Emsal Kararlarİş Hukuku

Devreden İşverenin Sorumluluğu – Yargıtay 9. HD 2026/3803

Bir işçi yirmi altı yıl aynı santralde çalışıyor, bu sürenin ortasında işyeri özelleştirme yoluyla el değiştiriyor ve emekli olurken kıdem tazminatının yalnızca bir bölümü ödeniyor. Geriye kalan yıllardan kim sorumlu: işyerini devreden eski işveren mi, devralan yeni işveren mi? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 27.04.2026 tarihli ve E.2026/1457, K.2026/3803 sayılı kararıyla bu soruyu 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesi ile 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi arasındaki ilişkiyi kurarak yanıtlamış ve yerel mahkeme hükmünü bozmuştur.

Karar, işyeri devrinde sorumluluğun tek bir kalıba sığmadığını; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma alacakları bakımından farklı rejimlerin işlediğini ayrıntılı biçimde ortaya koyması nedeniyle dikkat çekicidir.

Kısa özet: Davacı, bir elektrik üretim kurumuna bağlı termik santralde 1995 yılından 2021 yılı Aralık ayına kadar baş teknisyen olarak çalıştığını, 2000 yılında emekli olup çalışmaya ara vermeden devam ettiğini, kurumun 2014 yılı Aralık ayında özelleştirildiğini ve kendisine yalnızca 2006-2015 dönemi için 21.939,96 TL kıdem tazminatı ödendiğini ileri sürerek bakiye kıdem tazminatını devreden işverenden istemiştir. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işyerini devreden işverenin sorumluluğunun kendi çalıştırdığı süre ve devir tarihindeki ücret seviyesiyle sınırlı olduğunu belirterek hesabın 03.10.1995-23.12.2014 dönemi ve devir tarihindeki ücret üzerinden yapılması gerektiği gerekçesiyle kararı 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle bozmuştur.

🏭 Özelleştirme ve devrin seyri

Dava konusu olayda işçi, bir elektrik üretim kurumunun iştirakine ait termik santralde 03.10.1995 tarihinde çalışmaya başlamıştır. Kararda yer alan tespitlere göre çalışma 31.12.2021 tarihine kadar sürmüş; bu süre içinde 23.02.2000-25.01.2006 tarihleri arasında Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirim yapılmamıştır. İşçi 2000 yılında emeklilik aylığına hak kazanmış, ancak çalışmasına ara vermeden devam etmiştir.

Özelleştirme Yüksek Kurulunun 07.08.2014 tarihli kararı uyarınca kurum özelleştirilmiş ve 23.12.2014 tarihinde imzalanan devir sözleşmesiyle işyeri, bütün hak ve yükümlülükleriyle birlikte devralan şirkete geçmiştir. İşçi devirden sonra da aynı işyerinde çalışmaya devam etmiş, iş ilişkisi 31.12.2021 tarihinde sona ermiş ve 2021/Aralık ayı bordrosunda kıdem ile ihbar tazminatı tahakkuk ettirilmiştir. Buna karşılık devirden önceki döneme ilişkin olarak işçiye yalnızca 26.01.2006-22.12.2014 çalışma dönemi karşılığı 21.939,96 TL ödenmiştir.

Kararda ayrıca, işçinin daha önce 15.12.2017 tarihinde aynı talepte bulunduğu, ancak o davanın çalışması hâlen devam ettiğinden feshe bağlı bir alacak olan kıdem tazminatına hak kazanılamayacağı gerekçesiyle reddedildiği ve bu kararın kesinleştiği belirtilmiştir. Eldeki dava ise iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra, 04.04.2022 tarihinde açılmıştır.

💬 İddia ve savunma

Davacı vekili; 1995-2006 yılları arasındaki çalışmaya ilişkin kıdem tazminatının ödenmediğini, 2000-2006 arasında sigorta kaydı bulunmadığı gerekçesiyle bu döneme dair ödeme yapılmayacağının bildirildiğini ve yaklaşık on bir yıllık tazminatın karşılıksız kaldığını ileri sürerek bakiye tutarın devreden işverenden tahsilini istemiştir. Yargılama sırasında, 29.03.2024 tarihli celsede talebin 1995-2021 yılları arasındaki tüm çalışmaya ilişkin olduğu beyan edilmiş ve dava bu doğrultuda ıslah edilmiştir.

Davalı vekili ise; özelleştirme ile işyerinin bütün hak ve yükümlülükleriyle devredildiğini, işçinin devirden sonra aynı işyerinde çalışmaya devam ettiğini, dolayısıyla bir işyeri devri bulunduğunu ve sorumluluğun devralana ait olduğunu savunmuştur. Birlikte sorumluluk kabul edilse dahi devreden işverenin İş Kanunu’nun 6. maddesindeki iki yıllık sorumluluğunun 23.12.2016 tarihinde sona erdiğini, davanın ise 04.04.2022 tarihinde açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Ayrıca talebin dava dilekçesindeki dönemi aşacak şekilde genişletilmesine muvafakat edilmediği ileri sürülmüştür.

⚖️ İlk derece ve istinaf kararları

İlk derece mahkemesi; tanık beyanlarına dayanarak işçinin sigorta kaydı görünmeyen dönemde de çalıştığını kabul etmiş, ödenen tutarın işlemiş faiziyle birlikte mahsubu ile bakiye kıdem tazminatının tahsiline karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi de; aynı talebe ilişkin önceki davada iş sözleşmesinin devam ettiğine dair kararın kesinleşmiş olmasını da gözeterek 23.02.2000-25.01.2006 dönemindeki çalışmanın kabulünü yerinde bulmuş ve davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Böylece derece mahkemeleri, hesabı işçinin tüm hizmet süresi (1995-2021) üzerinden yapmış ve bu tutardan devreden işvereni sorumlu tutmuştur.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

📚 Dairenin dayandığı ilke kararı

Daire, işyeri devrine ilişkin ilke ve esasları 13.01.2021 tarihli ve 2016/30897 Esas, 2021/595 Karar sayılı ilâmına atıfla aktarmıştır. Buna göre işyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesinde düzenlenmiştir: işyerinin veya bir bölümünün devrinde, devir tarihinde mevcut iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçer. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlarda devreden ile devralan işveren birlikte sorumludur; devreden işverenin sorumluluğu ise devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır.

Kararda, 4857 sayılı Kanun’un 120. maddesi uyarınca 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinin hâlen yürürlükte olduğu; kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından işyeri devirlerinde bu hükmün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Anılan hükme göre işyerinin devri, intikali ya da herhangi bir suretle başka bir işverene geçmesi hâlinde işçinin kıdemi, o işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. Bununla birlikte devreden işverenlerin sorumluluğu, işçiyi çalıştırdıkları süreler ve devir sırasında işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. Kararda ayrıca, işyerinin önce gerçek kişilerce işletilip sonra şirketleşmeye gidilmesinin de bir tür işyeri devri sayıldığı belirtilmiştir.

🧭 Hangi alacaktan kim sorumlu?

Kararın aktardığı ilkeler, işyeri devrinde sorumluluğun alacak türüne göre ayrıştığını göstermektedir:

  • Kıdem tazminatı: Devir öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanır; devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki ücretle sınırlı olarak sorumludur. 1475 sayılı Kanun’un 14/2. maddesinde devreden işveren yönünden bir süre öngörülmediğinden, İş Kanunu’nun 6. maddesindeki iki yıllık sınırlama kıdem tazminatı bakımından uygulanmaz.
  • İhbar tazminatı ve kullanılmayan yıllık izin ücreti: Feshe bağlı bu haklardan sorumluluk son işverene aittir; devreden işverenin sorumluluğu bulunmaz, devralan işveren tek başına sorumludur.
  • Ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatil ücreti: Devir tarihine kadar doğmuş olanlardan devreden ve devralan işveren müştereken ve müteselsilen sorumludur; devreden açısından bu sorumluluk devir tarihinden itibaren iki yılla sınırlıdır.
  • Devirden sonraki döneme ait alacaklar: Devreden işverenin sorumluluğu yoktur; devralan işveren tek başına sorumludur.

