Emsal Kararlarİş Hukuku

Haklı Fesihten Önce İstifa – Yargıtay 9. HD 2026/2984

İş sözleşmesini kimin, hangi gün ve hangi gerekçeyle sona erdirdiği, işçi açısından yalnızca tazminat hesabını değil, sosyal güvenlik kayıtlarına düşecek işten çıkış kodunu da belirler. “Doğruluk ve bağlılığa aykırı davranış” gerekçesiyle bildirilen bir çıkış, yeni iş başvurularında ağır bir etiket gibi taşınabilir. Bu nedenle bazı işçiler, işverenin haklı fesih hazırlığı yaptığını fark ettiğinde önce davranıp istifa etmeyi tercih eder. Peki süreç işlerken gönderilen bir istifa e-postası, işverenin fesih hakkını gerçekten boşa çıkarır mı? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çıkış kodunun “istifa” olarak düzeltilmesi istenen bir dosyada bu soruya hakkın kötüye kullanılması yasağı üzerinden cevap vermiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 02.04.2026 tarihli ve E.2026/1066, K.2026/2984 sayılı kararıyla, işverenin haklı fesih hakkını kullanmasını ve çıkış kodunun buna göre bildirilmesini önlemek amacıyla yapılan işçi feshinin açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. Daire, çıkış kodunu istifa olarak düzelten ilk derece kararını ve bu kararı onaylayan bölge adliye mahkemesi kararını kaldırarak bozmuş, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.

Kısa özet: İşveren, çalışanının şirketin müşterisi olan bir kamu idaresine kendi şirketi üzerinden fatura kestiğini tespit ederek savunma sürecini başlatmıştır. İşçi, 02.02.2023’te işyerini terk etmiş, 05.02.2023’te e-postayla istifa ettiğini bildirmiştir. İşveren ise 08.02.2023 tarihli noter ihtarnamesiyle sözleşmeyi İş Kanunu m.25/II-(e) uyarınca feshetmiş ve çıkışı 46 koduyla bildirmiştir. İlk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesi, istifanın önce geldiğini kabul ederek kodun 03 (istifa) olarak düzeltilmesine hükmetmiştir. Yargıtay ise istifanın haklı feshi engellemeye yönelik olduğunu ve korunamayacağını belirterek kararı bozmuştur.

⏱️ Fesih yarışı: tarihler nasıl sıralandı?

Dosyanın özü, birkaç gün içinde art arda gelen işlemlerin hangisine hukuki sonuç bağlanacağıdır. Karar metninden çıkan kronoloji şöyledir:

  1. 01.02.2023: İşçi, şirketin Türkiye genel müdürüyle görüşmüştür. Görüşmede, cuma günleri ve hafta sonları şirketin müşterisi olan bir su ve kanalizasyon idaresiyle yürüttüğü faaliyetin uygun bulunmadığı, bu faaliyet sürerse iş ilişkisinin sona erdirileceği kendisine bildirilmiştir.
  2. 02.02.2023: İşveren tarafından düzenlenen tutanağa göre, işçinin savunması alınmak üzere süreç işletilirken işçi izinsiz olarak işyerini terk etmiş, geri dönmesi yönündeki talebe rağmen işyerine gelmemiştir.
  3. 05.02.2023: İşçi, şirket e-posta adresi üzerinden yöneticilere yazarak tüm görevlerinden istifa ettiğini bildirmiş; aylık hak edişi için 02.02.2023 tarihinin esas alınmasını istemiştir.
  4. 08.02.2023: İşveren, noter ihtarnamesiyle iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu m.25/II-(e) uyarınca feshetmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan işten ayrılış bildiriminde ayrılış tarihi 01.02.2023, çıkış kodu 46 olarak gösterilmiştir.

İşverenin savunmasına göre işçi, şirketin bağlantılarını, hattını, aracını ve diğer imkânlarını kullanarak müşteriye ulaşmış, aynı işi kendisinin de yapabileceğini söyleyerek kendi şirketi üzerinden fatura kesmiştir. İşveren, işçinin sürecin haklı fesihle sonuçlanacağını anlayınca “kötü niyetli” bir istifa e-postası gönderdiğini, kendisine verilen bilgisayar, doküman ve aracı da ancak çok sonra başkaları aracılığıyla veya kargoyla iade ettiğini ileri sürmüştür.

🗂️ Çıkış kodu davası ve alt mahkemelerin yaklaşımı

İşçi, 11.04.2023 tarihinde işveren şirket ile Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı dava açmıştır. Talebi, İş Kanunu m.25/II-(e) hâlini karşılayan 46 kodunun, belirsiz süreli sözleşmenin işçi tarafından feshini (istifa) ifade eden 03 koduyla değiştirilmesidir. İşçiye göre gerçeğe aykırı kod nedeniyle yeni çalışmalarında olumsuz algıyla karşılanmış ve iş kaybı yaşamıştır.

İlk derece iş mahkemesi (E.2023/277, K.2025/110), Kurum yönünden davayı husumet yokluğundan reddetmiş; şirket yönünden ise davayı kabul etmiştir. Gerekçeye göre işçi istifa iradesini 05.02.2023’te bildirmiş olduğundan, 08.02.2023 tarihli noter feshinin “geçerliliği kalmamıştır”. Mahkeme ayrıca Kuruma yapılan bildirimin istifadan sonra, 08.02.2023’te yapılmasına rağmen ayrılış tarihinin geriye dönük olarak 01.02.2023 gösterildiğine dikkat çekmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi (E.2025/1955, K.2025/1716) istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daireye göre işverenin kendisi de “önceden istifa beyanında bulunmanın hakkın kötüye kullanılması olduğunu” savunarak, aslında istifanın önce geldiğini kabul etmiş sayılır.

⚖️ Yargıtay neden bozdu?

Temyiz eden işveren, cevap dilekçesindeki iddiaları tekrarlamış, ayrıca ceza yargılamasında işçinin şirket sistemlerine yetkisiz erişim sağladığının tespit edildiğini ve istifanın hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığını ileri sürmüştür.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi uyuşmazlığı “işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespiti” olarak nitelendirmiş ve şu olguları birlikte değerlendirmiştir: istifa e-postasının içeriği, 02.02.2023 tarihli tutanak, istifa dilekçesinde hak ediş için 02.02.2023’ün istenmesi ve işveren tarafından yapılan suç duyurusu üzerine bir asliye ceza mahkemesinin 10.11.2023 tarihli kararıyla işçinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na muhalefet suçundan mahkûm edilmiş olması.

Daireye göre bu veriler, işçinin işverenin haklı fesih hakkını kullanmasını ve çıkış kodunun buna göre düzenlenmesini önlemek amacıyla sözleşmeyi feshettiğini göstermektedir. Böyle bir fesih “açıkça hakkın kötüye kullanılması mahiyetindedir”; bu durumda işçi feshinin öne geçmesine izin verilemez, aksi hâlde kötü niyet hukuk tarafından korunmuş olur. Sonuçta davanın reddi gerekirken kodun istifa olarak düzeltilmesine karar verilmesi hatalı bulunmuş; bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılmış ve ilk derece kararı oy birliğiyle bozulmuştur.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanmış hâliyle aktarılmıştır; taraf adları kaynakta anonimdir.

🧩 Hakkın kötüye kullanılması ve işçi feshi

İşçinin istifa hakkı, kural olarak herhangi bir gerekçeye bağlı olmayan bir yenilik doğuran haktır. Kararı önemli kılan, bu hakkın dahi Türk Medeni Kanunu m.2’deki genel sınırın dışında kalmadığını göstermesidir. Kararda dayanılan çerçeve şu unsurlardan oluşmaktadır:

  • TMK m.2: Herkes haklarını kullanırken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır; bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
  • İş Kanunu m.25/II-(e): İşçinin işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması, işverene bildirimsiz fesih hakkı verir. Dosyada 46 çıkış kodu da bu bende karşılık gelen koddur.
  • Amaç unsuru: Yargıtay, istifanın salt tarih olarak önce gelmesini yeterli görmemiş; istifanın hangi amaçla yapıldığını sorgulamıştır. Amaç, başlamış bir haklı fesih sürecinin sonuçlarından kaçmak ise istifa korunmamaktadır.
  • Sonuç: Kötüye kullanılan hak hukuki koruma görmediğinden, işçinin “önce ben feshettim” savunması çıkış kodunun değiştirilmesine dayanak olamamıştır.

Hakkın kötüye kullanılması yasağının iş hukukundaki farklı bir görünümü için, kıdem tazminatı almak amacıyla boşanıp yeniden evlenmeye ilişkin Yargıtay 9. HD 2026/1982 kararı incelenebilir. Çıkış koduna ilişkin başka bir uyuşmazlık için serideki deneme süresinde 42 çıkış kodu kararı, istifanın niteliğine ilişkin bir örnek için ise şarta bağlı istifa ve ikale kararı da okunabilir.

🔍 Kararda belirleyici olan olgular

Yargıtay’ın sonuca ulaşırken tek bir delile değil, birbirini destekleyen olgulara dayandığı görülmektedir:

  • İstifanın zamanlaması: E-posta, işverenin faaliyeti uygun bulmadığını bildirdiği görüşmeden ve savunma sürecinin başlatıldığı günden sonra gönderilmiştir.
  • İstifa metninin içeriği: İşçi, e-postasında görüşmede faaliyetinin uygun bulunmadığının ve süreceği takdirde iş ilişkisinin sonlandırılacağının kendisine bildirildiğini bizzat yazmıştır.
  • Tutanak: 02.02.2023 tarihli tutanakta, savunma süreci işletilirken işçinin izinsiz olarak işyerini terk ettiği ve geri dönmediği kayda geçmiştir.
  • Hak ediş talebi: İşçinin istifa dilekçesinde 02.02.2023’ü esas aldırmak istemesi, fiilî ayrılışın savunma süreciyle aynı güne denk geldiğini göstermektedir.
  • Ceza mahkemesi kararı: İşveren şikâyetiyle yürütülen yargılamada işçinin TTK’ya muhalefet suçundan mahkûmiyeti, Daire tarafından değerlendirmeye katılmıştır.

Alt mahkemelerin dayandığı iki husus, yani istifanın noter feshinden üç gün önce yapılması ve Kuruma yapılan bildirimdeki ayrılış tarihinin geriye çekilmesi, bu olgular karşısında sonucu değiştirmemiştir. Yargıtay, bildirimin şeklinden çok, iş ilişkisinin fiilen nasıl ve neden sona erdiğine odaklanmıştır.

🚧 Kararın sınırları

Karar, her istifanın haklı fesih riski bulunduğu anda kötü niyetli sayılacağı anlamına gelmemektedir. Dairenin değerlendirmesi, işçinin istifa metnindeki kendi ifadeleri, işverenin belgelenmiş savunma süreci ve sonradan verilen ceza mahkûmiyeti gibi somut verilerin bir arada bulunduğu bir dosyaya dayanmaktadır. Bu unsurların zayıf olduğu veya işçinin istifasını haklı bir nedene dayandırdığı durumlarda değerlendirme farklılaşabilir.

Kararda ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu yönünden verilen husumet reddine ilişkin bir temyiz incelemesi bulunmamaktadır; temyiz yalnızca işveren şirket tarafından yapılmıştır. Bozma sonrasında ilk derece mahkemesinin bozmaya uyup uymayacağı ve nihai sonucun ne olacağı, karar metninden anlaşılamamaktadır.

💬 Merak edilenler

İşçinin istifası işverenin feshinden önce geldiyse, sözleşme her zaman istifayla mı sona ermiş sayılır?

Bu kararda hayır. Yargıtay, istifa tarih olarak önce gelse de işverenin haklı fesih hakkını ve buna uygun çıkış kodunu engellemeye yönelik olduğunu tespit etmiş; böyle bir işçi feshinin öne geçmesine izin verilemeyeceğini, aksi hâlde kötü niyetin hukuken korunmuş olacağını belirtmiştir.

46 ve 03 çıkış kodları neyi ifade ediyor?

Karar metnine göre 46 kodu, işçinin işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunmasını; 03 kodu ise belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından feshini, yani istifayı ifade etmektedir.

Ceza davasındaki mahkûmiyet iş mahkemesinin kararını etkiler mi?

Bu dosyada Yargıtay, işçinin TTK’ya muhalefet suçundan mahkûmiyetini, istifa e-postası, tutanak ve hak ediş talebiyle birlikte değerlendirmeye katmıştır. Karar, mahkûmiyeti tek başına belirleyici saymamış; olguların bütününden istifanın amacını çıkarmıştır.

Çıkış kodu davasında Sosyal Güvenlik Kurumu davalı olabilir mi?

Bu dosyada ilk derece mahkemesi Kurum yönünden davayı husumet yokluğundan reddetmiş, bu kısım temyiz incelemesine konu olmamıştır. Yargıtay’ın bozma kararı yalnızca işveren şirket yönünden verilen hükme ilişkindir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, serideki diğer kararlar ise Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararından derlenmiştir. Bozma kararı sonrasında yerel mahkemece yeniden karar verilecek olup dosyanın nihai sonucu karar metninden anlaşılamamaktadır. İşçi ve işveren feshinin önceliği, istifanın amacı ve çıkış kodunun doğruluğu her dosyada somut delillere göre ayrıca değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu