde düzeltici işlem belirlemiştir.

🏛️ İdare Mahkemesinin iptal gerekçesi

Davacının açtığı davada İdare Mahkemesi, Kurul kararının davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin kısmını iptal etmiştir. Gerekçede öne çıkan tespitler şunlardır:

  • Davacının EKAP’a yüklediği belgelerde halka açıklık oranının 31.10.2024 itibarıyla %43,18, iki ortağın paylarının ise %28,34 ve %28,48 olduğu belirtilmiştir.
  • MKK’nın yazısına göre ihale tarihinde şirketin halka açık paylarının sermayeye oranı %46,32, SPK ilke kararı kapsamında hesaplanan fiili dolaşım oranı ise %46,18’dir. Mahkeme, iki oranın farklı tarihlere ait olduğunu ve davacının beyanlarında çelişki bulunmadığını kabul etmiştir.
  • Fiili dolaşım oranı halka arz oranı değildir; MKK tarafından günlük olarak hesaplanıp kamuoyuna duyurulan bir orandır.
  • Halka arz yoluyla ve sermaye artırımlarıyla oluşan, borsada işlem gören payların EKAP’a yüklenmesi zorunluluğu yoktur; pay defterinde bu tutarlar gösterilmese bile sermaye piyasası mevzuatı uyarınca MKK kayıtları esas alınır.

Kurul temyizde, SPK görüşünden TTK’nın pay devrinin pay defterine kaydına ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği sonucunu çıkardığını, TTK m.375’e göre pay defterinin yönetim kurulunca tutulduğunu ve kaydın yönetim kurulu kararına dayanması gerektiğini ileri sürmüştür. Danıştay Tetkik Hâkimi de temyiz isteminin kabulü yönünde görüş bildirmiştir.

📎 Karar metni: Danıştay 13. Dairesinin kararı, Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) üzerinde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimdir.

📊 Sermaye Piyasası Kurulunun görüşü

Kamu İhale Kurumu, 4734 sayılı Kanun’un 53. maddesinin (b) bendi kapsamında SPK’dan görüş istemiştir. SPK’nın 19.02.2025 tarihli yazısı, Danıştay kararının merkezinde yer almaktadır. Kararda aktarılan görüşün başlıca noktaları şunlardır:

  • TTK’da anonim şirketlerin nama yazılı paylarının devrinde kural olarak serbest devir ilkesi benimsenmiştir; senede bağlanmamış payların devri alacağın devri hükümlerine göre yapılır ve pay defterine kayıt, devrin geçerlilik şartı değil şirkete ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilme şartıdır.
  • 6362 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca kaydi sermaye piyasası araçları, nama veya hamiline yazılı olmalarına bakılmaksızın isme açılmış hesaplarda MKK tarafından izlenir; kayden izlenen araçlar üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinde MKK’ya yapılan bildirim tarihi esas alınır.
  • Davacı şirketin halka arz izahnamesi 24.09.2020’de onaylanmış, payları 19.10.2020’den itibaren borsada işlem görmektedir; esas sözleşmeye göre paylar nama yazılıdır ve kayden izlenir.
  • Borsada işlem gören şirketlerin, borsada işlem görsün görmesin tüm payları kayden izlenir; bu nedenle TTK’daki farklılaştırılmış devir usulü ortadan kalkmıştır.
  • Esas sözleşmede devir sınırlaması bulunmuyor ve TTK m.493’ün birinci ve üçüncü fıkralarındaki red sebepleri gerçekleşmiyorsa, pay devrinin onayı için yönetim kurulu kararı alınmasına gerek yoktur.
  • 6362 sayılı Kanun’un 13. maddesi, pay defterinin kaydında MKK kayıtlarının esas alınacağını öngörerek kaydi sistem içinde bir çözüm sunar; ancak pay defterini güncelleme zorunluluğu getirmez.

⚖️ Danıştayın değerlendirmesi

Danıştay, Elektronik İhale Uygulama Yönetmeliği’nin 7. maddesinin beşinci fıkrasını da aktarmıştır. Bu hükme göre tüzel kişiler ortaklarını ve ortaklık oranlarını, halka arz edilen hisseler hariç olmak üzere EKAP’a kaydetmekle yükümlüdür; anonim şirketlerde ise beyan edilen kişilere ilişkin pay defteri ile dayanağı yönetim kurulu karar defterinin ilgili kısımları sisteme yüklenir.

Daire, SPK görüşünü esas alarak şu sonuca ulaşmıştır: Halka açık şirketlerin tüm payları kayden izlenir, pay sahipliğinin ortaklığa ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinde MKK kayıtları esastır ve kanuni ya da esas sözleşmesel bir devir sınırlaması yoksa pay devrinin onaylanması için yönetim kurulu kararı alınması gerekmez. Mevzuat bakımından yönetim kurulu kararının gerekli olmadığı durumlarda isteklilerden bu kararın ve karar defterinin EKAP’a yüklenmesini istemenin hukuki dayanağı ortadan kalkar.