🔁 Bozmanın gerekçesi

Daire, somut olayda davacının tüm hizmet süresi üzerinden hesaplanan kıdem tazminatından devreden işverenin sorumlu tutulmasını dosya kapsamıyla bağdaşmaz bulmuştur. Kararda; işyerini devreden işverenlerin sorumluluğunun işçiyi çalıştırdıkları süre ve devir sırasındaki ücret seviyesiyle sınırlı olduğu, davacının 23.12.2014 tarihli devirden sonra devralan şirket nezdinde çalıştığı belirtilmiştir.

Buna göre yapılması gereken işlem şu şekilde gösterilmiştir: dava dilekçesinde 1995-2006 dönemine ilişkin kıdem tazminatının istendiği de gözetilerek, devir tarihi olan 23.12.2014 tarihindeki ücret üzerinden 03.10.1995-23.12.2014 dönemi için kıdem tazminatı hesaplanmalı; bu tutardan devir sonrasında ödenen 21.939,96 TL faizsiz şekilde mahsup edilmelidir. Daire, davanın yöneltildiği devreden işverenin özelleştirme ve devir sonrası dönem için sorumluluğunun bulunmadığının gözden kaçırılmaması gerektiğini de ayrıca vurgulamıştır.

Aynı işyerinde emeklilikten sonra kesintisiz süren çalışmanın kıdem hesabına etkisine dair bir başka örnek için serideki emeklilik sonrası çalışmada kıdem tazminatı kararı incelenebilir.

🆕 Arabuluculuk dava şartına ilişkin ek tespit

Kararda bozma sebebinin yanında dikkat çekici bir tespite daha yer verilmiştir. Daire, dosyadaki arabuluculuk son tutanağında başvurunun yalnızca 1995-2006 dönemine ait kıdem tazminatına ilişkin olarak kayda geçirildiğini belirtmiş; buna göre 23.12.2014 olan devir tarihinden sonraki dönem bakımından arabuluculuk dava şartının da sağlanmadığını ifade etmiştir.

Bu tespit, işçilik alacaklarında zorunlu arabuluculuk uygulamasında başvuru tutanağına geçirilen talebin kapsamının, sonradan açılan davanın kapsamıyla birlikte değerlendirildiğini göstermesi bakımından önem taşımaktadır. Açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış, ilk derece mahkemesi kararı 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle bozulmuştur. Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

İşyeri devrinde kıdem tazminatı hangi süre üzerinden hesaplanır?

Kararda aktarılan ilkelere göre kıdem tazminatı, işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı üzerinden hesaplanır. Ancak devreden işveren yalnızca kendi dönemi ve devir tarihindeki ücret seviyesiyle sınırlı olarak sorumlu tutulur.

İki yıllık sorumluluk sınırı kıdem tazminatında da geçerli mi?

Kararda, 1475 sayılı Kanun’un 14/2. maddesinde devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediği; bu nedenle 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesindeki iki yıllık sınırlamanın kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmayacağı belirtilmiştir.

Yıllık izin ücretinden devreden işveren sorumlu olur mu?

Kararda aktarılan ilkelere göre feshe bağlı haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan yıllık izin ücretlerinden sorumluluk son işverene aittir; devreden işverenin bu alacaklardan sorumluluğu bulunmamakta, devralan işveren tek başına sorumlu olmaktadır.

Daha önce ödenen kıdem tazminatı nasıl mahsup edilir?

Daire, devir tarihindeki ücret üzerinden hesaplanacak tutardan, devir sonrasında ödenen 21.939,96 TL’nin faizsiz şekilde mahsup edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Derece mahkemelerinin ödenen tutarı işlemiş faiziyle birlikte mahsup etmesi bu yönüyle de denetime tâbi tutulmuştur.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu