Emsal Kararlarİş Hukuku

İşçilik Alacağında Gerekçeli Karar – AYM 2022/63958

İşçilik alacağı davalarında fesih şeklinin “istifa” olarak kabul edilmesi sonucu tek başına belirler. Peki dosyada istifa dilekçesi yoksa ve bu itiraz kararda hiç tartışılmamışsa ne olur? Anayasa Mahkemesi, 18.02.2026 tarihli ve 2022/63958 başvuru numaralı kararında bu durumu gerekçeli karar hakkının ihlali saymıştır.

Karar, Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen çıkış kodunun tek başına belirleyici sayılamayacağını değil, buna yöneltilen esaslı itirazın karşılanması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Kısa özet: Başvurucu, işçilik alacaklarının tahsili için dava açmış; bilirkişi raporunda çıkış kodunun istifa olarak bildirildiği tespit edilmiştir. Başvurucu, dosyada istifa dilekçesi bulunmadığını, istifanın varlığını ispat yükünün işverende olduğunu ve iş akdinin birden fazla haklı nedenle feshedildiğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, istinaf başvurusu da reddedilmiştir. Anayasa Mahkemesi, bu esaslı iddiaların hiçbir derecede değerlendirilmediğini tespit ederek Anayasa’nın 36. maddesindeki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir.

👷 Başvuruya konu yargılama

Karara göre başvurucu 1/7/2010 tarihinde özel bir firmada işçi olarak çalışmaya başlamış, 18/10/2014 tarihi itibarıyla işten ayrılmıştır. Başvurucu; fazla mesai ve hafta tatillerinde çalışması yönünde bezdiri uygulandığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, resmî tatillerde çalıştırıldığını ve ücretinin tam yatırılmadığını, iş akdini haklı nedenlerle feshettiğini ileri sürmüştür.

Mahkeme yargılama sürecinde duruşmalar açmış, tanıkları dinlemiş, belgeleri getirtmiş ve bilirkişi incelemesi yaptırmıştır. 24/1/2022 tarihli hesap bilirkişisi raporunda kıdem tazminatı tutarı 5.321,87 TL olarak hesaplanmış, yıllık izin ücreti bulunmadığı, fazla çalışma ile hafta tatili ücretlerinin zamanaşımına uğradığı belirtilmiş; ayrıca çıkış kodunun davalı tarafça istifa olarak bildirildiği tespiti yapılmıştır.

Mahkeme 11/4/2022 tarihli kararla, bilirkişi raporuna göre iş sözleşmesinin istifa suretiyle sona erdiği kanaatine ulaşarak davanın reddine kesin olarak hükmetmiştir. Başvurucunun istinaf başvurusu Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 31/5/2024 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

🧩 Karşılanmayan esaslı iddialar

Başvurucunun hem yargılama sırasında hem istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü üç iddia kararda şöyle sıralanmıştır:

  • Dosyada istifa dilekçesinin bulunmadığı.
  • İstifanın varlığının ispat yükünün davalı işverenin üzerinde olduğu.
  • İş akdinin birden fazla haklı nedenle feshedildiği.

Anayasa Mahkemesi, bu iddiaların hem ilk derece mahkemesince hem de Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmediğini tespit etmiştir. Karara göre mahkeme, başvurucunun lehine sonuç doğurma ihtimali olan iddiaları dikkate almaksızın karar vermiş; bu iddiaları değerlendirmemiş ve kararında tartışmamıştır.

⚖️ Gerekçeli karar hakkının ölçütleri

Kararda, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının, kişilerin hakkaniyete uygun şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve bu amaca uygunluk yönünden yargılamanın denetlenmesini amaçladığı belirtilmiştir.

Anayasa Mahkemesine göre mahkeme kararlarının; davanın temel maddi ve hukuki sorunları ile taraflarca ileri sürülen ve davanın sonucunu etkileyen iddia ve itirazlar hakkında delillerle bağ kurulmak suretiyle yeterli gerekçe içermesi zorunludur. Uyuşmazlığın hukuki ve maddi sorunlarıyla ilgisiz değerlendirmelere kararda yer verilmesi de gerekçeli karar hakkıyla bağdaşmamaktadır.

📎 Kararın tam metni: Karar, Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankasında başvuru numarasıyla yayımlanmıştır.

🏛️ Kanun yolu merciinin rolü

Kararda, kanun yolu incelemesi yapan merciin yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya aynı atıfla kararına yansıtmasının gerekçelendirme bakımından yeterli görülebileceği hatırlatılmıştır.

Bununla birlikte ilk derece mahkemesince karşılanmayan veya ancak ilk defa kanun yolu merciinde ileri sürülebilecek nitelikteki esaslı iddia ve itirazların kanun yolu merciince de değerlendirilmemesinin gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açabileceği vurgulanmıştır. Somut olayda ihlal sonucuna bu çerçevede ulaşılmıştır.

Başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiası ise Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmediğinden kabul edilemez bulunmuştur.

📌 Giderim: yeniden yargılama

Anayasa Mahkemesi, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğunu belirterek kararın bir örneğinin ilgili iş mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir. Yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı kabul edildiğinden tazminat talebi reddedilmiştir.

Kararda ayrıca önemli bir uyarı yer almaktadır: hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın neticesiyle ilgili bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. İhlal kararı, davanın kabulüne ya da reddine karar verilmesi gerektiği anlamına gelmez; delilleri değerlendirme yetkisi ilgili mahkemelere aittir.

Karar 18/2/2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir. İş ilişkisinden doğan diğer uyuşmazlıklar için serideki mobbing iddiasında ispat ölçütü kararı ile ibranamenin geçerlilik şartlarına ilişkin karar incelenebilir.

Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Gerekçeli karar hakkı hangi durumda ihlal edilmiş sayıldı?

Kararda, başvurucunun lehine sonuç doğurma ihtimali olan esaslı iddiaların hem ilk derece mahkemesi hem de Bölge Adliye Mahkemesi tarafından değerlendirilmemesi ihlal sebebi sayılmıştır.

SGK’ya bildirilen çıkış kodu tek başına yeterli mi?

Karar, çıkış kodunun değerini doğrudan tartışmamış; buna yöneltilen “dosyada istifa dilekçesi yok, ispat yükü işverende” şeklindeki esaslı itirazın kararda karşılanmamasını ihlal saymıştır.

İhlal kararı davanın kazanıldığı anlamına gelir mi?

Hayır. Kararda, ihlal kararından davanın neticesiyle ilgili bir tutum çıkarılmaması gerektiği; delillerin dava ile ilişkisini kurma ve sonuç çıkarma yetkisinin ilgili mahkemelere ait olduğu açıkça belirtilmiştir.

Makul sürede yargılanma iddiası neden incelenmedi?

Kararda, bu iddia bakımından Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun tüketilmemiş olması nedeniyle başvurunun kabul edilemez olduğuna karar verildiği belirtilmiştir.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Anayasa Mahkemesi kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu