Tedbir Nafakasında Vekâlet Ücreti – Yargıtay HGK 2026/328

Nafaka davası açan bir eş, davayı kısmen kazanıp kısmen kaybettiğinde karşı tarafın avukatlık ücretini ödemek zorunda kalır mı? Soru küçük bir yargılama gideri meselesi gibi görünse de, bu dosyada istinaf mahkemesi ile Yargıtay arasında iki tur süren bir uyuşmazlığa dönüşmüş ve sonunda Hukuk Genel Kurulunun önüne gelmiştir. Mesele, annenin kendisi ve ergin olmayan çocuğu için birlikte açtığı tedbir nafakası davasında, çocuk yönünden reddedilen talep nedeniyle babaya 25.250 TL vekâlet ücreti ödenip ödenmeyeceğidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 13.05.2026 tarihli ve E.2025/402, K.2026/328 sayılı kararıyla, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9/2. maddesi uyarınca nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemeyeceğini, annenin çocuk adına talepte bulunurken yasal temsilci sıfatıyla hareket ettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını oy birliğiyle bozmuştur.
🏡 Reddedilen boşanma davasından tedbir nafakasına
Karardaki anlatıma göre taraflar 16.11.1996 tarihinde evlenmiş, bu evlilikten iki çocukları olmuştur. Erkek eşin 09.12.2016 tarihinde açtığı boşanma davası 19.12.2017 tarihinde reddedilmiş, hüküm 11.12.2019 tarihinde kesinleşmiştir. Ret kararına rağmen ortak hayat yeniden kurulamamıştır.
Kadın eş, 10.01.2020 tarihinde açtığı davada TMK m.197’ye dayanarak kendisi ve ortak çocuk yararına ayrı ayrı 20.000 TL tedbir nafakası istemiştir. TMK m.197, birlikte yaşamaya ara verilmesi hâlinde hâkimin eşlerden birinin istemi üzerine parasal katkıya ilişkin önlemleri alacağını; eşlerin ergin olmayan çocukları varsa ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri de alacağını düzenler.
Davalı erkek eş ise tarafların beş yıldır ayrı yaşadığını, ortak çocuğun kendisiyle birlikte yaşadığını, kadının da kendisine ait konutta oturduğunu ve masraflarını karşıladığını, talep edilen nafakanın fahiş olduğunu savunmuştur.
🔄 Mahkemeler arasındaki gidiş geliş
Dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gelene kadar izlediği yol şöyledir:
- İlk derece mahkemesi (22.04.2021, 2020/74 E., 2021/671 K.): Kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu, çalışmadığı ve adına kayıtlı mal varlığı bulunmadığı, erkeğin ise adına kayıtlı araç ve taşınmazı olduğu belirtilerek kadın yararına 2.000 TL tedbir nafakasına hükmedilmiş; ortak çocuk babasıyla yaşadığı için çocuk yönünden talep reddedilmiştir.
- İstanbul BAM 10. Hukuk Dairesi (12.04.2023, 2021/1040 E., 2023/456 K.): Kadının istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; davalının vekâlet ücretine ilişkin istinafı kabul edilerek, çocuk yönünden reddedilen talep için davalı yararına 25.250 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (29.02.2024, 2024/755 E., 2024/1402 K.): Tarifenin 9/2. maddesi gereği nafaka davalarında reddedilen miktar üzerinden karşı taraf lehine vekâlet ücreti verilemeyeceği belirtilerek karar bozulmuştur.
- Bölge Adliye Mahkemesi (2024/804 E., 2024/1069 K.): Önceki gerekçe tekrarlanarak direnme kararı verilmiştir.
- Hukuk Genel Kurulu (13.05.2026): Direnme kararı bozulmuştur.
🧾 Vekâlet ücreti bir yargılama gideridir
Hukuk Genel Kurulu gerekçesine yargılama giderleri kavramıyla başlamıştır. HMK m.323, yargılama giderlerini tek tek sayar; harçlar, tebligat ve posta giderleri, keşif, tanık ve bilirkişi ücretleri gibi kalemlerin yanında (ğ) bendinde “vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti” de yer alır.
Genel Kurula göre yargılama giderleri kural olarak aleyhine hüküm verilen taraftan alınır (HMK m.326/1). Bu sorumluluğun temeli dava açmakta veya savunma yapmakta kusurlu olmak değil, dava sonunda haksız çıkmaktır. Avukatlık Kanunu m.164 ve m.168 uyarınca da avukatlık ücretinin hesaplanmasında hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarife esas alınır.
Bu genel kurala göre kısmen reddedilen bir davada, reddedilen kısım bakımından karşı taraf lehine vekâlet ücreti doğması beklenir. Uyuşmazlığın düğümü, nafaka davaları için tarifede yer alan özel hükümdür.
📜 AAÜT 9/2: Nafakada ret, ücret doğurmaz
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümlerinin “Nafaka, kira tespiti ve tahliye davalarında ücret” başlıklı 9. maddesinin ikinci fıkrası kısa ve açıktır: “Nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemez.”
Hukuk Genel Kurulu bu hükmün amacını da açıklamıştır:
- Nafaka, aile hukukundan doğan, ekonomik olarak güçsüz durumdaki eşi veya çocukları korumayı ve sosyal adaleti sağlamayı amaçlayan, kamu yararı gözeten bir kurumdur.
- Nafaka alacağı, kişinin barınma ve geçinme gibi temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir sosyal hak olarak kabul edilir.
- Tarifedeki düzenleme, nafaka talep eden kişilerin hak arama hürriyetini kısıtlamamak amacıyla özel olarak getirilmiştir.
Bu çerçevede Genel Kurul, nafaka davalarında reddedilen kısım yönünden davalı yararına avukatlık ücreti ödenmesine karar verilemeyeceğini tekrar etmiştir. Tarifenin bu hükmü, talep edilen miktarın yüksekliği veya reddedilen kısmın oranı bakımından bir ayrım içermemektedir.
Aile hukuku uyuşmazlıklarında vekâlet ücretinin nasıl belirleneceğine ilişkin farklı bir örnek için eski eşe el atma davasında ücret yazısına bakılabilir.
👩👧 Mecburi dava arkadaşlığı mı, yasal temsil mi?
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme gerekçesi, nafaka talebinin reddedilen kısmını ayrı bir dava gibi okumaya dayanıyordu: Anne kendisi ve çocuk için talepte bulunmuştu; ikisi arasında mecburi dava arkadaşlığı yoktu; dolayısıyla çocuk yönünden reddedilen talep bakımından tarifenin 9/2. maddesi uygulanamazdı.
Hukuk Genel Kurulu bu yaklaşımı kabul etmemiştir. Gerekçeye göre anne tarafından çocuk adına açılan davalar, çocuğun yasal haklarını korumayı amaçlayan bir temsil ilişkisine dayanır. Yasal temsil, bir kişinin kendi iradesiyle değil, doğrudan kanundan doğan bir yetkiyle başka biri adına hareket etmesi ve onu bağlayıcı işlemler yapmasıdır. On sekiz yaşından küçük çocukların yasal temsilcileri velâyet hakkına sahip anne ve babalarıdır.
Somut olayda dava 10.01.2020 tarihinde açılmış ve ortak çocuk o tarihte on beş yaşındadır. Genel Kurula göre annenin çocuk adına hareket ederken yasal temsilci sıfatı taşıdığı tartışmasızdır. Çocuk için istenen tedbir nafakası da bir nafaka talebidir ve reddedilen kısım için tarifenin 9/2. maddesi aynen uygulanır. Bu nedenle davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı bulunmuş, Özel Daire bozmasına uyulması gerektiği belirtilerek direnme kararı bozulmuş ve dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
🧭 Kararın nafaka davalarına yansıması
Karar, tek bir yargılama gideri kalemi üzerinden nafaka davalarının genel karakterine ilişkin net bir çerçeve çizmektedir:
| Soru | Hukuk Genel Kurulunun yaklaşımı |
|---|---|
| Nafaka talebinin bir kısmı reddedilirse karşı tarafa vekâlet ücreti doğar mı? | AAÜT 9/2 gereği reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemez. |
| Anne kendisi ve çocuğu için birlikte talepte bulunmuşsa çocuk talebi ayrı mı değerlendirilir? | Anne çocuk adına yasal temsilci sıfatıyla hareket eder; çocuk için istenen tedbir nafakası da nafaka talebidir. |
| Mecburi dava arkadaşlığının bulunmaması sonucu değiştirir mi? | Hayır; Genel Kurul belirleyici ölçütü temsil ilişkisi ve talebin nafaka niteliği olarak görmüştür. |
Kararın bir diğer özelliği, Hukuk Genel Kurulunun bu sonuca oy birliğiyle ve kesin olarak ulaşmasıdır. Nafaka miktarının belirlenmesi ve değişen koşullara uyarlanması gibi farklı sorunlar için nafakada ÜFE artışının başlangıcı yazısı da konuyu başka bir açıdan ele almaktadır.
Kararın kapsamı da not edilmelidir: Genel Kurul, nafakanın miktarını veya çocuk yönünden talebin reddinin isabetini tartışmamıştır. İnceleme, yalnızca reddedilen kısım için davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilip edilemeyeceği sorusuyla sınırlıdır.
❓ Sık sorulan sorular
Tedbir nafakası hangi durumda istenebilir?
TMK m.197’ye göre eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine parasal katkıya ilişkin önlemleri alır. İncelenen dosyada talep, reddedilen boşanma davasından sonra ortak hayatın yeniden kurulamamasına dayanmaktadır.
Çocuk için nafaka talebi neden reddedilmişti?
İlk derece mahkemesi, ortak çocuğun davalı baba yanında yaşaması nedeniyle çocuk yararına talep edilen tedbir nafakasını reddetmiştir. Bu ret istinaf aşamasında değiştirilmemiş; Hukuk Genel Kurulundaki uyuşmazlık yalnızca bu ret nedeniyle babaya vekâlet ücreti ödenip ödenmeyeceğiyle ilgili olmuştur.
Diğer yargılama giderleri de bu kuraldan etkilenir mi?
Kararda tartışılan tarife hükmü yalnızca avukatlık ücretine ilişkindir. HMK m.323’te sayılan harç, tebligat, bilirkişi gibi diğer yargılama giderleri hakkında Genel Kurul ayrı bir değerlendirme yapmamıştır; bu kalemler HMK’nın genel hükümlerine tabidir.
Karara karşı başka bir kanun yolu var mı?
Hukuk Genel Kurulu kararı oy birliğiyle ve kesin olarak vermiştir. Dosya, HMK m.373/2 uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir; Bölge Adliye Mahkemesi vekâlet ücreti yönünden bozma doğrultusunda yeniden karar verecektir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgilerine iletişim sayfasından, serideki diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, bir tedbir nafakası davasında reddedilen kısım için vekâlet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceğine ilişkin tek bir direnme kararına dayanır. Talebin niteliği, tarafların sıfatı ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarife farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



