Çelişkili Kusur Raporları – Yargıtay 4. HD 2026/6068

Aynı kaza için üç ayrı belge, üç ayrı kusur tablosu: Kaza tespit tutanağı iki tarafı da kusurlu buluyor, savcılık raporu yayayı asli kusurlu sayıyor, tahkim aşamasında alınan rapor ise kusuru yarı yarıya bölüyor. Hakem heyeti son rapora dayanarak tazminata hükmediyor, ancak diğer belgelerin neden dikkate alınmadığını açıklamıyor. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, ölümlü bir yaya kazasından doğan destekten yoksun kalma tazminatı uyuşmazlığında bu tabloyu eksik inceleme olarak değerlendirdi.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 18.05.2026 tarihli ve E.2025/4300, K.2026/6068 sayılı kararıyla, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararını oy birliğiyle bozmuştur. Daireye göre birbirinden farklı kusur raporları bulunan bir dosyada karar makamı ya hangi rapora neden itibar ettiğini gerekçelendirmeli ya da çelişkiyi giderecek yeni bir rapor almalıdır.
🚶 Kaza ve tahkim başvurusu
Karar metnine göre davalı sigorta şirketince ZMSS poliçesiyle teminat altına alınan bir araç, 20.05.2024 tarihinde davacıların desteği olan yayaya çarpmış; yaya hayatını kaybetmiştir. Destek sahipleri, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak her biri için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmuş, 11.11.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 708.445,23 TL ve 295.879,04 TL’ye yükseltmiştir.
Sigorta şirketi cevabında şu savunmaları ileri sürmüştür:
- Tüm destek sahipleri hesaba katılarak aktüerya raporu alınmalıdır.
- Şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından başvuru usulden reddedilmelidir.
- Kusur oranları için dosya bilirkişiye gönderilmelidir.
- Hesaplama %1,65 teknik faizle yapılmalıdır.
- Şirket temerrüde düşmediğinden faiz talebi reddedilmelidir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti talepleri kabul etmiş, tazminatlara 25.07.2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermiştir. Sigorta şirketinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti itirazı kısmen kabul ederek her davacı için vekâlet ücretini 30.000,00 TL olarak düzeltmiş, diğer itirazları reddetmiştir.
📑 Üç belge, üç farklı kusur tablosu
Yargıtay’ın dosyada tespit ettiği belgeler, kusur konusunun neden tartışmalı hâle geldiğini açıkça gösterir:
| Belge | Kusur değerlendirmesi |
|---|---|
| Kaza tespit tutanağı | Yaya KTK 68 ve 138 uyarınca, sürücü KTK 52/b uyarınca kusurlu |
| CD çözümleme tutanağı | Yaya yolu yarıladıktan sonra hızlıca koşmaya başlamış ve çarpmadan önce yere düşmüş |
| Soruşturmada savcılıkça alınan rapor | Yaya asli, sürücü tali kusurlu |
| Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan rapor (tek adli trafik bilirkişisi) | Yaya %50, sürücü %50 kusurlu |
Tutanakta sürücü yönünden atıf yapılan KTK 52/b, sürücülerin hızlarını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmasını düzenler. Yaya yönünden atıf yapılan KTK 68 ise yayaların uyacakları kuralları sayar; taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların kural olarak yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmesini yasaklar ve yayaların taşıt yolu üzerinde trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmasını önler.
Asli-tali ayrımı ile yarı yarıya kusur arasındaki fark, tazminat hesabı bakımından doğrudan sonuç doğurur. Zarar görenin zararın doğmasında etkili olduğu hâllerde TBK 52/1 hâkime tazminatı indirme imkânı tanır; destekten yoksun kalma hesabında desteğin kusuru da bu çerçevede indirime yansır. Kusur payı büyüdükçe hükmedilecek tutar küçülür.
⚖️ Yargıtay’ın bozma gerekçesi
Daire önce sigorta şirketinin diğer temyiz itirazlarını, yani aktüerya hesabına, başvuru şartına ve teknik faize ilişkin itirazlarını yerinde görmemiştir. Bozma yalnız kusur meselesine dayanmaktadır.
Gerekçenin çıkış noktası HMK 266’dır: Çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşü alınır. Daire, savcılık tarafından alınan kusur raporu ve kaza tespit tutanağı ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan rapor arasında çelişki bulunduğunu, bu çelişki giderilmeden karar verilmesinin eksik inceleme olduğunu belirtmiştir. Karardaki ilke şu cümlede toplanmıştır:
“Yargılama makamlarınca hangi rapora neden itibar edildiği, diğerinin neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya kusur raporları arasındaki çelişkiyi gideren yeni bir rapor alınmalıdır.”
Bu cümle, karar makamına iki yol bırakır. Birincisi, raporlardan birini tercih etmek ve bu tercihin nedenini somut olarak açıklamaktır. İkincisi, çelişkiyi giderecek yeni bir rapor almaktır. Somut olayda Daire ikinci yolu işaret etmiş ve İtiraz Hakem Heyetince yeni bir inceleme yaptırılmasını istemiştir.
👥 Neden üç kişilik heyet?
Daire, yeni raporun niteliğini de ayrıntılı biçimde tarif etmiştir. İtiraz Hakem Heyetince:
- Kaza tespit tutanağı ile dosyadaki kusur raporlarının tespitleri birlikte irdelenmelidir.
- Rapor, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Trafik Güvenliği Kurulu gibi kurumlardan seçilecek, konusunda yetkin üç kişilik bilirkişi heyetinden alınmalıdır.
- Rapor oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli olmalıdır.
- Karar, bu rapordan çıkacak sonuca göre verilmelidir.
Tahkim aşamasındaki raporun tek bir adli trafik bilirkişisinden alınmış olması, kararda ayrıca vurgulanan bir olgudur. Önceki raporlardan farklı bir sonuca varan tek kişilik bir raporun, diğer belgeleri tartışmadan hükme esas alınması yeterli görülmemiştir. Heyet raporu istenmesinin amacı, dosyadaki CD çözümlemesi gibi teknik verilerin de değerlendirileceği ve önceki tespitlerle hesaplaşan bir inceleme yapılmasıdır.
HMK 281 de aynı yöne işaret eder: Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için ek rapor alabilir, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme yaptırabilir. HMK hükümleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 23. fıkrası uyarınca kanunda hüküm bulunmayan hâllerde sigortacılıktaki tahkime kıyasen uygulanır.
🏛️ Ceza dosyasındaki rapor hukuk hâkimini bağlar mı?
Kararda çelişkinin taraflarından biri, soruşturma aşamasında savcılıkça alınan rapordur. TBK 74 uyarınca hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığına karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle ve ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir; ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz.
Ancak bağlayıcı olmamak, yok sayılabilmek anlamına gelmez. 4. Hukuk Dairesinin kararı, ceza soruşturmasında alınan raporun tazminat yargılamasında dikkate alınması ve diğer raporlarla çelişiyorsa bu çelişkinin açıklanması gerektiğini göstermektedir. Karar makamı savcılık raporundan ayrılabilir; fakat bunu gerekçesiz yapamaz.
Yaya kazalarında tazminat hesabını etkileyen bir başka mesele için yaya kazasında SGK indirimi yazısına bakılabilir.
🔁 Sigorta tahkiminde kanun yolu
Uyuşmazlığın Yargıtay önüne gelme biçimi de dikkat çekicidir. 5684 sayılı Kanun’un 30. maddesinin 12. fıkrası, belirli bir parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda hakem kararlarına karşı Komisyon nezdinde bir defaya mahsus itiraz imkânı tanır; itiraz talebi bu iş için oluşturulan hakem heyetlerince incelenir. Aynı fıkra, kanunda belirtilen parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda itiraz üzerine verilen kararlara karşı temyiz yolunu öngörür. Maddedeki maktu tutarlar 22. fıkra uyarınca idarece güncellenebilmektedir.
Somut olayda temyiz edilen karar İtiraz Hakem Heyeti kararıdır ve bozma da bu karara yöneliktir. Yeni bilirkişi incelemesi yapılması gereken merci olarak İtiraz Hakem Heyeti gösterilmiştir. Bozma kararına karşı itiraz hakem heyetinin direnip direnemeyeceğine ilişkin Hukuk Genel Kurulu kararı için hakem heyeti bozmaya direnemez yazısı incelenebilir.
Bozma sonrası yapılacak inceleme sonucunda kusur dağılımı değişirse tazminat tutarları da değişebilecektir. Yeni raporun hangi sonuca varacağı ve uyuşmazlığın nasıl sonuçlanacağı bilinmemektedir.
❓ Kısa sorular
Kararı kim temyiz etti?
İtiraz Hakem Heyeti kararını davalı sigorta şirketinin vekili temyiz etmiştir. Temyiz dilekçesinde kararın gerekçesiz olduğu, sürücüye atfedilen kusurun fahiş olduğu, aktüerya hesabı ve teknik faiz gibi itirazlar ileri sürülmüştür.
Sigorta şirketinin bütün itirazları kabul edildi mi?
Hayır. Daire, aktüerya hesabı, başvuru şartı ve %1,65 teknik faize ilişkin itirazlar dahil diğer temyiz itirazlarını reddetmiş; kararı yalnız kusur raporları arasındaki çelişki giderilmediği için bozmuştur.
Hakem heyeti hangi kusur raporuna dayanmıştı?
Uyuşmazlık Hakem Heyeti, bir adli trafik bilirkişisinden aldığı ve yaya ile sürücüyü ayrı ayrı %50 oranında kusurlu bulan rapora itibar ederek tazminata hükmetmiştir.
Karar oy birliğiyle mi verildi?
Evet. Karar 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiş, peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine ve dosyanın gönderilmesine hükmedilmiştir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim kanalları iletişim sayfasında, benzer kararlar Emsal Kararlar arşivinde bulunmaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Kararda tutarlar karar metnindeki hâliyle aktarılmıştır; bozma sonrası alınacak bilirkişi raporu ve yargılamanın sonucu bilinmemektedir. Kaza oluşu, kusur raporları ve delil durumu farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



