Aile HukukuEmsal KararlarGayrimenkul Hukuku

Eski Eşe El Atma Davasında Ücret – Yargıtay 7. HD 2026/2617

Boşanma kararı kesinleştikten sonra da eski eşlerden birinin, diğerine ait dairede oturmaya devam etmesi sık rastlanan bir tablodur. Malik eş, çoğu zaman el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasıyla konutu geri ister. Dava sürerken daire boşaltılırsa, uyuşmazlık bu kez yargılama giderlerine kayar: Vekâlet ücreti dairenin değeri üzerinden mi, yoksa maktu olarak mı hesaplanacaktır? İncelenen dosyada bu sorunun cevabı, ilk derecede hükmedilen 484.000 TL vekâlet ücretinin 30.000 TL‘ye inmesiyle sonuçlandı.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 11.05.2026 tarihli ve E.2025/5042, K.2026/2617 sayılı kararıyla, davalının taşınmazın mülkiyetine itiraz etmediği, yalnızca eski eşin muvafakatine dayanarak konutta oturduğunu savunduğu el atmanın önlenmesi davasında, uyuşmazlığın taşınmazın aynına ilişkin olmadığını kabul etmiş; taşınmazın değeri üzerinden nispi vekâlet ücreti yerine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı düzelterek onamıştır. Karar oy çokluğuyla ve kesin olarak verilmiştir.

Kısa özet: Eşlerin boşanma kararı 14.09.2023’te kesinleşmiştir. Davacı, kendisine ait dairede eski eşinin haklı bir sebep olmadan oturmaya devam ettiğini ileri sürerek 12.06.2024’te el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açmıştır. Daire, yargılama sırasında 21.02.2025’te boşaltılmıştır. Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi el atma talebini konusuz kaldığı için karara bağlamamış, ecrimisil talebini reddetmiş, davacı lehine 484.000 TL nispi vekâlet ücretine hükmetmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi istinaf başvurularını reddetmiştir. Yargıtay, davacının ecrimisile ilişkin temyizini miktar yönünden reddetmiş; davalının vekâlet ücretine yönelik itirazını kabul ederek ücreti 30.000 TL maktu olarak düzeltmiştir.

🏠 Boşanmadan sonra konutta kalan eski eş

Dava konusu daire tapuda davacı adına kayıtlıdır. Davacı, boşanma kararının kesinleştiği 14.09.2023 tarihinden sonra eski eşinin daireyi herhangi bir hakka dayanmadan kullandığını ileri sürmüş, el atmanın önlenmesini ve kesinleşme tarihinden itibaren ecrimisil ödenmesini istemiştir.

Davalı eski eşin savunması birkaç katmanlıdır:

  • Dairenin konut kredisiyle alındığını ve kredi taksitlerini kendisinin ödediğini,
  • Taraflar arasında mal rejiminin tasfiyesine ilişkin derdest bir dava bulunduğunu ve ayrıca sebepsiz zenginleşmeye dayalı bir alacak davası açtığını,
  • Boşanma kararının kesinleşmesinin, konutta oturan eşi kendiliğinden kötü niyetli hâle getirmeyeceğini,
  • Hayatın olağan akışına göre davacının, ortak çocuklarla birlikte eski eşin konutta kalmasına muvafakat ettiğinin kabulü gerektiğini,
  • Ecrimisil için bu muvafakatin dava tarihinden önce geri alındığının ve davalının intifadan men edildiğinin ispatlanması gerektiğini ileri sürmüştür.

Önemli olan nokta şudur: Davalı, dairenin davacıya ait olduğunu tartışmamıştır. Savunması mülkiyete değil, kullanımın dayanağına ve kötü niyet şartına yöneliktir.

📜 İlk derece ve istinaf ne dedi?

Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (2024/303 E., 2025/159 K.) şu hükmü kurmuştur:

  • Daire yargılama sırasında boşaltıldığından el atmanın önlenmesi talebi konusuz kalmış, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
  • Ecrimisil talebi reddedilmiştir.
  • El atma davasında davacı haklı görüldüğünden, taşınmazın değeri üzerinden hesaplanan 484.000,00 TL vekâlet ücreti davalıdan alınarak davacıya verilmiştir.
  • Ecrimisil davası yönünden ise 30.000,00 TL vekâlet ücreti davacıdan alınarak davalıya verilmiştir.

