Emekli Maaşına Banka Blokesi – Yargıtay HGK 2025/686

Emekli aylığının haczedilemezliği, icra hukukunun en bilinen koruma kurallarından biridir. Ancak bu kural, borçlu ile alacaklı arasındaki her ilişkiye aynı biçimde uygulanmaz. Bankadan kredi çeken bir emeklinin, kredi sözleşmesine eklenen taahhütnameyle taksitlerin maaş hesabından virman, takas ve mahsup yoluyla tahsiline onay vermesi hâlinde, bankanın bu hesaba bloke koyması bir “haciz” mi sayılacak, yoksa borcun taraflarca kararlaştırılan ifa biçimi mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun direnme yoluyla önüne gelen dosyada verdiği karar, bu sorunun cevabını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 2025 tarihli kararıyla birlikte ortaya koyuyor.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 05.11.2025 tarihli ve E.2023/593, K.2025/686 sayılı kararıyla, tüketici kredisi sözleşmelerinde verilen virman-takas-mahsup talimatına dayanılarak emekli maaşı hesabına konulan blokenin kaldırılmasına hükmeden bölge adliye mahkemesinin direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.
🏦 Dosyanın arka planı
Karar metnine göre davacı, Türk Silahlı Kuvvetlerinden malulen emekli olmuş ve emekli aylığını bir PTT şubesinden almaktadır. Emekliliğinden sonraki tarihlerde davalı bankadan birden çok kez tüketici kredisi kullanmıştır. Kredi başvuruları sırasında imzalanan ek taahhütnamelerde, PTT aracılığıyla kullanılan kredi hizmetlerine ilişkin ödemelerin Sosyal Güvenlik Kurumundan doğan alacaklarından virman-takas-mahsup yoluyla tahsil edilmesine onay verilmiştir. Kredi borçlarının bir kısmı bu yolla tahsil edilmiştir. Yargılama devam ederken, 13.10.2020 tarihinde davacının kısıtlanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, tek gelir kaynağı olan emekli maaşının haczedilemeyeceğini, bankanın kredi sözleşmesine dayanarak maaştan kesinti yapmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş; blokenin kaldırılmasını ve haksız bloke yoluyla tahsil edilen tutarlar nedeniyle ıslahla belirlenen 27.326,47 TL‘nin faiziyle iadesini istemiştir.
Banka ise davacının kısıtlı olduğuna dair bir bilgi veya belgenin bulunmadığını, kesintilerin açık yazılı onaya dayandığını, her kredi için ayrı ayrı takas ve mahsup yetkisi verildiğini ve emekli maaşı üzerinden takas-mahsup yoluyla kredi alacağının tahsilinin mümkün olduğunu savunmuştur.
🔄 Dört aşamalı yargılama
| Aşama | Karar | Temel gerekçe |
|---|---|---|
| Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla), 23.02.2021, E.2016/972, K.2021/138 | Ret | Krediden yararlanan ve yetki veren davacının, ifa istendiğinde ehliyetsizliği ileri sürmesi hakkın kötüye kullanılmasıdır. |
| İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi, 16.12.2021, E.2021/808, K.2021/1621 | Kısmen kabul: bloke kaldırıldı, alacak reddedildi | Dava tarihine kadarki kesintiler rızaya dayanır; onay geri alındıktan sonra bloke konulamaz. |
| Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 15.06.2022, E.2022/3634, K.2022/5847 | Davacının temyizi reddedildi; bankanın temyizi üzerine bozma | Kredi sözleşmesindeki takas talimatı haksız şart değildir; davanın tümden reddi gerekir. |
| İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi, E.2022/1361, K.2022/1346 | Direnme | Kanunen haczedilemezlik itirazının ileri sürülmesi dürüstlük kuralına aykırı sayılamaz. |
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma kararında; davacının kredi sözleşmelerinin her sayfasını ayrı ayrı imzaladığı, serbest iradesiyle taksitlerin maaşından kesilmesi için talimat verdiği, bu nedenle hükmün müzakere edilmediğinin söylenemeyeceği belirtilmiştir. Daire ayrıca, taksitlerin bir kısmını ihtirazi kayıt koymadan maaşından ödeyen davacının, borç ödendikten sonra iadeyi doğuracak şekilde hak kullanmasının TMK 2 ile bağdaşmadığını vurgulamıştır.
📜 Haczedilemezlik kuralları
Hukuk Genel Kurulu, değerlendirmesine temel normları sıralayarak başlamıştır:
- 5510 sayılı Kanun m.93/1: sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri devir ve temlik edilemez; Kurum alacakları ile nafaka borçları dışında haczedilemez. 5838 sayılı Kanun’la eklenen cümleye göre, haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczine ilişkin talepler borçlunun muvafakati bulunmaması hâlinde icra müdürü tarafından reddedilir.
- İİK m.82 ve 83: özel kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar haczedilemez; maaş ve tekaüt maaşları ise ancak kısmen haczedilebilir.
- İİK m.83/a: 82 ve 83. maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir.
- TBK m.20-25 ve 6502 sayılı Kanun m.5: genel işlem koşulları ve tüketici sözleşmelerindeki haksız şartlar.
Kurul, önceden feragatin geçersizliği kuralının amacını, borçlunun hacizden önceki bir dönemde böyle bir anlaşmanın sonuçlarını ve hacze gelindiğinde kendisine yükleyeceği yükün ağırlığını tahmin edemeyeceği varsayımına bağlamıştır. Bununla birlikte 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesindeki devir ve temlik yasağının, sigortalının eline geçen geliri tasarruf etmesini kısıtlayıcı nitelikte olmadığını; bu yasağın, Kurumun yalnızca borçlu olduğu kişiyle muhatap olmasını ve alacaklı sıfatının değiştirilmemesini amaçladığını belirtmiştir. Emekli aylığına icra yoluyla haciz konusunda muvafakatin zamanı ve geri alınması meselesine ilişkin ayrı bir dosya için emekli maaşına haciz muvafakati yazısına bakılabilir.
🏛️ Hukuk Genel Kurulunun değerlendirmesi
Kurul önce davacı tarafın temyizini ele almıştır. Davacı vekili bölge adliye mahkemesinin ilk kararını temyiz etmiş ve bu istem Özel Dairece reddedilmiş olduğundan, direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığı kabul edilmiş ve davacının temyiz istemi bu nedenle reddedilmiştir. Davacının ehliyetsizliğine ilişkin iddianın da Özel Dairenin davacı temyizini reddetmesiyle Kurulun inceleme kapsamı dışında kaldığı belirtilmiştir.
Bankanın temyizi yönünden Kurulun gerekçesi şu noktalarda toplanmaktadır:
- Cebri icra ile rızai ifa ayrımı: emekli maaşının haczedilemezliği ve önceden feragatin geçersizliği, borcun rızayla ifa edilmemesi hâlindeki cebri icra kural ve yöntemlerini belirler. Somut olayda bir cebri icra işlemi değil, sözleşmenin tarafınca borcun ifa biçimine ilişkin karşı tarafa verilmiş bir yetki söz konusudur.
- Haksız şart değil: davacının kredi borcunu ödememesi hâlinde maaşından kesinti yapılmasını kabul etmesi ve teminat öngören hükümlere rıza göstermesi haksız şart olarak kabul edilemez.
- Sözleşme serbestisi ve ahde vefa: aksi yöndeki bir değerlendirme, emekli maaşı dışında teminat gösterebileceği mal varlığı bulunmayan tüketiciyi banka karşısında güç duruma düşürecek, emeklinin nakdi varlıkları dışında hareket etmesine imkân bırakmayacaktır.
- Dürüstlük kuralı: emekli maaşını kredi geri ödemesinin güvencesi olarak gösteren, bu inançla birden çok kez kredi kullanan ve taksitleri başka bir yolla ödemeyen tüketicinin, verdiği talimatın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle blokenin kaldırılmasını istemesi TMK 2 uyarınca hakkın kötüye kullanılmasıdır.
Kurul, dava konusu kredilerle ilgili dosyaya yansımış bir icra takibi bulunmadığını da not etmiştir. Bu nedenle 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesindeki icra müdürlüğü aşamasına ilişkin muvafakat kuralı somut olayda işlerlik kazanmamış; ancak Kurul bu kuralı da kişinin iradesinin ve tasarruf tercihlerinin üstün tutulduğuna dair bir örnek olarak anmıştır.
📌 İçtihadı birleştirme kararının etkisi
Kararın belirleyici unsurlarından biri, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 21.03.2025 tarihli ve E.2022/2, K.2025/1 sayılı kararıdır. Hukuk Genel Kurulu, uyuşmazlık konusu meselenin bu kararla içtihat birliğine bağlandığını belirtmiş ve İBK kararının içeriğini şöyle aktarmıştır: tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle banka, emekli maaşına doğrudan bloke koyabilir.
Direnme kararı 2022 yılında verilmiş, İBK kararı ise 2025 yılında verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, uyulması zorunlu olan bu içtihadı birleştirme kararında belirtilen ilke ve değerlendirmeleri esas alarak, Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu sonucuna ulaşmıştır. Direnme kararı HMK 371 uyarınca bozulmuş, dosya HMK 373/2 gereğince bölge adliye mahkemesine gönderilmiştir.
Bu yönüyle karar, İBK kararından önce verilmiş direnme kararlarının Hukuk Genel Kurulunda nasıl karşılandığını göstermesi bakımından da dikkat çekicidir. Haciz ihbarnamesi gibi farklı bir icra hukuku kurumuna ilişkin güncel bir örnek için haciz ihbarnamesinde miktar yazısı incelenebilir.
🗣️ Kurulda dile getirilen karşı görüş
Karar oy çokluğuyla verilmiştir. Görüşmeler sırasında bazı üyeler; emekli maaşlarının haczedilemezliği ve bundan feragatin geçersizliğine ilişkin hükümlerin emredici nitelik taşıdığını, bankaya takas, virman ve mahsup yetkisi veren sözleşme hükümleriyle hem tüketici hem emekli olarak zayıf durumda bulunan kişinin kanun koyucunun öngördüğü korumadan yoksun kaldığını, bu hükümlerin İİK 83/a ve 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesine aykırı olduğunu ve bu nedenle direnme kararının onanması gerektiğini savunmuştur. Bu görüş, İBK kararındaki ilkeler ve açıklanan gerekçeler karşısında Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.
Karşı görüşün varlığı, meselenin uzun süre tartışmalı kaldığını göstermektedir. Ancak İBK kararı ve bu doğrultudaki Hukuk Genel Kurulu kararıyla birlikte, kredi sözleşmesinde verilen takas-mahsup talimatına dayanan bloke ile icra dairesi aracılığıyla konulan haciz arasındaki ayrım Yargıtay uygulamasında belirgin hâle gelmiştir.
Kararın sınırları da dikkate alınmalıdır: Kurul, ehliyete ilişkin iddiayı usulî nedenle incelememiş; dosyada icra takibi bulunmadığını belirtmiş; değerlendirmesini, davacının aynı bankadan birden fazla kredi kullandığı, ek taahhütnamelerle açık talimat verdiği ve taksitleri başka bir yolla ödemediği olgulara dayandırmıştır.
❔ Soru ve cevaplar
Bankanın maaş hesabına koyduğu bloke haciz sayıldı mı?
Hayır. Hukuk Genel Kurulu, somut olayda bir cebri icra işlemi bulunmadığını; sözleşmenin tarafınca borcun ifa biçimine ilişkin bankaya verilmiş bir yetkinin söz konusu olduğunu belirtmiştir. Haczedilemezlik ve önceden feragatin geçersizliği kuralları, borcun rızayla ifa edilmediği hâllerdeki cebri icra yöntemlerine ilişkin görülmüştür.
Borçlunun onayını sonradan geri alması blokeyi etkiledi mi?
Bölge adliye mahkemesi, onayın geri alındığı andan itibaren bankanın bloke koyamayacağını kabul etmişti. Hukuk Genel Kurulu bu yaklaşımı benimsememiş; kredi sözleşmesi çerçevesinde verilen talimatın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle blokenin kaldırılmasını istemenin TMK 2 uyarınca hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirterek direnme kararını bozmuştur.
İçtihadı birleştirme kararı bu dosyaya nasıl yansıdı?
Hukuk Genel Kurulu, İBK’nın 21.03.2025 tarihli, E.2022/2, K.2025/1 sayılı kararıyla tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri talimatlara dayanarak bankanın emekli maaşına doğrudan bloke koyabileceği yönünde içtihat birliği sağlandığını belirtmiş ve bu kararı uyulması zorunlu kabul ederek gerekçesine dayanak yapmıştır.
Kesilen 27.326,47 TL’nin iadesi talebi ne oldu?
Alacak talebi, ilk derece mahkemesince reddedilmiş, bölge adliye mahkemesi de bu kısmı reddetmişti. Davacının bu yöndeki temyizi Yargıtay 3. Hukuk Dairesince reddedilmiş, direnme kararına yönelik temyizi de Hukuk Genel Kurulunca hukuki yarar yokluğundan reddedilmiştir. Hukuk Genel Kurulunun bozma kararı, blokenin kaldırılmasına ilişkin direnme hükmüne yöneliktir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından ve bu kararda aktarılan derece mahkemesi ile Özel Daire kararlarından derlenmiştir. Değerlendirme, tüketici kredisi sözleşmelerinde açık takas-mahsup talimatı verilmiş ve icra takibi bulunmayan somut bir uyuşmazlığa dayanmaktadır; sözleşme içeriği, talimatın kapsamı, icra takibinin varlığı ve borçlunun ehliyet durumu farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



