Hisse İlanında Port Gerekçesi – Yargıtay 11. CD 2025/13352

Bilişim yoluyla işlendiği iddia edilen dolandırıcılık dosyalarında sıkça karşılaşılan teknik bir kavram var: port bilgisi. İnternet servis sağlayıcıları aynı IP adresini aynı anda birden fazla aboneye tahsis edebildiğinden, bir IP adresinin kime ait olduğunu belirlemek için çoğu zaman bağlantının port numarasına da ihtiyaç duyulur. Bu bilgi elde edilemediğinde soruşturma nereye gider? Sosyal medyadaki sahte bir hisse senedi ilanıyla başlayan bir şikâyette savcılık, port bilgisinin yokluğunu takipsizlik için yeterli saymıştı. Yargıtay 11. Ceza Dairesi ise IP izinin tek iz olmadığını hatırlatarak bu değerlendirmeyi kanun yararına bozdu.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 20.10.2025 tarihli ve E.2025/1315, K.2025/13352 sayılı kararıyla, bir sosyal medya ilanı üzerinden hisse senedi yatırımı vaadiyle toplam 20.000,00 USD gönderildiği ve ardından para çekimi için ek ödeme istendiği iddiasına ilişkin şikâyette verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddini oy birliğiyle kanun yararına bozmuştur. Daire, sosyal medya sayfası ile telefon numaralarının tespiti ve ülke çapında benzer eylemlerin araştırılması yapılmadan “somut delil yok” sonucuna varılamayacağını belirtmiştir.
📣 Sosyal medya ilanından uygulamaya: iddia edilen kurgu
Kararda aktarılan şikâyet, gerçek bir şirketin itibarının yatırım tuzağına araç edildiği iddiasına dayanmaktadır. Daire ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemindeki anlatıma göre olay şu aşamalardan oluşmaktadır:
- Şikâyetçi, Facebook’ta tanınmış bir enerji şirketinin hisselerinin satıldığına dair bir ilan görmüş ve ilana tıklayarak bir telefon hattına yönlendirilmiştir.
- Telefonda görüştüğü kişiler, Avrupa Merkez Bankasına bağlı bir “borsa” olduklarını söylemiştir.
- WhatsApp hattı üzerinden iletişim sürmüş, gönderilen bir bağlantıyla bir uygulama indirilmiş; şikâyetçiye hisse senedi, döviz, altın ve gümüş alımında yüzde 20 komisyon karşılığında yardım edileceği söylenmiştir.
- Şikâyetçi, bir hesaba yatırdığı paraları bu uygulamaya aktarmış ve sistem üzerinden hisse senedi aldığını düşünmüştür; toplam tutar 20.000,00 USD olarak belirtilmiştir.
- Başka bir hattan arayan kişi, 5.000,00 USD yatırılması hâlinde 5.000,00 USD kazanılacağını söylemiştir.
Bu kurguda dikkat çeken unsur, güvenin tek bir kaynaktan değil, birbirini destekleyen katmanlardan üretilmesidir: tanınmış bir şirket adı, uluslararası bir kurumla bağlantı iddiası, hisse alım-satımı yapıldığı izlenimi veren bir uygulama ve komisyon karşılığı “yardım” eden bir aracı.
💸 Para çekilmek istendiğinde gelen ek ödeme talebi
Şikâyetin ikinci aşaması, paranın geri alınmak istendiği andır. Kararda aktarılan anlatıma göre şikâyetçi 5.000,00 USD çekmek istediğinde kendisinden 6.800,00 USD daha istenmiş; tutarın yüzde üçüne karşılık gelen 204,00 USD komisyon kesildikten sonra kalan kısmın yatırılacağı söylenmiş, ancak ödeme yapılmamıştır. Daire ayrıca şüphelilerin başka bir hattan arayarak “bonus kazanılacağı” gerekçesiyle çeşitli miktarlarda kripto para istediğini ve bu tutarların da gönderildiğini aktarmıştır.
Çekim talebinin yeni bir ödeme şartına bağlanması, yatırım dolandırıcılığı iddialarında sık görülen bir aşamadır. Kazanç üzerine “vergi” adı altında ek ödeme istenmesine ilişkin benzer bir kurgu, serideki 2026/3017 sayılı karar yazısında da incelenmiştir.
🖧 Port bilgisi gerekçesi neden yetmedi?
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, 08.02.2024 tarihli ve 2023/78108 Soruşturma, 2024/5722 Karar sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Daire kararında aktarılan gerekçe özetle şudur: Kullanıcıların abonelik bilgilerinin tespiti için port bilgisine ihtiyaç duyulmaktadır; port bilgisi olmayan bir IP adresi aynı anda birden çok kişiye tahsis edilebilir; şikâyetçinin “soyut iddiasını” destekleyen somut bir delil elde edilememiştir.
Bu karara yapılan itiraz, Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 11.03.2024 tarihli ve 2024/2208 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiş ve karar CMK m.271/4 uyarınca kesin olduğundan aynı gün kesinleşmiştir.
Gerekçenin teknik tespiti tek başına yanlış değildir: Paylaşımlı IP kullanımı, abonenin belirlenmesini gerçekten zorlaştırabilir. Sorun, bu tespitten bütün soruşturmanın sonuçsuz kalacağı sonucunun çıkarılmasıdır. Dosyada şikâyetçinin sunduğu mesajlaşma ekran görüntüleri, hesap hareketleri, telefon numaraları ve ilanın yayımlandığı sosyal medya sayfası gibi IP dışında kalan izler bulunmaktadır. Daire, bu izlerin hiç değerlendirilmediği bir dosyada iddianın “soyut” olarak nitelendirilemeyeceğini kabul etmiştir.
⚖️ Dairenin kararı ve dayandığı hükümler
Adalet Bakanlığının 06.02.2025 tarihli istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 06.03.2025 tarihli ve KYB-2025/22862 sayılı tebliğnamesiyle dosyayı Daireye göndermiştir. Tebliğnamede, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 03.06.2024 tarihli ve 2023/5132 E., 2024/7356 K. sayılı kararına atıf yapılarak, mesajlaşma ekran görüntülerinin dosyaya alınması, hesap hareketlerinin incelenmesi ve benzer eylemlerin araştırılması gereğine dikkat çekilmiştir.
Daire, CMK m.160 uyarınca Cumhuriyet savcısının suç işlendiği izlenimini veren hâli öğrenir öğrenmez işin gerçeğini araştırmakla yükümlü olduğunu; CMK m.172’ye göre kovuşturmaya yer olmadığı kararının ancak yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinde verilebileceğini; CMK m.173’e göre ise itirazı inceleyen sulh ceza hâkimliğinin eksik soruşturma hâlinde soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceğini hatırlatmıştır.
Somut dosyada port bilgisine dayanan gerekçe “hatalı gerekçe”, soruşturma ise eksik bulunmuştur. Soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddedilmesi Kanun’a aykırı görülmüş; Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı CMK m.309/3 uyarınca oy birliğiyle kanun yararına bozulmuş, dosya CMK m.309/4-a gereğince gerekli işlemin yapılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmiştir.
🧾 IP dışındaki izler: kararın saydığı araştırmalar
Kanun yararına bozma istemi ve Dairenin değerlendirmesi birlikte okunduğunda, bu tür bir şikâyette yapılabilecek araştırmalar şöyle sıralanabilir:
- Sosyal medya sayfası: Şikâyetçinin irtibat kurduğu Facebook sayfasının tespitine yönelik araştırma yapılması.
- Telefon numaraları: Şikâyetçiyle iletişim kuran hatların kimlere ait olduğunun belirlenmesi.
- Siber birimle yazışma: Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığından sorularak, aynı hatlar ve aynı uygulama kullanılarak ülke çapında gerçekleştirilen benzer dolandırıcılık eylemleri bulunup bulunmadığının belirlenmesi.
- Hesap hareketleri: İstemde, şikâyetçinin 26.10.2023–30.11.2023 tarihleri arasındaki hesap hareketlerinin bilirkişi tarafından incelenerek paraların aktarıldığı hesapların ve tutarların tespit edilmesi gerektiği de belirtilmiştir.
- Mesajlaşma kayıtları: Şikâyetçi vekilinin dosyaya sunduğu ekran görüntülerinin değerlendirmeye alınması.
Bu listenin ortak özelliği, hiçbirinin port bilgisine bağlı olmamasıdır. Para bir hesaba gönderilmişse o hesabın sahibi, bir hat kullanılmışsa o hattın abonesi, bir ilan yayımlanmışsa o sayfanın yöneticisi soruşturmanın başlangıç noktası olabilir. Sahte bir borsa aracı kurumu sitesine ilişkin benzer bir takipsizlik kararının bozulduğu dosya için 2026/4536 sayılı karar yazısına da bakılabilir.
🧩 Kararın yatırım dolandırıcılığı dosyalarındaki yeri
Kararın değeri, takipsizlik gerekçesinin niteliğinden gelmektedir. Serideki pek çok kararda savcılık gerekçesi “hile yok”, “basit yalan” ya da “hukuki ihtilaf” gibi maddi hukuka ilişkin değerlendirmelere dayanıyordu. Bu dosyada ise gerekçe tamamen teknik bir imkânsızlık iddiasıdır. Karardan çıkan sonuçlar şöyle özetlenebilir:
- Tek bir teknik izin, yani IP–port eşleşmesinin sonuçsuz kalması, diğer delil kaynaklarını araştırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır.
- Şikâyetçinin sunduğu ekran görüntüleri ve hesap dökümleri varken iddianın “soyut” sayılması, Daire tarafından kabul görmemiştir.
- Aynı yöntemle başka kişilere yönelik eylem bulunup bulunmadığının araştırılması, tek başına zayıf görünen bir şikâyeti güçlendirebilecek bir işlem olarak öne çıkmıştır.
- Bozma kararı, şüphelilerin kimliği veya suçun işlendiği konusunda bir tespit içermez; kararı veren merci CMK m.309/4-a uyarınca araştırmayı yaptıktan sonra yeniden karar verecektir.
Kesinleşme tarihi olan 11.03.2024 ile Daire kararının verildiği 20.10.2025 arasında yaklaşık bir buçuk yıl geçmiştir. Kanun yararına bozma, şikâyetçinin kendi başvurusuyla işletilen bir kanun yolu olmayıp Adalet Bakanlığının istemine bağlıdır.
💡 Soru – cevap
Port bilgisi nedir ve neden önemlidir?
İnternet servis sağlayıcıları aynı IP adresini aynı anda birden fazla aboneye paylaştırabilir. Bu durumda IP adresinin hangi aboneye ait olduğunu belirlemek için bağlantının port numarası da gerekir. Savcılık bu bilginin yokluğunu takipsizlik gerekçesi yapmış; Daire ise IP dışındaki delil kaynakları araştırılmadan bu sonuca varılamayacağını kabul etmiştir.
Ekran görüntüleri tek başına delil sayılır mı?
Kararda ekran görüntülerinin tek başına yeterli olduğu söylenmemiştir. Ancak bunların dosyaya sunulmuş olması, telefon numaraları ve hesap hareketleriyle birlikte araştırılması gereken somut başlangıç noktaları olarak değerlendirilmiş; iddianın “soyut” kabul edilmesi hatalı bulunmuştur.
Para çekmek için ek ödeme istenmesi karar açısından neden önemliydi?
Kararda şikâyetçiden 5.000,00 USD çekebilmesi için 6.800,00 USD daha istendiği ve bonus bahanesiyle kripto para talep edildiği aktarılmıştır. Daire bu olguları iddianın bir parçası olarak değerlendirmiş ve şikâyetin araştırılmadan kapatılamayacağı sonucuna ulaşmıştır. Bu olguların hukuki niteliği, yeniden yapılacak soruşturmada değerlendirilecektir.
Bu karardan sonra dosyada ne olur?
CMK m.309/4-a uyarınca, bozulan kararı veren sulh ceza hâkimliği gerekli inceleme ve araştırmayı yaptıktan sonra yeniden karar verir. Soruşturmanın genişletilmesi hâlinde savcılık, Dairenin işaret ettiği araştırmaları yaptıktan sonra yeni bir değerlendirmede bulunacaktır. Sonucun ne olacağı, toplanacak delillere bağlıdır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti Yargıtay 11. Ceza Dairesinin yayımlanmış kanun yararına bozma kararından derlenmiştir. Kararda adı geçen ilanın gerçek şirketle bir bağlantısı bulunduğuna dair bir tespit yoktur. Karar soruşturma aşamasına ilişkin olup herhangi bir kişinin suç işlediğine dair bir tespit içermez; masumiyet karinesi geçerlidir. Her dosya kendi delilleri ve somut olgularıyla değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



