Boşanma Tazminatında Hakkaniyet – Yargıtay 2. HD 2024/6752

Aynı boşanma dosyasında ilk derece mahkemesi üç kez tazminat belirlemiş, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ilk iki tutarı “az” bularak bozmuş ve üçüncüsünü 02.10.2024 tarihli, 2024/5479 E. ve 2024/6752 K. sayılı kararıyla onamıştır. Kadın yararına 40.000,00 TL maddî ve 35.000,00 TL manevî tazminatla başlayan süreç, 250.000,00 TL maddî ve 200.000,00 TL manevî tazminatla kesinleşmiştir. Dosya, erkeğin eşinin kendisini “sürekli aldatmakla suçladığını” ve bu isnadın asılsız olduğunu ileri sürmesiyle başlamış; kadın ise erkeğin başka bir kadınla ilişkisine dayanarak aldatma, hakaret ve aşağılama iddialarıyla karşı dava açmıştır. Aldatma araması ile bu karara ulaşan okuyucular için dosyanın asıl öğrettiği, kusur bir kez belirlendikten sonra tazminat miktarının hangi ölçütlerle “uygun” hâle getirildiği ve hakkaniyet süzgecinden nasıl geçtiğidir.
- Karşılıklı iddialar: “beni aldatmakla suçluyor” ve “beni aldattı”
- 40 binden 250 bine: üç kararda tazminat nasıl değişti?
- Hakkaniyet ve “uygun tazminat”: TMK 174, TMK 4 ve TBK 50-51
- Kesinleşen kusur belirlemesi temyizde neden incelenmedi?
- Aldatma isnadı, gönül ilişkisi ve zina: kusur tablosu nasıl kuruldu?
- Kararın uygulamaya yansıyan sonuçları
- Sıkça sorulan sorular
🔁 Karşılıklı İddialar: “Beni Aldatmakla Suçluyor” ve “Beni Aldattı”
Erkek eş, dava dilekçesinde kadının aşırı kıskanç olduğunu, kendisini sürekli aldatmakla suçladığını, asılsız isnat ve iftiralarla herkesi buna inandırmaya çalıştığını, mahrem konuları çevreye anlatarak kendisini küçük düşürdüğünü ve hakaret ettiğini ileri sürmüş; tarafların uzun süredir ayrı yaşadığını belirterek TMK 166/1 uyarınca boşanmaya karar verilmesini istemiştir.
Kadın eş ise cevap ve birleşen dava dilekçesinde tablonun tersini çizmiştir: yaklaşık 3,5 yıl süren evlilikte yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, erkeğin başka bir kadınla birlikteliğini sürdürmek ve o kişiyle evlenmek amacıyla ortak konutu terk ettiğini, evliliğin ilk yılından sonra aldatma, hakaret, aşağılama, evden kovulma ve fiziksel görünümüyle alay etme gibi onur kırıcı eylemlere yuvasını korumak adına katlandığını belirtmiştir. Kadın, öncelikle zina hukuki sebebine, olmazsa TMK 166/1’e dayalı boşanmayı, aylık 3.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasını, yasal faiziyle birlikte 400.000,00 TL maddî ve 400.000,00 TL manevî tazminatı talep etmiştir.
📈 40 Binden 250 Bine: Üç Kararda Tazminat Nasıl Değişti?
Kusur belirlemesi hiç değişmediği hâlde tazminat tutarları her aşamada artmıştır:
- İlk derece mahkemesi, 25.02.2020: Kadının erkeğe aile yakınlarının yanında hakaret ettiği, erkeğin ise başka bir kadınla gönül ilişkisi yaşadığı sabit görülmüş; cinsel ilişkiyi kuvvetle muhtemel kılan bir vakıa ispatlanamadığından zinaya dayalı dava reddedilmiştir. Erkek ağır, kadın hafif kusurlu bulunarak her iki tarafın TMK 166/1’e dayalı davası kabul edilmiş; kadın yararına 40.000,00 TL maddî ve 35.000,00 TL manevî tazminat ile aylık 1.250,00 TL tedbir ve 650,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir.
- Bölge adliye mahkemesi, 18.01.2022: Tarafların istinaf başvuruları, kararda usul ve esasa aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle HMK 353/1-b-1 uyarınca ayrı ayrı esastan reddedilmiştir.