Daireye göre Kurulun yapması gereken, SPK görüşünde belirtildiği gibi TTK m.493’ün birinci ve üçüncü fıkralarındaki red sebeplerinin somut olayda bulunup bulunmadığını araştırmaktı. Kurul ise alınan görüşün aksine, borsada işlem gören şirketlerin nama yazılı payları bakımından TTK’nın pay defterine kayıt hükümlerinin uygulanması gerektiği yaklaşımıyla davacının teklifini değerlendirme dışı bırakmıştır. Bu işlem hukuka aykırı bulunmuş, iptal kararı “sonucu itibarıyla” isabetli görülerek Danıştayın belirttiği gerekçeyle onanmıştır. Karar, 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesi uyarınca kesin olarak verilmiştir.

Payların kaydileştirilmesinin yatırımcı açısından doğurduğu sonuçlara ilişkin bir başka örnek için kaydileştirilmeyen hisse ve Yatırımcı Tazmin Merkezi yazısına bakılabilir.

📝 Gerekçeye katılmayan görüş

Karar esas yönünden oy birliğiyle, gerekçe yönünden ise oy çokluğuyla verilmiştir. Gerekçeye katılmayan görüş, sonucu farklı bir yoldan desteklemiştir. Bu görüşe göre:

  1. 4734 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki saydamlık ve rekabet ilkeleri, isteklilerin hangi şartlarla rekabet edeceklerini öngörebilmelerini gerektirir.
  2. İdari Şartname’nin 7.2. maddesinde ortaklık bilgilerinin EKAP üzerinden temin edileceği belirtilmiş, ancak pay defterinin ekinde sunulacak belgelere ilişkin açık bir direktif yer almamıştır.
  3. Yönetim kurulu karar defterinin yüklenmesi yükümlülüğü Elektronik İhale Uygulama Yönetmeliği’nde 20.06.2021’de yapılan değişiklikle getirilmiş, ancak şartnameye yazılmamıştır.
  4. Davacının pay defterinden ortaklık oranları açıkça anlaşılabildiğinden, dokümanda belirtilmeyen bir yükümlülüğün isteklilerce keşfedilmesini beklemek hakkaniyete aykırıdır.

Kamu ihalelerinde değerlendirme ölçütlerine ilişkin Dairenin bir başka güncel kararı için sınır değer üstündeki ilk teklife tam puan yazısı da incelenebilir.

🧭 Halka açık şirketler için anlamı

Karar, borsada işlem gören şirketlerin kamu ihalelerine katılırken ortaklık yapısını nasıl gösterebileceği konusunda önemli bir çerçeve çizmektedir:

  • Halka açık ortaklıklarda pay sahipliğinin tespitinde MKK kayıtları esastır; SPKn m.13 pay defterinin bu kayıtlara göre tutulmasını mümkün kılar, ancak güncelleme zorunluluğu getirmez.
  • Devir sınırlaması öngörülmemişse, nama yazılı payların devri için yönetim kurulu onay kararı gerekmez; bu durumda karar defterinin sunulmaması tek başına teklifin reddine gerekçe yapılamaz.
  • Daireye göre red sebeplerinin bulunup bulunmadığı TTK m.493 çerçevesinde somut olarak araştırılmadan teklif değerlendirme dışı bırakılamaz.
  • Halka arz edilen paylar, Elektronik İhale Uygulama Yönetmeliği’ndeki ortaklık kaydı yükümlülüğünün dışında tutulmuştur.

Kararda halka arz oranı ile fiili dolaşım oranının farklı kavramlar olduğuna ilişkin İdare Mahkemesi tespiti de yer almaktadır. Borsada işlem gören şirketlerde pay sahipliği ve pay defteri meselesinin genel kurul boyutu için borsa şirketinde genel kurula alınmayan hissedar yazısı farklı bir uyuşmazlığı ele almaktadır.

❓ Sorular ve cevaplar

Danıştay ihaleyi davacı şirkete mi verdi?

Hayır. Dava, Kurul kararının davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin kısmının iptaline yöneliktir. Danıştay yalnızca bu kısmı iptal eden İdare Mahkemesi kararını onamıştır; ihalenin kime verileceğine ilişkin bir karar kurmamıştır.

Halka açık şirketlerin pay defteri tutma yükümlülüğü kalktı mı?

Kararda aktarılan SPK görüşüne göre TTK m.417 ve 6362 sayılı Kanun’un 30. maddesi uyarınca halka açık ortaklıklarda pay defteri tutulmaya devam eder. Ancak pay sahipliğinin ortaklığa ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinde MKK kayıtları esas alınır ve SPKn m.13 pay defterini güncelleme zorunluluğu getirmez.

Esas sözleşmede devir sınırlaması olsaydı sonuç değişir miydi?

Kararın gerekçesi, kanuni veya esas sözleşmesel bir devir sınırlamasının bulunmadığı varsayımına dayanmaktadır. Davacının esas sözleşmesinde payların serbestçe devredilebileceği yazılıdır. Sınırlama ya da TTK m.493’teki red sebepleri bulunsaydı, onay ve yönetim kurulu kararı meselesi farklı değerlendirilebilecekti.

Karara karşı başka bir kanun yolu var mı?

Karar metninde, 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak ve karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere verildiği belirtilmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serinin diğer yazıları Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Danıştay 13. Dairesinin Bedesten üzerinde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, halka açık ortaklık statüsündeki bir şirketin kamu ihalesinde ortaklık yapısını gösteren belgelerine ilişkin tek bir karara dayanır; karar, gerekçe yönünden oy çokluğuyla verilmiştir. Esas sözleşme hükümleri, ihale dokümanı ve sunulan belgeler farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu