Taklit Ayakkabıda Haksız Rekabet – Yargıtay HGK 2026/351

Bir tasarımcının kadın ayakkabıları Türkiye’de tasarım olarak tescil edilmemişse ve mahkeme bu ayakkabıların fikir ve sanat eseri olmadığını da kabul etmişse, rakip bir işletmenin aynı modelleri birebir üretip satması hukuken serbest midir? Kopyalayan işletmenin ürünün içine kendi markasını yerleştirmesi, tüketicinin iki işletmeyi karıştırmasını önlemeye yeter mi? Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bu sorulara davalı lehine cevap vermiş, ilk derece mahkemesi ise iki kez direnmişti. Uyuşmazlığı ikinci kez önüne alan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, tescilsiz tasarımın birebir kopyalanmasını Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabet hükümleri içinde değerlendirmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 20.05.2026 tarihli ve E.2026/52, K.2026/351 sayılı kararıyla, tescilsiz kadın ayakkabısı tasarımlarının birebir aynısının farklı bir marka altında üretilip satılmasının TTK 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet oluşturduğunu kabul eden İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin direnme kararını oy çokluğuyla yerinde bulmuş ve davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar vermiştir.
👠 Dokuz model, iki marka: dosyanın özü
Dava dilekçesine göre davacılardan biri kadın ayakkabıları alanında dünyaca tanınan bir tasarımcı, diğeri ise bu tasarımları kendi markası altında üreten işletmedir; ürünler dünyanın seçkin mağazalarında satılmakta, tasarımlar işletmesel kökene işaret edecek ölçüde ayırt edici nitelik kazanmış ve kadın tüketiciler tarafından hemen tanınmaktadır. Davacılar, davalının bu tasarımların birebir aynısını üreterek kendi markası altında satışa sunduğunu tespit ettirdiklerini belirtmiştir.
Talepler geniştir: telif hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi, ürünlere ve üretimde kullanılan kalıplara el konularak imhası, ayrıca 250.000 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminat. Davalı ise tasarımların bir kısmının kendisine ait olduğunu, bir kısmının herkesin kullandığı anonim modeller olduğunu, eser niteliği taşımadıklarını ve tescilsiz oldukları için korunmadıklarını savunmuştur.
Bilirkişi incelemeleri, davalının dokuz ayrı ayakkabı modelini birebir taklit ettiğini ortaya koymuştur. Davalının ürünlerinde ise davacı markasından farklı bir marka yer almaktadır; ikinci direnme kararında bu ibarenin ürünlerin taban kısmında küçük puntolarla bulunduğu, Hukuk Genel Kurulu kararında ise ayakkabıların iç kısmına yerleştirildiği belirtilmiştir.
🗓️ 2014 esaslı dosyanın uzun yolculuğu
| Tarih ve merci | Sonuç |
|---|---|
| 05.11.2015 – İstanbul 1. FSHHM (E.2014/43, K.2015/196) | Telif talebi ret; haksız rekabetin tespiti ve men’i; 15.000 TL maddi, 8.000 TL manevi tazminat |
| 22.04.2021 – Yargıtay 11. HD (E.2021/89, K.2021/3954) | Eser niteliği yok tespiti yerinde; haksız rekabet yönünden davalı yararına bozma (oy çokluğu) |
| 06.12.2022 – İlk direnme (E.2022/156, K.2022/193) | Önceki gerekçeye atıfla direnme |
| 12.03.2025 – Hukuk Genel Kurulu (E.2023/11-616, K.2025/119) | Gerekçesiz direnme nedeniyle usulden bozma |
| 25.06.2025 – İkinci direnme (E.2025/93, K.2025/155) | Gerekçeli direnme: birebir taklit haksız rekabettir |
| 20.05.2026 – Hukuk Genel Kurulu (E.2026/52, K.2026/351) | Direnme uygun; diğer temyiz itirazları için dosya 11. HD’ye |
İlk Hukuk Genel Kurulu kararı esasa girmemişti: Mahkemenin yalnızca önceki kararını “usul ve yasaya uygun” bularak direnmesi, bozma gerekçesine neden katılınmadığını açıklamadığı için Anayasa’nın 141/3. ve HMK’nın 297. maddeleri karşısında gerekçesiz sayılmıştı. Mahkeme ikinci kez, bu kez ayrıntılı gerekçeyle direnmiş ve dosya esas yönünden Kurulun önüne gelmiştir.
🔍 Özel Dairenin dar yorum yaklaşımı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bozma kararı, haksız rekabet hükümlerinin fikrî mülkiyet sisteminin “tescile bağlı ve süreyle sınırlı koruma” ilkesini dolanmak için kullanılmaması gerektiği düşüncesine dayanıyordu. Daireye göre:
- Tescilsiz tasarımlar haksız rekabet hükümleriyle ancak mutlak yenilik ve ayırt edicilik taşıyor, üreten işletmeyle özdeşleşerek bir marka gibi işletmesel kökene işaret ediyorsa korunabilir.
- Bunun yanında taklit eden işletmenin, hedef tüketici nezdinde iki ürünün aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiği izlenimini doğuracak şekilde karıştırılma ihtimaline yol açması gerekir.
- İlk kez yurt dışında kamuya sunulan ve Türkiye’de tescil yoluna gidilmeyen tasarımlarda, tasarımın orijinal ve emekle tanıtılmış olması tek başına yeterli değildir.
- Davalı, davacı markasından “oldukça farklı” bir ibare kullanarak işletmesel köken bakımından karıştırılmayı önleyecek tedbiri almıştır.
Daire ayrıca tescilli tasarımlara bile en fazla yirmi beş yıllık koruma tanındığını, haksız rekabet hükümleri yoluyla tescilsiz tasarıma bundan daha geniş bir koruma sağlanamayacağını vurgulamıştı. Bu bozma kararı da oy çokluğuyla verilmişti.
⚖️ Kurul çoğunluğu neden direnmeyi haklı buldu?
Hukuk Genel Kurulu önce Türk Ticaret Kanunu’nun sistemini hatırlatmıştır. TTK 54/1’e göre haksız rekabet hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. TTK 54/2 genel ilkeyi koyar: Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranış ve uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. TTK 55 ise örnek hâlleri sayar; önce bu hâllere bakılır, somut eylem bunlara uymuyorsa genel hüküm devreye girer.
Uyuşmazlığın merkezindeki TTK 55/1-a-4, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleriyle karıştırılmaya yol açan önlemler almayı haksız rekabet sayar. Kurul bu hükmü şöyle yorumlamıştır:
- Dış görünüş esastır: Karıştırılma, dış görünüş (tanıtım, takdim, görsellik) ve duyuruş bağlamında değerlendirilir; dışarıdan görünmeyen işleyiş sistemlerindeki iç benzerlik bu hükmün kapsamında değildir.
- Bütün özellikler birlikte: Renk, boyut, ambalaj, kompozisyon, işleyiş ve sunum tarzı gibi tüm özellikler birlikte ele alınmalıdır.
- Nesnel ölçüt: Belirleyici olan, hedef müşteri kitlesinin taklit ürün karşısında aldanıp aldanmayacağının objektif olarak tespitidir.
- Birebir ayniyet: Bilirkişi raporlarıyla da belgelenen birebir aynılık nedeniyle davalının eyleminin davacının mallarıyla karıştırılmaya yol açtığı “açıktır”.
- Farklı marka tedbir değildir: Ayakkabıların iç kısmına farklı bir markanın yerleştirilmesi, işletmesel köken bakımından karıştırılmayı önleyen bir tedbir olarak kabul edilemez.
Kurul bununla yetinmemiş, eylemi TTK 54/2’deki genel ilke açısından da değerlendirmiştir. Davacının kendisiyle özdeşleşmiş ve özgün nitelikte bilinen tasarımlarının birebir aynısının üretilip satılması, rakipler arası ve tedarikçi–müşteri ilişkilerini etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı bir davranıştır. Kurulun belki de en dikkat çekici cümlesi şudur: Tasarımların Türkiye’de tescil edilmeyerek korunmamış olması, dürüst ve adil rekabeti bozucu eylemlere izin verilmesini gerektirmez; bu kabul fikrî haklar alanındaki ilkeleri de zedelemez.
Haksız rekabetin farklı bir görünümü olan karşılaştırmalı reklama ilişkin Kurul kararı için karşılaştırmalı reklamda abartı ve haksız rekabet yazısına bakılabilir.
🧵 Tescil, eser ve haksız rekabet: üç ayrı koruma
Dosya, aynı ürün için başvurulabilecek koruma yollarının birbirinden nasıl ayrıldığını göstermesi bakımından öğreticidir:
- Fikir ve sanat eseri koruması: Mahkeme ayakkabıların FSEK kapsamında eser olmadığını kabul etmiş, Özel Daire bu tespiti isabetli bulmuştur. Telif hakkına tecavüz talebi bozma kapsamı dışında kalmış ve reddedilmiştir.
- Tasarım koruması: Tasarımlar Türkiye’de tescil edilmemiştir. İkinci direnme kararında, olaya uygulanacak 554 sayılı KHK’nın 1/2. maddesi gereğince tescilsiz tasarım hakkında genel hükümlerin uygulanacağı vurgulanmıştır. Bugün yürürlükte olan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 69/2. maddesi ise tescilsiz tasarımlara, kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren üç yıllık koruma tanımaktadır; Özel Dairenin de belirttiği gibi bu düzenleme dava tarihi itibarıyla somut olaya uygulanmamıştır.
- Haksız rekabet koruması: Hukuk Genel Kurulu, eser ve tescil korumasının bulunmadığı bir durumda bile birebir kopyalamanın TTK 54 ve 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet oluşturabileceğini kabul etmiştir.
Kararın sınırları da not edilmelidir. Kurul, birebir aynılık tespitinden hareket etmiştir; benzer fakat aynı olmayan tasarımlarda karıştırılma ihtimalinin ayrıca değerlendirilmesi gerekecektir. Kurul ayrıca tazminat miktarı gibi diğer temyiz itirazlarını incelememiş, bunları Özel Daireye bırakmıştır. Tasarım hukukunda yenilik şartına ilişkin farklı bir karar için yeniliğini kaybeden tasarımın hükümsüzlüğü yazısı incelenebilir.
🗣️ Kurulda dile getirilen karşı görüş
Karar, ilk görüşmede yeterli çoğunluk sağlanamadığı için yapılan ikinci görüşmede oy çokluğuyla verilmiştir. Görüşmelerde azınlıkta kalan üyeler Özel Dairenin çizgisini savunmuştur. Bu görüşe göre tasarımlar Türkiye’de tescille korunmamaktadır; haksız rekabet koruması fikrî haklara ilişkin ilkeleri zedeleyecek biçimde genişletilmemeli, dar yorum yöntemi benimsenmelidir. Taraf ürünleri arasında benzerlik bulunsa da davalının ürünleri kendi markasıyla satması işletmesel köken bakımından karıştırılmayı önleyecek niteliktedir ve ilgili tüketici kitlesi aradaki farkı algılayabilir.
Çoğunluk ise karıştırılmanın ölçütünü markadan çok ürünün kendisinin dış görünüşünde aramış ve birebir kopyanın, üzerine başka bir ibare eklenmiş olsa bile, dürüst rekabetle bağdaşmadığı sonucuna varmıştır.
📌 Soru – cevap
Hukuk Genel Kurulu ayakkabıları eser olarak kabul etti mi?
Hayır. Eser niteliğinin bulunmadığı tespiti ilk derece mahkemesi ve Özel Dairece benimsenmiş, telif hakkına tecavüz talebi reddedilmiştir. Kurulun kabulü, eylemin TTK hükümleri çerçevesinde haksız rekabet oluşturduğu yönündedir.
Ürüne farklı marka koymak neden yeterli görülmedi?
Kurul, karıştırılmayı dış görünüş üzerinden ve hedef müşteri kitlesinin izlenimiyle nesnel olarak değerlendirmiştir. Davacıyla özdeşleşmiş tasarımların birebir kopyalanması karşısında ayakkabının iç kısmına yerleştirilen farklı bir marka, işletmesel köken bakımından karıştırılmayı önleyen bir tedbir sayılmamıştır.
Tazminat miktarı kesinleşti mi?
Hayır. Kurul yalnızca direnme konusunu, yani haksız rekabetin varlığını karara bağlamıştır. Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Yargıtay 11. Hukuk Dairesine gönderilecektir. Kararda, uygulanan eski usul hükümleri gereği karar düzeltme yolunun açık olduğu da belirtilmiştir.
İlk Hukuk Genel Kurulu kararı neden esasa girmemişti?
12.03.2025 tarihli Kurul kararında, mahkemenin bozma kararına neden katılmadığını açıklamadan yalnızca önceki kararını doğru bularak direndiği tespit edilmiş; denetlenebilir bir gerekçe bulunmadığı için direnme kararı usulden bozulmuştur. Mahkeme ikinci direnme kararında gerekçesini ayrıntılı biçimde yazmıştır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihat değerlendirmeleri Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, tescilsiz ayakkabı tasarımlarının birebir kopyalanmasına ilişkin ve 554 sayılı KHK döneminde açılmış tek bir dosyaya dayanır; tasarımlar arasındaki benzerlik derecesi, tescil durumu ve uygulanacak mevzuat farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