- Birinci bozma, 17.05.2022 (2022/2658 E., 2022/4505 K.): Daire, kadının 18.09.2019’dan itibaren sigortalı çalıştığını gösteren SGK kayıtlarına rağmen ekonomik durumunun yeterince araştırılmadığını belirterek yoksulluk nafakası yönünden eksik inceleme tespit etmiş; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri, paranın alım gücü ve kişilik haklarına yapılan saldırı karşısında tazminatları da az bulmuştur. Karar yalnızca bu iki yönden bozulmuş, kalan bölümler onanmıştır.
- İlk derece mahkemesi, 11.11.2022: Kadının düzenli geliri bulunduğu ve yoksulluğa düşmeyeceği kabul edilerek yoksulluk nafakası reddedilmiş; hakkaniyet ilkesi, paranın alım gücü ve özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığı gözetilerek 60.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmiştir.
- İkinci bozma, 20.09.2023 (2023/5097 E., 2023/475 K.): Daire aynı ölçütlerle bu tutarları da az bulmuş; erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin sair itirazlarını reddederek kararı yalnızca tazminat miktarı yönünden bozmuştur.
- İlk derece mahkemesi, bozmaya uyma (2023/924 E., 2024/265 K.): Kadın yararına 250.000,00 TL maddî ve 200.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.
Bu son karar da her iki tarafça temyiz edilmiştir: erkek vekili kusur belirlemesi ve tazminat miktarları, kadın vekili katılma yoluyla yalnızca tazminat miktarları yönünden bozma istemiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 02.10.2024 tarihinde tüm temyiz itirazlarını reddederek kararı oy birliğiyle onamıştır.
⚖️ Hakkaniyet ve “Uygun Tazminat”: TMK 174, TMK 4 ve TBK 50-51
Daire, uyuşmazlığı iki noktada toplamıştır: kadın için hükmedilen tazminatların miktarı ve kesinleşen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenip incelenemeyeceği. İlgili hukuk olarak HMK 369/1, 370 ve 371 ile TMK 4 ve 174/1-2 ve 6098 sayılı TBK’nın 50 ve 51. maddeleri gösterilmiştir. Bu maddeler birlikte okunduğunda boşanma tazminatının ölçüsü ortaya çıkmaktadır:
- TMK 174/1: Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.
- TMK 174/2: Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.
- TMK 4: Kanunun takdir yetkisi tanıdığı konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir. “Uygun” ifadesi takdir yetkisi tanıdığından, tazminat miktarı bu maddenin süzgecinden geçer.
- TBK 50-51: Miktarı tam ispatlanamayan zarar hakkaniyete göre belirlenir; hâkim tazminatın kapsamını durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözeterek tayin eder.
Yargıtay’ın iki bozmada tekrarladığı somut ölçütler bu maddelerin aile hukukundaki karşılığıdır: tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı ve ihlâl edilen mevcut ya da beklenen menfaat. Kusur tablosu sabit kalmasına rağmen maddî tazminatın 40.000 TL’den 60.000 TL’ye, ardından 250.000 TL’ye çıkması, özellikle “paranın alım gücü” ve “saldırının ağırlığı” bileşenlerinin yargılama süresince yeniden tartıldığını göstermektedir. Onama kararında Daire, hukuk kurallarının uygulanmasında ve delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığını belirtmiş; üçüncü tutarı kadının “hâlâ az” ve erkeğin “fazla” itirazlarına karşı hakkaniyete uygun bulmuştur.
Tutarların çok daha yüksek seyrettiği benzer bir zincir aldatma sonrası boşanma tazminatı kararında ele alınmıştır; “uygun tazminat” sabit bir rakam değil, tarafların yaşam düzeyine göre değişen bir ölçüdür.
🔒 Kesinleşen Kusur Belirlemesi Temyizde Neden İncelenmedi?
Erkek vekili son temyizde de kusur belirlemesinin bozulmasını istemiştir. Daire bu talebi esastan tartışmamıştır; çünkü 17.05.2022 tarihli ilk bozma yalnızca yoksulluk nafakası ve tazminat miktarlarına ilişkindir ve kusur belirlemesi dâhil bozma dışı bölümler o tarihte onanarak kesinleşmiştir. Onama kararının ifadesiyle, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş yönlere ilişkin temyiz itirazları artık incelenemez; bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönler de yeniden ele alınamaz. Üçüncü temyizde tartışılabilecek tek konu, yeni tutarın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olup olmadığıdır.
🔍 Aldatma İsnadı, Gönül İlişkisi ve Zina: Kusur Tablosu Nasıl Kuruldu?
Erkeğin dava dilekçesinin merkezinde, eşi tarafından “asılsız” biçimde aldatmakla suçlanmak yer almaktadır. Karar metnine göre bu iddia kusur tablosuna yansımamıştır: ilk derece mahkemesi kadın yönünden yalnızca erkeğe aile yakınlarının yanında hakaret ettiğini sabit görmüş ve bunu hafif kusur saymıştır; asılsız isnat iddiasına ilişkin ayrı bir tespit karar metninde bulunmamaktadır. Erkek yönünden ise başka bir kadınla gönül ilişkisi sabit kabul edilmiş ve ağır kusur olarak değerlendirilmiştir. Erkeğin “asılsız” dediği aldatma isnadı, böylece mahkemenin sabit gördüğü gönül ilişkisi vakıasıyla yan yana durmaktadır.
Dosyanın ikinci öğretici yönü, gönül ilişkisi ile zina arasındaki ispat çizgisidir. Mahkeme, cinsel ilişkinin kuvvetle muhtemel olduğunu gösteren bir vakıa ispatlanamadığından zinaya dayalı davayı reddetmiş, boşanmayı TMK 166/1 üzerinden kurmuştur. Zina davasının reddi erkeğin kusurunu hafifletmemiş; gönül ilişkisi ağır kusur tablosunda kalmış ve tazminatın dayanağını oluşturmuştur. Zina ispatının eşiği ve affedilen aldatmanın sonuçları, serimizde zina ispatı ve affedilen aldatma kararında ayrıntılı biçimde incelenmiştir.
📌 Kararın Uygulamaya Yansıyan Sonuçları
- Kusur ve miktar ayrı ayrı kesinleşir: Kusur belirlemesi ilk temyizde, tazminat miktarı üçüncü temyizde kesinleşmiş; bozma dışı kalan yön sonraki temyizlerde tartışılamamıştır.
- “Az” bulunan tazminat bozma sebebidir: Ekonomik-sosyal durum, kusur derecesi, paranın alım gücü ve saldırının ağırlığı ölçütlerine göre düşük kalan tutar iki kez bozulmuştur.
- Bozmaya uyan mahkemenin takdiri onanabilir: Ölçütlere uygun belirlenen üçüncü tutar, her iki tarafın itirazına rağmen hakkaniyete uygun bulunmuştur.
- Gönül ilişkisi zina sayılmasa da ağır kusurdur: Zina davasının reddi, sadakat ihlalinin tazminata esas alınmasına engel olmamıştır.
- Asılsız aldatma isnadı iddiası kendiliğinden kusur doğurmaz: Karar metninde bu iddiaya dayalı bir kusur tespiti yoktur; kadın yönünden yalnızca hakaret sabit görülmüştür.
Boşanmada tazminat miktarı ve kusurun kesinleşmesine dair detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
Eşini asılsız yere aldatma ile suçlamak boşanmada kusur sayılır mı?
Bu kararda erkek, kadının kendisini sürekli ve asılsız biçimde aldatmakla suçladığını ileri sürmüştür; ancak mahkeme kadın yönünden yalnızca hakaret vakıasını sabit görmüş, asılsız isnat iddiasına ilişkin ayrı bir kusur tespiti yapmamıştır. Erkeğin başka bir kadınla gönül ilişkisi ise sabit kabul edilmiştir. Kusur, her dosyada ispatlanan vakıalara göre belirlenir.
Yargıtay boşanma tazminatını “az” bulduğunda ne olur?
Karar tazminat miktarı yönünden bozulur ve dosya yeniden hüküm kurulmak üzere mahkemeye döner. Bu dosyada iki bozmanın ardından maddî tazminat 40.000 TL’den 250.000 TL’ye çıkmış ve üçüncü tutar onanmıştır.
Aldatma kanıtlanır ama zina ispatlanamazsa tazminat alınabilir mi?
Bu kararda erkeğin başka bir kadınla gönül ilişkisi sabit görülmüş, cinsel ilişki ispatlanamadığından zinaya dayalı dava reddedilmiştir. Buna rağmen erkek ağır kusurlu sayılmış ve kadın yararına TMK 174 uyarınca maddî ve manevî tazminata hükmedilmiştir.
Boşanma tazminatının hakkaniyete uygun olup olmadığı nasıl denetlenir?
Yargıtay, TMK 4’teki hakkaniyet ilkesi ve TBK 50-51’deki tazminatın belirlenmesi kuralları çerçevesinde tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını, kusur derecelerini, paranın alım gücünü, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığını ve ihlâl edilen menfaati birlikte değerlendirir. Bu ölçütlere göre düşük ya da yüksek kalan tutar bozma sebebi olabilir; detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, talep ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