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi (2025/1042 E., 2025/2104 K.), her iki tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Karar, iki tarafça da temyiz edilmiştir.

🔢 Ecrimisil temyizi neden incelenmedi?

Davacı, ecrimisil talebinin reddini temyiz etmiş; eski eşin haksız işgalci olduğunu ve muvafakat varsayımının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunmuştur. Ancak Yargıtay bu itirazın esasına girmemiştir.

Gerekçe, temyiz kesinlik sınırıdır. HMK m.362 uyarınca miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen kararlar temyiz edilemez. Reddedilen ve temyize getirilen ecrimisil bedeli 115.573,05 TL olup dava tarihindeki kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL‘nin altında kaldığından, davacının temyiz dilekçesi HMK m.366 atfıyla m.352/1-b uyarınca miktardan reddedilmiştir.

Bu nedenle kararın, “boşanan eşin konutta kalmasında muvafakat karinesi” veya “intifadan men şartı” bakımından Yargıtay’ın esasa ilişkin bir görüşünü içerdiğini söylemek mümkün değildir. Ecrimisil talebinin reddi, istinaf aşamasında kesinleşmiştir.

⚖️ “Taşınmazın aynına ilişkin dava” ölçütü

Kararın asıl ağırlığı, davalının vekâlet ücretine yönelik itirazındadır. Daire, önce kuralı hatırlatmıştır: 492 sayılı Harçlar Kanunu m.16/1’e göre müdahalenin men’i, tescil ve tapu iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değeri esas alınır. Dairenin yerleşik içtihadı da el atmanın önlenmesi davalarını kural olarak bu kapsamda görmekte ve taşınmaz değeri üzerinden nispi harç ve vekâlet ücretine hükmetmektedir.

Ardından çoğunluk, bu kuralın sınırını çizmiştir:

  • Belirleyici ölçüt dava türü değil, ihtilafın konusudur. Kanundaki “müdahalenin men’i” ifadesi bir örnek olup asıl ölçüt, davanın taşınmazın aynına ilişkin olmasıdır.
  • Mülkiyet tartışılıyorsa dava ayni niteliktedir. Davalı, davacının tapu kaydının yolsuz olduğunu veya mülkiyetin kendisine ait olduğunu ileri sürüyorsa kuşku yoktur.
  • Kişisel hakka dayanan savunma farklıdır. Davalı evlilik, kira gibi bir kişisel hakka dayanıyor ve mülkiyetin davacıya ait olduğunu kabul ediyorsa, taşınmazın kime ait olduğu konusunda bir uyuşmazlık yoktur.
  • Ölçüsüzlük sakıncası: Bu tür davalarda harç ve vekâlet ücretinin taşınmazın toplam değeri üzerinden hesaplanması, çoğunluğa göre hak arama ve savunma hakkını ölçüsüz biçimde ihlal eder, hakkaniyetle bağdaşmaz.

Somut olayda davalı, dairenin davacıya ait olduğunu tartışmamış, ortak çocuklar nedeniyle davacının muvafakatinin bulunduğunu savunmuştur. Bu nedenle Daire, maktu harç hesaplanması ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin asliye mahkemeleri için öngördüğü maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Hata yeniden yargılama gerektirmediğinden HMK m.370/2 uyarınca hüküm fıkrası düzeltilmiş, davacı yararına 30.000 TL maktu vekâlet ücreti yazılmıştır.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

🗣️ Karşı oy: Harçlar Kanunu m.16 ve AYM kararı

Karar oy çokluğuyla verilmiştir ve karşı oy yazısı oldukça kapsamlıdır. Karşı oyun ana düşünceleri şöyle özetlenebilir:

  • Harçlar Kanunu m.16, el atmanın önlenmesi davasını açıkça gayrimenkulün aynına ilişkin davalar arasında saymıştır. Kanun koyucu, tahliye davalarında ise m.17 ile bir yıllık kira bedelini esas alarak bilinçli bir ayrım yapmıştır.
  • El atmanın önlenmesi davasında mülkiyete ilişkin iptal-tescil kararı verilemez; davalının mülkiyete itiraz edip etmemesi davanın niteliğini değiştirmez. Aksi kabul, haksız işgalleri artırabilir.
  • Anayasa Mahkemesinin 06.11.2025 tarihli ve 166/219 sayılı kararında, el atmanın önlenmesi davalarında taşınmaz değeri üzerinden nispi harç alınmasını öngören kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verildiği hatırlatılmıştır.
  • Davalı, ön inceleme tutanağı (05.11.2024) imzalanıncaya kadar daireyi boşaltsaydı veya davayı ilk duruşmada kabul etseydi HMK m.312/2 ve AAÜT m.6 kapsamında daha düşük bir sorumlulukla karşılaşabilirdi. Daire ön incelemeden sonra, 21.02.2025’te boşaltıldığından nispi vekâlet ücreti isabetlidir.

Karşı oy, yerleşik uygulamanın gücünü, çoğunluk ise somut ihtilafın niteliğini öne çıkarmaktadır. Bu gerilim, benzer dosyalarda farklı sonuçların doğabileceğini göstermesi bakımından önemlidir.

🧭 Kararın uygulamaya yansıması

Boşanma sonrası konut uyuşmazlıkları çoğu zaman mal rejimi tasfiyesi, sebepsiz zenginleşme ve ecrimisil davalarıyla iç içe yürür. Bu kararda öne çıkan noktalar şunlardır:

  • Davalının savunmasının içeriği, yargılama giderlerinin hesabını doğrudan etkileyebilmektedir. Mülkiyete itiraz edilmeyen el atma davasında, çoğunluk görüşüne göre ücret maktu olarak belirlenir.
  • Ecrimisil gibi alacak kalemlerinde temyiz kesinlik sınırı belirleyicidir; sınırın altında kalan taleplerde Yargıtay esasa girmemektedir.
  • Karar oy çokluğuyla verildiğinden, konunun ilerleyen dönemde farklı dairelerde veya Hukuk Genel Kurulunda yeniden tartışılması mümkündür.

Aile konutuna ilişkin farklı bir uyuşmazlık için sitemizdeki aile konutu satışında açık rıza kararı, boşanma sonrası mal paylaşımında ispat tartışması için ise kişisel mal savunmasının ispatı kararı incelenebilir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası ve Emsal Kararlar arşivi üzerinden ilgili bilgilere ulaşılabilir.

💡 Soru ve cevaplar

Yargıtay, boşanan eşin konutta kalmasının ecrimisil gerektirmediğine mi karar verdi?

Hayır. Davacının ecrimisile ilişkin temyiz dilekçesi, 115.573,05 TL’lik talep 378.290,00 TL’lik kesinlik sınırının altında kaldığı için miktardan reddedilmiştir. Ecrimisilin reddi istinaf aşamasında kesinleşmiş, Yargıtay bu konuda esasa ilişkin bir değerlendirme yapmamıştır.

Vekâlet ücreti neden 484.000 TL’den 30.000 TL’ye indi?

İlk derece mahkemesi ücreti dairenin değeri üzerinden nispi olarak hesaplamıştı. Yargıtay çoğunluğu, davalı mülkiyete itiraz etmediği için davanın taşınmazın aynına ilişkin olmadığını kabul etmiş ve asliye mahkemeleri için tarifede öngörülen maktu ücrete hükmetmiştir.

Davalı mülkiyete itiraz etseydi sonuç değişir miydi?

Kararın gerekçesine göre, davalının taşınmazın kendisine ait olduğunu veya tapu kaydının yolsuz olduğunu ileri sürdüğü el atma davaları taşınmazın aynına ilişkindir ve bu davalarda taşınmaz değeri esas alınır. Çoğunluğun ayrımı, tam da bu farka dayanmaktadır.

Kararın kesin olması ne anlama geliyor?

Karar metninde “kesin olmak üzere” verildiği belirtilmiştir. İstinaf incelemesinden geçmiş dosyada Yargıtay’ın düzelterek onama kararı, olağan kanun yolları bakımından son aşamadır. Hüküm fıkrasındaki vekâlet ücreti 30.000 TL maktu olarak düzeltilmiştir.

Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; içerik, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin yayımlanmış oy çokluğuyla verilmiş düzelterek onama kararı ile karşı oy yazısından derlenmiştir. Harç ve vekâlet ücretinin hesabı, davalının savunmasına, yargılamanın aşamasına ve uygulanacak tarifeye göre dosyadan dosyaya değişebilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu